Birini öpmek

Çocuğunu öpersin, anneni-babanı öpersin, dedenin-ninenin ellerini öpersin yani büyüklerini ellerinden, küçüklerini gözlerinden öpersin, tokalaşırken öpüşürsün, eşini-sevgilini öpersin, doya doya öpersin… Sevgini göstermenin en güzel, en pratik, en anlamlı ve en ucuz yoludur öpmek… Hem de, öpüşmek, duyguları harekete geçirerek yalnızca karşındakine değil, tüm insanlara daha sevecen bakmana sebep olur.

Bir de Filemafobi (Philemaphobia), “öpüşmekten korkma durumu” olarak adlandırılan bir fobi var. Genellikle ilk öpüşün gereken etkiyi yapmaması ya da düşünülenin aksine kötü bir senaryoyla, fiyaskoyla sonlanmasıyla başlayan ve öpüşmekten kaçınma, çekinme durumu olarak nitelendirilebilen durum.

RTÜK, Sevgililer Günün’nde öpüşme sahnesi olan bir diziye 260.000 TL ceza kesmiş. Öpmekten, öpüşmekten korkan bir zihniyetin ürünü. Aynı dizinin diğer bölümünde ise esas kız, esas oğlana “Seni öpemem ceza keserler” diyerek bir güvenlik kamerasını işaret edip öpmüyor. RTÜK’ün kararına efsane diye nitelenebilecek bir gönderme yapıyor.

Öpmekten korkan zihniyet, dolaylı olarak sevmekten de korkuyor. Bu zihniyet sevgiyi değil, insanı ama özellikle kadını aşağılamayı, ötekileştirmeyi, kadını bir meta algısı ile gösterme şeklinde yola çıkmayı benimsiyor. Çünkü korkuyor. Bu zihniyet sadece RTÜK’te yuvalanmış değil elbette. Bir kadınla erkeğin aynı asansörde en fazla 30 sn. sürebilecek rastlantısal yan yanalığını bile hazmedemiyor. Bunu diyen şahıssa “Altı yaşında bir kız çocuğuyla bir erkeğin” kocaman bir erkeğin hem de “evlenilebileceğine” dair rahatlıkla fetva verebiliyor. Ve her nasılsa bu şahsa “Din alimi” denebiliyor, deniyor!

Küçük bir araştırma yaparsanız eğer verilen fetvaların ezici bir çoğunluğunda; kadın, erkek ve hatta çocuğun (!) hemen her nev’i hareketinde, dokunuşunda, bakışında vs. kısacası insanca olan, insanın yaptığı ya da yapabileceği her davranışta şeytani bir yan bulunmuş olduğunu görürsünüz. Bu şeytani tahrikin sadece canlıya karşı değil eşyaya, battaniyeye kadar vardırılıyor.

Düşünün, fetva; “Mars’a giden mümin, Müslümanların en hayırlısıdır” ya da “Matematiğin, fen bilimlerinin öğrenilmesi Müslüman çocukların görevi, ödevi olmalıdır“ veya “Ey Mümin! Moleküler tıp, mikrobiyoloji, kök hücre konusu hakkında araştırma yap” diyen bir fetva mekanizması geliştirilse sürekli övünülünen bazen de birilerini tehdit etmek için parmak sallayarak haykırılan “yüzde bilmem kaçta kaçı Müslüman toplumda yaşıyoruz” diye betimlenen toplum için daha faydalı olmaz mı?

Evet, sevgiyi göstermenin en güzel yoludur öpmek. İnsana, hayata daha sevecen bakmamızı sağlar. Ruh sağlığımız için bulunmaz değil çok ve sık bulunan çok ucuz, bedava bir ilaçtır.

Şubat 2018’de, hepi topu 28 günde, 47 kadın “erkek şiddetinin hüküm sürdüğü” ülkemizde cinayete kurban gitmiş. Bu cinayetlerin altında yatan toplumsal kirli bir gerçeklik vardır ki o da sevmekten, öpmekten, dokunmaktan korkan bireyler yetiştiriliyor olmasındır. Öyle aciz bir zihniyet hüküm sürüyor ki değil sevgiyi, insanı ama özellikle kadını aşağılamayı, ötekileştirmeyi, kadını objeleştirmeyi yeğliyor. Biat etmeyi öğretiyor!

Korkmayın! Öpün, öpüşün, sevin. “Bir insanı sevmekle başlayacak her şey” diyor ya Sait Faik, “Dünyayı güzellik kurtaracak” diyor ya Dostoyevski; inadına sevin, öpün.

Kimine göre “Dünya Kadınlar Günü”, kimine göre “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”… Kutlu olsun.

Mehmet İlhan

2010 yılından beri çeşitli dergi ve gazeteler de. Editör ve grafiker olarak görev almıştır. Gazetecilik mesleğine editörlük ve yazılarıyla devam etmektedir.

Next Post

Maltepe nasıl bir belediye?

Pts Mar 12 , 2018
Maltepe Belediyesinin hazırlamış olduğu ‘Stratejik Palan’ kitabında aktarılan aşağıdaki açıklamalar bu gün hala devam etmektedir. Maltepe Belediyesi etkin ve yetkin kişiler yerine, dışarıdan getirilen, sıradan, tecrübesiz kişilere emanet edilmiştir. Tecrübeli diye dışardan getirilen kimileri ise, sadece belediye üzerinden rant nasıl sağlanır politikalarını izlemişlerdir. Çaycıdan, başkan yardımcısı, davalarından dolayı bir türlü […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: