SALGINLA MÜCADELEYİ PARA TOPLAMA FIRSATINA ÇEVİRDİLER

SALGINLA MÜCADELEYİ PARA TOPLAMA FIRSATINA ÇEVİRDİLER
Hükumetin salgınla mücadele anlayışının fırsatı ganimete çevirmeye evrildiği tartışmaları gün geçtikçe artmaya devam ediyor.
Koronavirüs salgınını adeta muhalif düşünceyi hapsetme aracına döndüren hükumetin; her türlü toplantı, gösteri, hatta dernek kongresini bile iptal ettirip vatandaşın düğünlerini sınırlayıp yasaklarken kendi parti milletvekilinin 1500 misafirle 4 saate aşkın 60 garsonla düğün yapması (Akp Kocaeli milletvekili Cemil Yaman’ın oğlunun düğünü) ayrıcalığı tanınması bunun en bariz örneği oldu.

Açık alanda, cafe de, vs. benzeri alanlarda yemeğini yiyen, çayını içen ve sigara tüketen insanların bu ihtiyaçları gidermek için maskeyi ağızlarından çıkartmadan doğal olarak bu ihtiyaçlarını gidermek için maskesini çıkardığı anda hükumet tarafından sokağa çıkartılan kolluk kuvvetleri aldıkları talimatla vatandaşların resimlerini çekerek ceza yazdırma görevine soyunduruldukları duyumları sürekli artıyor.

Özellikle en yakın insanın 4-5 metre uzakta olduğu açık alanlarda tenha bir ortamda bu ihtiyaçlarını gideren vatandaşlara karşı yapılan bu uygulamanın mantığı anlaşıla bilmiş değil.
Belirtilen zorunlu sosyal mesafe kurallarının çok daha fazlası bulunan bu gibi durumlarda ‘Maskeni Çıkartmayacaksın’ diyerek bir çok kişinin fotoğrafını çekmek suretiyle ceza yazılmaya başlandığı şikayetleri bir hayli çoğalmış durumda.

Hükumetin bu yaşanan salgını bir para toplama aracına dönüştürdüğü izlemini fazlasıyla veren uygulama için yetkililerin bir açıklama yapması zaruri bir durum olmuş durumda.

TENHA AÇIK BİR ALANDA ARALARINDA YETERLİ SOSYAL MESAFE BULUNAN VATANDAŞLARIN MASKE ÇIKARTMADAN NASIL ÇAYINI İÇİP, YEMEĞİNİ YİYİP, SİGARASINI İÇE BİLECEĞİNİ YETKİLİLERİN MAKUL, MANTIKLI BİR ŞEKİLDE İZAH ETMELERİ GEREKİYOR.
Yada bu alanların tamamen kapatılmasına karar verilmesi gerekiyor. Hem bu sosyal alanları yeme içme sosyal alanlarını açık tutup sonrada buralara giden vatandaşları baş başa bırakmak ve adeta yaşanan salgını para toplama mekanizmasına dönüştürmek hukukla bağdaşır bir durum olmasa gerek.

Dolmuş, Minibüs ve Taksilere yönelik uygulanan yasaklar oldukça kati olurken (örneğin taksilerde arka koltukta 2 kişiden fazla yolcu olmaması) aynı taşıma hizmetini sürdüren otobüs, tramvay, metrobüs vs. gibi kamu araçlarında vatandaşların sırt sırta yolculuk yapması gerçeği karşısında ortaya çıkan bu tezatlığın, çelişkinin ve tutarsızlığın vatadaşlara bir açıklamasının yapılması gerekmiyor mu?

MESELE PARA TOPLAMAK MI?
Yapılan resmi açıklamalarda şu uyarının yapılması oldukça manidar olsa gerek.
”Koronavirüsle mücadele kapsamında alınan tedbirlere riayet etmeyen gerçek ve tüzel kişilere (işletmeler vb.) uygulanan idari para cezalarının tahsili konusunda Kaymakamlarca gerekli hassasiyet gösterilecektir.”
AMAN PARALARI TOPLAMAYI İHMAL ETMEYİN!!!


09 EYLÜL SABAHI İSTANBUL MANZARASI
(DHA)
Sabah saatlerinde işe gitmek isteyen İstanbullular metro ve metrobüslerde yoğunluk oluşturdu. Çok sayıda vatandaş metrobüslere binebilmek için beklerken, ayakta ve sosyal mesafesiz yolculuk yapıldığı görüldü. Koronavirüs nedeniyle endişe duyduklarını belirten vatandaşlar ‘seferler artırılsın’ çağrısında bulundu.

İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ilin valiliğine gönderilen ‘Kovid-19 Tedbirleri’ konulu ek genelge ile şehir içi toplu taşıma araçlarının ayakta yolcu yasağı getirilmesine rağmen İstanbul’da manzara yine değişmedi.

Metrobüsler ve raylı sistem araçlarında yine ayakta sosyal mesafe kuralına uyulmadan yolculuk yapıldı.Yolculuklarda özellikle kapı önlerinde büyük yığılmalar göze çarptı. Bazı duraklarda gelen araçlara binilemedi veya yolcular inmekte zorlandı.

İşe gitmek için otobüs ve metrobüs kullanan Sıtkı Demir, “Yolcu sayısı çok yüksek. Kış dönemine girdiğimiz için herkes tatilden geldi. Bir yığılma var. Dolu yani. Az önce otobüsten indim. Ayakta yolcu alınmayacak denmişti ama tıklım tıklımdı. Bir süre daha böyle devam edecek gibi görünüyor” diye konuştu.

Her sabah işe gitmek için metrobüs kullandığını belirten Bülent Yıldız, “Ben Çekmeköy’den Eyüpsultan’a gidiyorum. Her sabah metrobüsü kullanıyorum. Metrobüsler ve metrolar dolu. İnsanlar kendilerine dikkat etmiyor. Vatandaş biraz dikkat edecek, sefer sayıları artırılacak o zaman problem kalmaz. İnsanların biraz dikkat etmesi lazım. Sürekli endişeliyiz. Bu hastalık mutlaka bir gün bizi de bulacak” dedi.

Sacide Çelik ise, “Yapabilecek bir şeyimiz yok. Bunun için belediyenin sefer sayılarını artırması lazım. Şoförler de almamalı. Biniyoruz ama bugün nasıl olacak göreceğiz. Toplu taşıma kullanırken bir endişem oluyor. Hem kendi adıma hem de ailem adına. Taşıyıcı olabilirim ve onlara bulaştıra bilirim” ifadelerini kullandı.
09 Eylül 2020 / Abidin SARI – ÖZGÜR İFADE

Akp Milletvekili Olunca Her Şey Serbest!

ozgurifade

Next Post

HASAN TAHSİN

Çar Eyl 9 , 2020
HASAN TAHSİNİsviçre’ye gidebilmek için aldığı pasaportta babasının adını kullandığı için gerçek adı Osman Nevres gölgede kalmış oldu, asıl bildiğimiz adıyla HASAN TAHSİN’in… Diğer bir deyişle, işgal kuvvetlerine ilk kurşunu atarak milli mücadeleyi başlatan ve bulunduğu yerde Yunan askerleri tarafından öldürülen o vatan aşığı gazeteci Tahsin’in… Ve bu da onun çok […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: