BİTKİLERİN GİZLİ YAŞAMI ‘Bilimsel ve Gerçek Bir Öykü’

BİTKİLERİN GİZLİ YAŞAMI ‘Bilimsel ve Gerçek Bir Öykü’
Bu günkü TAŞKIN’CA size hayli ilginç ilginç olduğu kadar da düşündürücü ve öğretici bir konuyu anlatacağım..
Bu uzun süren bir araştırma ve onun sonuçlarını içeriyor, tamamen bilimsel ve gerçek. Bir öykü…


Bitkileri hepimiz severiz… Evimizde yörem izde onlarla birlikte yaşarız.. Ve onlarında bir canı aklı, sevinci üzüntüsü ve en önemlisi canı olduğunu çoğumuz BİLMEYİZ. Buyurun işte mutlaka okumanızı önereceğim bir yazım var size..
Backster Etkisi …

1966 yılında, Amerika’nın tanınmış yalan makinesi uzmanı Cleve Backster, güvenlik görevlilerine poligraf aygıtının kullanımı eğitimini verdiği okulunda uykusuz bir gece daha geçirdi.

Sonra sırf eğlence olsun diye, yalan makinesinin elektrotlarını kocaman yapraklı tropikal bitkisinin üzerine yerleştirdi. Yalan makinesi çeşitli korku, sevinç, şaşkınlık gibi durumların elektriksel değişimlerini ölçtüğüne göre, belki bitki de su dökünce seviniyordur diye alaylı alaylı güldü.

Bitkiyi suladığın da galvanometre zikzaklar çizerek aşağı doğru indi. Oysa yukarı doğru bir hareket bekliyordu Backster. Yaprağını sıcak kahveye soktuğunda da beklediği tepkiyi görmedi.

Sonunda kibriti alıp bitkiyi yakmayı düşündüğünde her şey değişti. Bitki çılgınca galvanometrenin ibresini tavan yaptırdı. İnanamadı Backster. “Nasıl yani?” dedi kendi kendine, “Bitki düşüncelerimi mi okudu?”.

İnsanlık tarihinin önünde yeni bir dünya açılıyordu artık. Deneyler deneyleri kovaladı. Bitkilerin sadece düşünceleri okumakla kalmayıp çevrelerindeki her şeyi hissettikleri de çıktı ortaya. Kaynar suya atılan karideslerin ölümlerini, eline iğne battığında duyulan acıyı da hissediyordu bitkiler.

Hatta kilometrelerce ötede olunsa bile yaşanan sevinç ve üzüntüleri de hissediyordu. Hatta korkudan baygınlık bile geçiriyordu.

Bir gün şehir dışından gelen bir botanikçi bayan içeri girdiğinde bütün bitkiler sessizleşti. Hiç birinden tepki gelmiyordu. Sanki hepsi birden sessizliğe bürünmüştü. Taaa ki o bayan hava alanından uçağa binip gittikten 45 dakika sonra yeniden tepki vermeye başladılar.

Bayan botanikçinin bitkileri kurutup ölçümler yaptığını öğrendiği zaman anladı Backster, bayanı görünce bitkilerin korkudan bayıldıklarını.

Bir deney tasarladı. 6 yardımcısına aynı gece aynı saatlerde yapmak üzere farklı görevler verdi. Görevlerden biri gece yarısı gelip laboratuvardaki bitkilerden birini söküp parçalamaktı.

Ertesi gün o gece bitkiyi parçalayan yardımcı içeri girdiğinde bütün bitkiler çılgınlar gibi haykırmaya başladı galvanometrelerin ibrelerinin tavan yapmasını böyle adlandırıyor Backster.

Bu deneyden anlaşıldı ki bitkiler sadece hissetmiyor, aynı zamanda hafızaları da var. Ve Amerika’da bazı adli vakıalarda bitkilerin şahitliğine başvurulmaya başlandı. Bitkiler asla yanlış sonuç vermiyordu çünkü yalan nedir bilmiyorlardı.

Bu çalışmalar makale olarak yayınlanmaya başlayınca dünyanın dört bir yanından bilim adamları konu üzerinde çalışmalara başladılar. Sonuçlar akıl almaz.

Koparılmış bir yaprak, kendisine güzel sözler söylenmesi durumunda normal yapraktan aylarca daha uzun süre canlı kalabiliyor. 120 km mesafedeki bir acıyı, sevinci hissedebiliyor.

İnsanların düşüncelerini okuyabiliyor, kötülük yapanları hafızasına kaydedebiliyor. Aynı zamanda bu bilgileri diğer bitkilerle de paylaşıyor.

Kendisine kötü davranılan bitki üzüntüsünden intihar bile ediyor.

Yanındaki bitkinin susuz kalması durumunda kendi suyunu onunla paylaşıyor.

Bitkiler, bütün canlılarla iletişim kurma konusunda bizim hayallerimizin ötesinde bir hassasiyete sahip. Her biri doğanın bir parçası. Belki bir gün onları daha iyi anlama imkanımız olursa bize tarihin bütün yaşanmışlıklarını bile anlatabilirler. Avatar filminin esin kaynağı da bu çalışmalar ve elde edilen sonuçları.

Bilelim ki dünyanın herhangi bir yerinde bir bitkiye kötü davranılırsa, bütün bitkiler bunu hissediyor.

Hani “Kirazlı Kaz Dağı değil” diyorlar ya, emin olun Kirazlı’da kesilen bir ağacın acısını sadece Kaz Dağlarında değil, Munzur’da ki, Kuzey Ormanlarında ki, Salda’da ki, Toros’larda ki ağaçlar da hissediyor.

Bir gün biz de hissedeceğiz…

Kaynak: Bitkilerin Gizli Yaşamı, Peter Tompkins/Christopher Bird, 1973, Sungur Yayınları, Çev: Sulhi Dölek. Derleyen: Osman Kutlu
Hüseyin Taşkın
08 Temmuz 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makalesine de Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

KARAYOLLARI ARAZİSİNE MAHKEME DUR DEDİ MALTEPE BELEDİYESİ İMDADA YETİŞTİ

Çar Tem 8 , 2020
KARAYOLLARI ARAZİSİNE MAHKEME DUR DEDİ MALTEPE BELEDİYESİ İMDADA YETİŞTİMahkemenin yeterli donatı alanı olmadığı için ruhsatını iptal ettiği Karayolları arazisi üzerinde ki Tahincioğlu firmasının imdadına Maltepe belediye başkanı Ali Kılıç yetişti. İstanbul Maltepe de bulunan eski Karayolları arasizi ihaleye çıkartılarak satılmış ihaleyi Tahincioğlu firması kazanmıştı.Firmanın Maltepe belediyesi ile anlaşarak başlattığı inşaat […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: