AŞKIN ETTİĞİ ŞU İLE BAK

AŞKIN ETTİĞİ ŞU İLE BAK


Her zaman, yazar ve söylerim…Malum,
mesleğimin gerçekten insanı eğiten,çok önemli bir özelliği var …
Yazabilmek için, araştırmak, begelerini bulmak ve onu,tüm gizemleriyle kaleme alıp, okuyucuya, aktarmak, paylaşmak, büyük emek, birazda yetenek, edebiyat bilgisi gerektiren bir şey…
Dün eski kitaplar satan kitap evine uğradım,.. Malum kıyı da köşede kalmış, hayli İlginç, sayfaları kaybolmuş, yazanı bile belli olmayan, halbuki çok ilginç ve güzel, olayları içinde barındıran, bazı ünsüz yazarların eserleri vardır…
Onlarda, Gün yüzüne çıkmamış, müthiş öyküler bulursunuz, o nlarda ve eski kitpçıların oralarda…
İlk elimi atıp aldığım ve yarısı olmayan hayli eski, yazarı bilinmeyen bu kitabın ilk sayfasını, çevirdiğim de ilginç ve gerçek bir öyküyle karşılaştım…
Ve onunla ilgili yazarın, anlattığı öyküyü alıntı halinde bu günkü yazıma aldım…Ben öğrendim sizde öğrenin diye. Bu tozlu kitapta yer alan ve tarihin gizli sayfalarından birine
Buyurun birlikte,dalıp, bilgilenelim….
*… Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister…

Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa, diğeriyse Mimar Sinan’dır…

Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir…

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır!
Gerçi, sevdiğine kavuşamamıştır
ama,
aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır….

Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar, ve 1548’de bitirir camiyi …

Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir…

Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur,Mihrimah Sultan’a…

Cami küçücüktür.

Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi, üzerindeyse yüzaltmışbir pencere, ile camiin iç güzeliğini aydınlatır….

İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana….

İşte, aşka adanmış iki eser…

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin.

Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür…

Göreceğiniz manzaraysa şudur;

Edirnekapı camisinin, tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar… !
Ne müthiş bir uygulama, ve aşkın eseri değil mi..
Mihrü Mah.. eşittir Güneş ve Ay…
Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır…
Ne denirki..
*.. AH MİNEL AŞK,AH…
SEN NELERE KADİRSİN… *
Hoş kalın hoşça kalın.
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
06 Ağustos 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

İZMİR CHP İLKELERİ VE YOLDAŞLARI PLATFORMU ÇAĞRISIDIR… BİRLEŞİNİZ….!

Per Ağu 6 , 2020
İzmir Chp İlkeleri ve Yoldaşları Platformundan ÇağrıBİRLEŞİNİZ…! . MUHARREM İNCE. UMUT ORAN. İLHAN CİHANER. TOLGA YARMAN. AYTUĞ ATICI. MUSTAFA BALBAY. HALUK PEKŞEN. HÜSNÜ BOZKURT. BEDRİ BAYKAM. ÖNAY ALPAGO Partimizde,uzun yıllardır biriken sorunların, tartışmaların, ayrışmaların, haksızlıkların tek nedeni, parti içi demokrasinin tesis edilememesi ve sürekli türlü bahanelerle ertelenmesidir..!…Parti içi adalet, katılım […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: