Aladağ Yangını da Yüreğimizdeki Acısı da Devam Ediyor!

Aladağ Yangını da Yüreğimizdeki Acısı da Devam Ediyor!

Eğitim Sen Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılar cemaatine ait kız öğrenci yurdunda 29 Kasım 2016 tarihinde çıkan yangında 11’i çocuk olmak üzere 12 kişinin yanarak yaşamını yitirdiği katliamın üç yılında yaptığı basın açıklamasında, yüreğimizdeki acı hala devam etmektedir dedi.

29 Kasım, 2019 Basın Açıklaması şöyle;

Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılar cemaatine ait kız öğrenci yurdunda 29 Kasım 2016 tarihinde çıkan yangında 11’i çocuk olmak üzere 12 kişinin yanarak yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen yüreğimizdeki acı hala devam etmektedir.

Eğitim Sen olarak her duruşmasını bizzat katılarak takip ettiğimiz ve ilk günden itibaren eğitim sisteminin fotoğrafını temsil ettiğini söylediğimiz Aladağ davasında, yangında sorumluluğu olanlara verilen cezalar yetersiz kalırken, olayda doğrudan ve dolaylı olarak ihmali bulunan bütün kamu görevlileri cezalandırılmamıştır.

Aladağ’daki öğrenci yurdu yangınına giden yol köy okullarının birer birer kapatılmasıyla, yeterli yurt yapılmaması ve kamu kaynaklarının devlet okulları yerine özel okullara, çeşitli dini vakıf ve derneklere aktarılmasıyla oluşturulmuştur. Aladağ’da yaşamını yitiren çocuklarımız iktidarın kamusal ve laik eğitime yönelik tasfiye adımlarının kurbanları olmuşlardır.

Çocuklarımızın yaşamı ve geleceği bizler için her şeyden önemliyken, iktidar ve MEB açsından aynı şeyi söylemek elbette mümkün değildir. Öğrencilerin eğitim ve barınma hakkı ile ilgili olarak yapması gerekenleri yapmayanlar, öğrencileri çeşitli dini vakıf ve cemaatlere ait okulların ve yurtların kucağına iterek ve bu alanda gerekli denetimleri yapmayarak böylesine büyük bir acının yaşanmasına davetiye çıkarmışlardır.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yargı kararlarına meydan okuyarak dini vakıf ve cemaatlerle ‘işbirliği protokolü’ yapmayı sürdürmekte, devlet okullarına aktarılması gereken kaynaklar özel okullara, çeşitli dini vakıf ve derneklerin okulları ve yurtlarına aktarılmaktadır.

Aladağ’daki gibi acıların bir daha yaşanmaması için MEB görev ve sorumluluklarını tarikatlara ve cemaatlerle paylaşmaktan vazgeçmeli, kamu kaynakları devlet okullarına aktarılarak okul ve yurt ihtiyacı karşılanmalıdır. Öğrencilerin sağlıklı ortamlarda, güvenilir şekilde barınması devletin asli görevidir. Yapılması gereken bu denetimsiz yurtların kapatılarak; sağlıklı,  güvenilir ve yeteri kadar kamusal yurt açmak, böylece öğrencilerimizi tarikat ve cemaatlere mahkûm etmeden kamuya ait yurtlarda barınmalarını sağlamaktır. Bunun için öncelikle kamusal eğitim hakkı güçlendirilmeli, kamunun sorumluluğunda olan eğitim hizmetlerinin dini vakıf ve derneklere, özel öğretim kurumlarına devredilmesinin önüne geçilmelidir.

Yıllardır siyasi hesaplar peşinde koşanların, kamusal eğitimi adım adım tasfiye edip, eğitim alanını dini vakıf ve derneklerin faaliyet alanı haline getirilmek istenmesine karşı hukuksal ve örgütsel anlamda her türlü mücadeleyi sürdüreceğimiz bilinmelidir.

ozgurifade

Next Post

Sokak Atıkları Toplayıcılarından Kan Bağışı

Cts Kas 30 , 2019
Sokak Atıkları Toplayıcılar Derneği(SATDER) Kızılay’a kan bağısında bulundu. Sokak Atıkları Toplayıcılar Derneği(SATDER) Kızılay’a kan bağısında bulundu. SATDER, sosyal proje kapsamında 200 kişilik bir grupla Kızılay’a kan bağışında bulundular. Toplumda farkındalık oluşturmak istediklerini belirten SATDER Genel Başkanı Recep Karaman, “Bugün Ankara İskitler bölgesinde sokak toplayıcısı yaklaşık 200 arkadaşımızla Kızılay’la beraber kan […]
kan bağışı

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: