BİR KURULTAY GELDİ GEÇTİ

Bir Kurultay Geldi Geçti…
Çok demokratik bir kurultay geçirdik. Sn Kılıçdaroğlu rakipleri ile centilmence mücadele etti ve kazandı! Delegeler özgür iradeleri ile verdikleri kararla sn. Kılıçdaroğlu’nu yeniden genel başkan seçti diye yazan bir paragrafla yazıma giriş yapmayı çok isterdim!

Apar topar dayatılan bu kurultay; öncesi, kurultay günü ve sonrasında yaşananlarla CHP tarihine kara bir leke olarak geçecektir buna inanıyorum!

Aslında ben sn Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam bu süreci kısaltır ve tüm delegeleri benim genel başkanlığım için imza vermiş kabul ediyorum der; hem insanları bu kadar sıkıntıya sokmazdım, hem de parti kasasını bu büyük ekonomik külfetten kurtarırdım.

-Mış gibi yapıp, demokrasicilik oynayarak bizi aptal yerine koymaktan daha iyi olurdu. Garabet bir sistem olana delege sistemini neden çok önemsedikleri belli. Demokrasi söylemlerine uygun ama, tek adam gibi davranmasına da engel değil. Beni seçmeniz kaydıyla sizi seçiyorum… Siz de bana imza vereceksiniz! Olay budur!

Her şeyden önce şunu söylemek istiyorum. Ülkemizin ve genel başkanı olduğu CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, Ayasofya açılışında isim vermeden yapılan ‘’lanet okuyoruz‘’ söylemine ve şeriat ilan ediyoruz çığlıklarına sn Kılıçdaroğlu’nun sessiz kalmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz.

Şimdi zamanı değil susun diyenler susmaya devam edebilir. Ama ben Cumhuriyet Halk partisine ne için oy vereyim diye düşünüyorum ve maalesef bir neden bulamıyorum.
Başkanlık koltuğunu sağlama almak için getirilen delege sistemi…

Genel başkana biat eden, hür iradelerini zincirlemiş delegeler, delegeler üzerine baskı kurmak için her türlü yolu mübah sayan partililer hatta belediye başkanları…

Genel Başkanı olduğu partinin ve Ülkemizin kurucusu M. Kemal Atatürk’e lanet okunmasına çıt çıkartmayan sn.Kemal Kılıçdaroğlu!
C.H.P’ninkuruluş felsefesini güncelleyeceğim, 6 ok’u tartışmaya açacağını söyleme cüretini gösteren sn. Kemal Kılıçdaroğlu!

Emanet ettiğimiz oylarımıza sahip çıkmayan sn. Kemal Kılıçdaroğlu!

Kurultayda kendisi ile aynı konumda aday olan Prof. Dr. sn. Tolga Yarman ve diğer adayların konuşmasını dinleme nezaketini göstermeyen sn. Kemal Kılıçdaroğlu!
Boş koltuklara konuşan, ve demokratik teammüllere aykırı bir şekilde (mecbur kaldığı için) verdiği çok kısa konuşma süresinde bile adayarın sürekli konuşmalarını taciz ederek engelletmeye çalışarak demokrasiyi nasıl hiçe saydığını; hatta kendisi için bir araç olarak kullandığını bir kez daha gözler önüne seren sn. Kemal Kılıçdaroğlu!

Muhalefet etmeyi yasaklayan ana muhalefet partisi lideri sn. Kemal Kılıçdaroğlu!

Mikrofonlara tek başına iktidar olacağız demekten her zaman imtina eden sn Kılıçdaroğlu ne hikmetse son konuşmasında dostlarımızla birlikte iktidar olacağız dedi.

Şimdi sn.Kılıçdaroğlu’na sormak istiyorum:

Yeni bir Ekmelettin vakası ile mi karşı karşıyayız.

Bu sefer tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz diyeceğiniz kişi güzellemeler yaptığınız Abdullah Gül’mü??

Dostlarınız yani ortaklarınız kimler?

Sol görüşlü bir seçmen neden sizin dayatacağınız insanı kabullenmek zorunda? Siz kredinizi fazlasıyla tükettiniz zira. Sorgulamadan biat etmek ise karakterimize ve düşüncelerimize aykırı. (Sizin seçmenin düşüncesini ve taleplerini yok saydığınız açıkça belli)

Diyeceksiniz ki kime oy vereceğiz peki? Tabii ki CHP’ye! Ama zincirlerinden kurtulmuş, yeniden demokrasiyi özümsemiş bir lider ile birlikte partiyi tüm safralarından kurtarıp Atatürk’ün partisi CHP’ye! Yani aslına dönmüş kendi partimize!

Sadece susmaktan vazgeçin. Konuşun, eleştirin! Genel başkanlık koltuğunda oturuyorsanız size oy veren seçmene ve parti tabanına kulak vereceksiniz. Bizi dinlemek, duymak zorundasınız sn Kılıçdaroğlu!
Susun, zamanı değil eleştirmeyin diyenlere Atatürk’ün sözleri ile cevap vermek istiyorum:

ŞİMDİ ZAMANI MI DİYENLERE ……
Atamız; bu günleri 1931 de görmüş, hissetmiş.
Partide “bir yanlışı, bir eksikliği gördüğünüz zaman kayıtsız, şartsız eleştireceksiniz. Yapılan herhangi bir yanlışa müsamaha göstermek, son derece yanlıştır; mahsuru faydasından büyük olur.” M. Kemal Atatürk
(CHP 3.olağan kurultayı -1931)
İbrahim Bilgin / 31 Temmuz 2020-ÖZGÜR İFADE

ozgurifade

Next Post

TÜRKİYE GELECEK 20 YILDA AB ÜYESİ OLAMAZ

Cum Tem 31 , 2020
Asselborn: ”Türkiye Gelecek 20 yılda Avrupa Birliği Üyesi Olamaz”Lüksemburg Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin yakın gelecekte AB üyeleri arasına katılmasını mümkün görmüyor. İnsan hakları ihlallerinin arttığını savunan bakan, üyeliği “akıllarının köşesinde bile tutamadıklarını” belirtti. Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, Die Welt gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’ye dair de açıklamalar yaptı. Bakan değerlendirmesinde, Türkiye’nin […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: