ANASINDAN EMDİĞİ SÜT BURNUNDAN GELDİ

ANASINDAN EMDİĞİ SÜT BURNUNDAN GELDİ
Sevgili okuyucu dostlar, fazla girizgaha gerek görmeden, şu, aymaz utanmaz, CAHİL hokkabaz insanların cirit attığı, aptalca, giyim ve, eylemleriyle, günümüzde Osmanlıcılık oynayanlara, bir ibretlik olay ile yanıt vermek,ve olmaz ama, yinede, belki diyerek, onları biraz kendine getirmek, düşündürmek, kısacası, onları, uyarmak, aydınlatmak, için böyle bir, gerçek yalanmış, olayı kaleme aldım…
Bir DEYİMİN Öyküsünden yola çıktım…
Buyrun birlikte okuyalım…

Hemen hemen herkes bilir bu DEYİMİ ve çoğu kişi kullanırda..
“Anasından emdiği süt burnundan geldi” evet, deyim bu,
Bu sözü hemen hemen, hepiniz,
bilirsiniz…

Aslında bu sözün nereden çıktığını öğrenirseniz,bu kez çok şaşırmanız mümkün,…
hatta,
çok acıklı ve vahşice, bir olaylardan kaynaklandığını da görünce daha çok şaşıracak ve üzüleceksiniz.. .

Osmanlı İmparatorluğu’nun en iğrenç bir geleneğinden geliyor bu söz….

İktidar olmak kavgasından yani , Padişahların, tahta çıkar çıkmaz etrafında ona rakip olacak ne kadar canlı varsa acımasızca onların hepsini, yok etmesinden…

Osmanlı 1389’da başlayan kardeş katliamını, 1603’e kadar 214 yıl kesintisiz ve sistemli devam ettirdi….
Bu süre içinde tahta geçen padişahlar kundakta dahi olsalar, kardeşlerini büyük bir soğuk kanlılık ve vahşet duygusuyla katlettiler….

Öylesine bir katliamdı ki bu, sadece kardeşlerinin değil, kardeşlerinin karılarını, varsa çocuklarını, amcalarını, onların karılarını ve çocuklarını hatta babalarını öldürmeye kadar vardı bu iş…

Tarihin hiçbir döneminde kendi aile ve akrabasına bu derece bir vahşeti yasalaştırıp meşrulaştırarak sistemli hâle getiren bir başka hükümdarlık görülmedi…

Bazı, çevreler, özellikle dini çevre, kimi kez cılız itirazlar etseler de genelde bu katliamı ya görmezden geldiler ya da onaylayan fetvalar verdiler….

Ayrıca bu katliamı yapan padişahların bir kısmı da İslam Halifesi’ydi…

Bu 214 yıl, şüphesiz tarihe utanç yılları olarak yazıldı…
Ama, son bir vaka var ki, hepsinden daha da vahşiydi…

29 yaşında tahta geçen

  1. Mehmet (1595-1603), sadece 4’ü yetişkin olup, içlerinde daha henüz kundaktaki çocukların da bulunduğu 19 kardeşini tahta çıktığı günün gecesi, boğarak öldürttü…
    evet boğarak,..
    Olay o kadar vahşiydi ki, kundaktaki şehzadeleri boğmaya giden cellatların bile, ağladığı rivayet olunur…
    Bunlardan biri,oldukça yürek yakıcıdır… şehzadelerden biri, cellatların geldikleri o anda, annesinden süt emmektedir…. Cellatlar, bu bebeğin minicik boğazına acımasızca çökerler …
    onlar bu iğrençliği uygularken,yani bebeğin boğazına çöktüklerinde, az önce anasından emdiği süt bebeğin, burnundan gelir …

İşte, bu vahşettir,
“Anasından emdiği süt burnundan geldi”sözünün kaynağı… Yani Bu deyimin ana kaynağı işte bu cinayettir….

Bir başka olay, aynı anda yaşanmıştır. Padişahın, Dört yaşındaki bir diğer kardeşi, cellatlar geldiğinde bir mısır koçanını dişlemekteydi. Sağır ve dilsiz cellatlara incecik sesiyle “Darımı yiyeyim, sonra boğun beni olur mu?” demişti… Ve Biliyormusun uz,
buna bile müsaade edilmedi….
Bu çocukların anneleri, , olanların eşleri de aynı vahşetle ile, tek tek, acımasızca, öldürüldü…çünkü, kural böyleydi, Hızını alamayan 3. Mehmet, öz oğlu şehzade Murat’ı Ble boğdurttu…. Bu zalim, iktidar hırsı ile kendinden geçen, padişah,

  1. Mehmet, törenin uygulayıcısı, zalim Padişah, 1603’te 37 yaşında, pisbopazlığın,
    şimdiki deyimle, obezitenin getirdiği sorunlar yüzünden, çatlayıp öldü…

Yerine 13 yaşındaki oğlu I. Ahmet tahta geçti…
Evet tam 13 yaşında…
Aynı gün biat töreni yapıldıktan sonra
Babası ölü

  1. Mehmet’in tabutu cenaze namazı kılınmak üzere Ayasofya’ya götürüldü…

Enteresandır, Dediğim giBi, daha 13 yaşında bir çocuk olan oğlu I. Ahmet, cenazeye katılmadı…
ÇOK ilginç değil mi..
Herkes şaşkındı… Padişah yokken babasının, cenaze namazını nasıl kılacaklarını bilemediler…
Öyle ya, devir padişahlık, yani tek adam devri…Ne derse o…

Şeyhülislam,
Yani şimdiki diyanet işleri başkanına eş, o zamanki din işleri, ve bu ölüm fetvalarını veren, DİN sorumlusu,kişi, yanına birkaç adam alıp padişahı davet etmeye gitti…
İçeri girdikleri zaman, padişah 1. Ahmet’i, perdeleri çekilmiş bir odada
ayakta,
yalnız, bekler buldular….
Yeni Padişah,
Şeyhülislam’ın, babasının cenaze namazını kılmak için yaptığı daveti şu sözlerle geri çevirdi…

“-Taht sahibi olmak için 19 kardeşini ve bir oğlunu öldüren adam, babam da olsa katildir…
Ben katil bir adamın cenaze namazını kılmam … .
Varın siz kılın ve defnedin.. .”

1.Ahmet, bu şahane protestosu ile yetinmeyi.
ve 214 yıldır süregelen,bu iğrenç geleneği, kardeş katli denen, vahşeti, ve insanlık ayıbını, Osmanlı’dan kaldırdı….

Osmanlı’nın torunlarıyız diyenler, bu gerçeğin açık açık anlatılmasını pek istemez…

Ama “Anasından emdiği süt burnundan geldi.” sözünü
o gün, bugün,kendilerinde, gördükleri bir olumsuzluk karşısında, durumlarını izah için hala, kullanırlar…

Bu kıssadan hisse değil gerçek bir öyküdür, dostlar…
ve bilinmesi, iktidar uğruna ölümlü dünyada, insanların sorgusuz sualsiz adalet dışı, yokedilmesi ama, mutlak bilinmesi gerek olan, önemli bir gerçektir…
BİLMEM anlatabildim mi…
Hoş kalın, hoşçakalın dostlar…
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
10 Ekim 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

NATO'DAN RUS ORDUSU RAPORU: ''HER ZAMANKİNDEN DAHA GÜÇLÜLER''

Cum Eki 9 , 2020
“Her zamankinden daha güçlüler”: NATO, Rus ordusunun gücünü değerlendirdi.MOSKOVA, 9 Ekim – RIA Novosti, Andrey Kots. Modern, iyi donanımlı, profesyonel, motive – Londra Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından hazırlanan bir raporda Rus ordusu böyle tanımlanıyor. İngiliz uzmanlar, Kremlin’in savaş makinesinin SSCB’nin çöküşünden bu yana zirveye ulaştığı sonucuna vardılar. Modernleşme sürecini […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: