Bakan Selçuk Açıkladı: Çocuklar Zeka Taramasından Geçirilecek!

Eğitim ve Öğretimin can çekiştiği bu günlerde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk bir açıklama yaptı. Öğrencilerin yetenek ve becerilerinin tespiti çalışmaları kapsamında 800 bin kadar öğrencinin zekâ taramasının yapıldığını belirterek, “2-3 yıl içerisinde bütün Türkiye’deki taramayı bitireceğiz” dedi.
Birincisi zeka taraması yapılan 800.000 öğrencinin ailelerinden onay alındı mı? İkincisi böyle bir taramaya neden ihtiyaç duyuluyor? Bu test hangi yaş gruplarına uygulandı ya da uygulanacak? Nasıl bir prosedür izlendi ya da izlenecek?
Becerilerin tespiti ya da eğilimlerin belirlenmesi doğru yöntem. Fakat bunların arasına sıkıştırılan zeka taraması ne amaçla yapılıyor. Faklı bir şey anlatılmak istenirken yanlış kelimelerle mi ifade edildi?
Her değişen bakanla farklı bir sistemin uygulanması ile iyice çıkmaza giren eğitim sistemini düzenlemek, çocukları deneme tahtası gibi kullanarak uyguladığınız eğim sistemlerinin olumsuz yönlerini yok edip iyileştirmek yerine;  dibe vurmuş eğitim sistemini bırakıp çocuklara zeka taraması yapmak neden gerekli. Bunun örneği yok. Genelde uygulanan başarılı sistemlerde çocuklar okul öncesi eğitim yıllarından itibaren gözlemlenerek eğilimi olan branşa yönlendirilir.
Sadece bir anne olarak zeka testinin ne kadar olumsuz sonuçlar doğurabileceğini bildiğim için internette uzmanların bu konuda ki görüşlerini araştırdım. Çoğunun bu test için görüşleri hemen hemen aynı. Bu görüşleri sizlerle paylaşmak istiyorum:

Eğer gerçek bir ihtiyaç söz konusu ise çocuğa zeka testi uygulanması elbette ki gerekir. Ancak, bunu keyfi ve hiç de gerçekçi olmayan bir gerekçeyle istemek doğru değildir.

Şunlara dikkat edin

Zeka testi uygulanmasında belirli etik ilkeleri ve riskleri gözardı etmemek gerekiyor. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

Zeka testleri, amaç değil araçtır

Testin uygulanması belirli bir ihtiyaca dayalı olmalı. Bu ihtiyaç da çocuğun yararı ile ilgili olmalı. Sonuçta, zeka testi uygulandığında, çocuğun bundan nasıl bir yararlılık elde edeceği açıkça ortaya konmalı. Aksi halde, “Çocuğumun zeka puanını, düzeyini bilmek istiyorum” gibi bir anlayışla test uygulanması doğru değil.

Hangi durumlarda uygulanmalı?

Zeka testleri, temelde iki durumda uygulanır: Yetersiz performans ya da üstün performans. Her iki durumda da, çocuğun bir sonraki adımının planlanması önemli.

Yetersiz performansa bağlı olarak zeka testi uygulanacaksa öncelikle aşağıdaki durumların gözlemlenmesi gerekiyor.

– Okuma, yazma, aritmetik becerilerinde yetersizlik, öğrenme hızında yavaşlık gibi akademik performansla ilgili becerilerinde süreğen eksiklikler olması.

– Sosyal ortamlara uyum sağlayamama, öz bakım becerilerini yerine getirmekte yetersiz kalma, günlük ihtiyaçlarını kendi başına gidermekte zorlanma gibi genel gelişim tablosunda süreğen eksiklikler göstermesi.

Üstün performansa bağlı olarak zeka testi uygulanacaksa da aşağıdaki durumlara dikkat edilmeli.

– Güçlü merak duygusu ve hafıza, yüksek öğrenme hızı, akıl yürütme becerisine sahip olması.

– Zengin bir kelime hazinesi, kavram bilgisi, dil becerilerine sahip olması.- Zengin bir hayal dünyasına ve yaratıcılığa sahip olması.

Zeka testi uygulanması kararı bir uzmanla birlikte verilmeli

Çocuğun bir zeka testine ihtiyaç duyup duymadığı, uygulanacak testin amacı, uygulama sonrasında olası durumlar ve yapılması gerekenler gibi pek çok soru, bir uzmanla birlikte konuşulup değerlendirilmeli. Ebeveynler ya da öğretmenler çoğu zaman doğru gözlemler yapsa da, bu gözlemler az ya da çok sübjektivite içerir. Kaldı ki, konu alanı uzmanı olmadıkları için zaman zaman hatalı değerlendirmeleri de olabilir. Uzmanın yaptığı değerlendirmeler sonrasında test uygulamanın yararlı olacağı kanaati oluşursa elbette uygulama yapmak doğru.

Sonuçlar tartışmasız doğruymuş gibi kabul edilmemeli, çocuk desteklenmeli

Zeka testleri, psikoloji ve eğitim alanında geliştirilmiş en önemli teknolojilerden. Bir testin geliştirilme süreçleri oldukça uzun ve zorludur. Ancak, tüm bu çabalara rağmen, zaman içerisinde tüm testler güncelliğini ve güvenilirliğini yitirebilir. Bu nedenle, hangi test olursa olsun sonuçları her zaman hataya açıktır. Kaldı ki, ülkemizde en çok uygulanan testlerin güncelliği ile ilgili sorunlar olduğu uzmanlarca ifade edilmektedir. Ayrıca, uzmanlığı tartışılır kişilerin yaptığı test uygulamalarının da bu riski artırdığını söylemek gerekir.  Sonuçta, çocuğa bir test uygulandığında, elde edilen sonucu tartışmasız doğru olarak kabul etmemek gerekir.
“Haydi çocuklar zeka testine” gibi bir ruh haliyle çocukları uzman uzman dolaştırarak egomuzun oyuncağı haline getirmeye hakkımız yok. Lütfen çocukların zekasını rahat bırakalım. Çocuklara zeka testi yaptırılsa da yaptırılmasa da, temel ilke, “çocuğun gelişiminin desteklenmesi”dir.  Gelişimi destekleyen bir ebeveyn ya da öğretmen olmak yeterince anlamlı bir yaklaşımdır. Bu da illa ki zeka düzeyinin bilinmesini gerektirmez. Bu konuda www.egitimpedia.com  sitesinde yayınlanan “Neden oğluma asla zeki olduğunu söylemeyeceğim” başlıklı yazının okunmasını tavsiye ederim. Sürekli zekayı överek bir zeka fetişizmi yaratmak değil, çabayı överek değer yaratmak daha önemli.

Zeka testlerinde nicelik değil, nitelik daha önemli

Testlerden elde edilen puanlar teknik bir konu ve daha çok uzmanların kendi arasında paylaşıldığında bir anlam ifade eder. Önemli olan puanın kendisi değil, temsil ettiği niteliktir.

Bu nedenle, illa ki testten elde edilen puanın istenmesi ve iki de bir sosyal ortamlarda çocuğun zeka puanından söz edilmesi hiç etik değildir. Bu tür bir yaklaşım pazarlama yaklaşımıdır ve çoğu zaman yetişkinin egosuyla ilgilidir. (Yard. Doçent Doktor Oktay Aydın)

Açıklanan bu görüşler ailelerin taleplerini yönlendirmek amaçlı açıklanmış. Bu bilgiler ışığında böyle bir testin uygulanması çok yanlış. Neden bu teste ihtiyaç duyulmuştur. Böyle bir taramaya katılacak çocuğun (katılan 800.000 çocuğun ailesi dahil) ailesinden onay istendi mi? Ya da istenecek mi? Bu tarama sonucunda yüksek zeka seviyesinde ki çocuklar toplanıp belli eğitim kurumlarına yönlendirilip kalanlara da Allah’ın selameti başınıza olsun mu denecek?
Bu soruların cevapları bizlere verilmeli. En önemlisi bu testi  ne amaçla yaptıklarını bizlere açıklamaları lazım.
Velilerin de bu konuda duyarlı davranıp bu konuları irdelemeleri ve bilgi alma haklarını kullanmaları çok önemli. Umuyorum önümüzde ki günlerde uzmanlar da böyle bir uygulamanın  doğuracağı sonuçlar ile ilgili görüşlerini de açıklarlar.

Gülbin Aybar

Next Post

Ressam Raif Zor 20. Bireysel Sergisini Açıyor

Sal Eyl 10 , 2019
Orta öğrenimini ve mesleki eğitimini İstanbul’da tamamlayan 1955 doğumlu ressam Raif Zor, 14 Eylül Cumartesi günü Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde açılış kokteylinin saat 18.00’da başlayacağı bir resim sergisi düzenleyecek. Resme olan yeteneğini ve ilgisini çok küçük yaşlarda keşfeden sanatçı daha önce otuzdan fazla karma sergiye katıldı ve 14 […]
Raif Zor

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: