ÇARE OLUR MU BİLMEM?

Çare olur mu bilmem ama, bugün haberleri izlerken uzun zamandan beri kamuoyunu meşgul eden bir konu geldi aklıma.
Yaklaşık iki aydan beridir insanlar evlere kapanmış durumdalar. Hatta insanlarla birlikte, birçok iş yeri de kapanmış durumdadır. Kapanan iş yerlerinden onca insan, sayıları milyonları bulmuş insan kitlesinden söz ediyoruz,işinden olmuştur. Hatta bu işini kaybetmiş insanların bir de ailelerini hesaba katarsak, on milyonları buluyor.

Öyle de gözüküyor ki, uzun bir zaman için de bu işsizlik konusu ülke gündemini meşgul edecek gibi görünüyor. Zaman zaman çeşitli çevrelerce bu işsizliğe ve devlet katkısına dair çözüm önerileri ortaya atılmaktadır. Evet çözüm önerileri ortaya atılıyor ama bir de madalyonun öteki yüzü var ki, bu önermeler çok ta karşılık bulamıyor. Çünkü hem devlete hem de milli ekonomiye büyük bir yük getirdiği açıkça gözüküyor. Bu nedenle de etkili ve kalıcı bir çözüm ortaya konulamadığını gözlemlemekteyim.

Şimdi, bir de gerçekten iş gücüne ihtiyaç duyulan alanların olduğu, özellikle kıyı bölgelerimizde; Ak deniz bölgesi birçok tarımsal ürünün hasat zamanı, Ege bölgesi yine ona benzer hasat zamanı, Marmara bölgesi onlardan farklı değil, hele hele Karadeniz bölgesi özellikle çay toplama zamanı geldiğinden işçi aramada ilk sıralarda. Bu saydığım yörelerde hasat işleri, normal zamanlarda Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve özellikle de Gürcistan, Azerbaycan, Nahçivan ve diğer Kafkas ülkelerinden gelen iş gücü ile yapılırdı. Ne yazık ki korona belası ile bu iş gücünün hareket kabiliyetini kısıtlamış bulunduğundan ve seyahat engellemesi olduğundan dolayı yerine ulaşamadığı açıktır. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasında İstanbul’daki aile sayısının 1/7 kadarının ihtiyaçlı olduğu ve yardım talebinde bulunduğu açıklanmıştı.

O halde ortada iki durum söz konusu:
1-İşsizlik,
2-İş gücü ihtiyacı.
Şimdi ortada bir işsizlik mevcut mu? Mevcut.
İnsanların işe ihtiyacı var mı? Var.
Peki, boşta kalan iş gücü var mı ? Var.
Bu iş gücünün aşa, ekmeğe ihtiyacı var mı? Var.
Bu iş gücü çalışmak istiyor mu? İstiyor.

Kim ne der bilmem ama, benim aklıma bir fikir geldi:
Devletin açıkladığı eylem planına göre, bu işsizlik bir süreliğine daha böyle devam edecek; madem bu işsiz kesim de çalışmak istiyor. Kontrolü devlet olmak kaydıyla,çalışmak isteyen, işsiz kesime belli kontroller yapıldıktan sonra acil iş gücü olan bölgelere gönderilmesidir. Hem işsizliğe bir süreliğine, en azından sezonluk olarak çare üretmiş, bir yandan da iş gücü ihtiyacı olan ve hasadın kaldırılmasına neden olursunuz. Böylece milli ekonomimiz de zarara uğramamış olur.

Kimilerine ters gelebilir, belki sağlık açısından risk oluşturabilir ya da deli saçması bir tez denebilir ama aklıma daha iyi bir fikir de gelmiyor.

Bilim kurullarının görüşü alındıktan, sıkı sağlık denetimi yapıldıktan sonra, özellikle iç işleri bakanlığı tarafından özel izin belgeleri verilerek her iki sorunu da çözmüş olabiliriz diye düşünüyorum. Zaten yavaş yavaş esnemeler de hayata geçirilmeye başlanmışken değerlendirilebilir mi? En azından ekmeğe muhtaç kalmış insanların, evlerine kendi olanaklarıyla ekmek giremez mi?
Çare olur mu bilmem ama, mantığım bunu öne sürdü.
Allah darda kalan herkese yardım etsin!
Yaşar GELER- Uz.Eğitimci Yazar
12 Mayıs 2020 / ÖZGÜR İFADE

Next Post

LÜBNAN'LI ŞİRKETİNİN AĞAÇ KATLİAMINA JANDARMA DESTEĞİ

Sal May 12 , 2020
‘Lübnan’lı Maden Şirketinin Ağaçları Katletmesine Direnen Köylüler Göz Altına Alındı’Yenişehir’in Kirazlıyayla Köyü’nde, Lübnanlı bir maden firması tarafından yüzlerce ağacın kesilmesine engel olmak isteyen yurttaşlar gözaltına alındı. Bursa’nın Yenişehir İlçesi Kirazlıyayla Köyü’ne Meyra Madencilik tarafından yapılmak istenen flotasyon (maden zenginleştirme) tesisine karşı Kirazlıyayla halkının mücadelesi devam ediyor.Yaşam Alanlarını Doğasını Koruyan Köylüler […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: