COVID-19 SALGINI GÜNLERİNDE TÜRKİYE’DE SENDİKALAŞMANIN DURUMU ARAŞTIRMASI

COVID-19 SALGINI GÜNLERİNDE TÜRKİYE’DE SENDİKALAŞMANIN DURUMU ARAŞTIRMASI

Aile, Çalışma  ve  Sosyal  Hizmetler Bakanlığı    (AÇSHB)Ocak 2020 istatistiklerine göre sendikalı işçi sayısı 1 milyon 917 bin 893’tür.  Sigortalı  işçi sayısı  ise 13  milyon 856 bin 801’dir. Böylece   sigortalı   işçiler   arasındaki sendikalaşma oranı (resmi sendikalaşma   oranı)   yüzde 13

Ancak  bu  oranın bir çok  yönden  hatalı olduğunu   kabul   etmek   gerekir.Bakanlığın   sendikalaşma   oranı   iki nedenle eksiktir.

Birincisi,  kayıt  dışı işçiler    hesaba    katılmadığı    için sendikalaşma oranı fiili durumdan daha yüksek çıkmaktadır.

İkincisi ise bu oranın toplu  iş  sözleşmesi  (TİS)  kapsamındaki sendikalı  işçi  sayısını  yansıtmamasıdır.Bakanlık sendikalaşma oranını; toplam sendika üye sayısını SGK’ye kayıtlı işçi sayısına bölerek bulmaktadır. Bu oran Uluslararası Çalışma Örgütü  (ILO)  tarafından  benimsenen hesaplama  yöntemiyle(ILO,  1997,  ILO 2003)uyumsuzdur. Sigortalı   işçileri   esas   alan resmi sendikalaşma  oranı  yüzde  13,8  iken,  kayıtlı  ve  kayıtsız  tüm  işçileri  esas  aldığımızda  fiili sendikalaşma oranı yüzde 12,1’e gerilemektedir. 15 milyon 799 bin  işçinin  sadece  1 milyon 918 bini sendikalıdır. 13 milyon 881 bin işçi ise sendika üyesi değildir. Toplu iş sözleşmesi kapsamı ise genelde yüzde 7,8 özel sektörde ise yüzde 5,8 düzeyindedir.

Toplu  iş  sözleşmesi  kapsama oranları  açısından  ise  durum  daha  da  vahimdir.Türkiye’de  TİS kapsamındaki işçilerin oranı sendikalı işçi oranının çok altındadır. Özel sektörde sigortalı işçiler arasında toplu iş sözleşmesinden yararlananların oranı yüzde 7,78 iken, kayıtlı ve kayıtsız tüm işçiler arasında toplu iş sözleşmesi kapsamı yüzde 5,78’e gerilemektedir.

Resmi sendikalaşma oranının yüzde 13,8 olarak açıklanmasına rağmen, işçilerin sadece yüzde 7,78’i toplu iş sözleşmesi kapsamındadır. Bir diğer ifadeyle işçilerin yüzde 92,22’si toplu iş sözleşmelerinden yararlanamıyor ve sendikal korumaya sahip değil. Bu nedenle AÇSHB tarafından açıklanan yüzde 13,8’lik sendikalaşma oranı fiili durumu yansıtmayan yapay bir orandır (Toplu iş sözleşme  kapsamıyla  ilgili  geniş  bilgiler  ikinci  bölümde  toplu  iş  sözleşmesi  kapsamında  yer almaktadır)

Sendikalı işçi sayısı Ocak 2013-Ocak 2020 döneminde 1 milyon 2 binden 1 milyon 918 bine yükseldi.  Sigortalı işçi sayısında Ocak 2013-Ocak 2020 arasında yüzde 27 ve toplam işçi sayısında yüzde 22 oranında artış  yaşanırken,  sendikalı  işçi  sayısı yüzde 89 oranında  arttı. Böylece  sendikalı  işçi sayısındaki artış işçi sayısı artışının çok üzerinde gerçekleşti.Son 7 yılda 916 bin işçi sendikalara üye oldu.  Bu durum gerek resmi ve gerekse fiili sendikalaşma oranlarında 2013-2020 arasında bir artışa yol açtı. Resmi sendikalaşma oranı Ocak 2013’te yüzde 9,21 iken Ocak 2020’de yüzde 13,84 oldu.

Fiili sendikalaşma oranı ise Ocak 2013’te yüzde 7,7 iken Ocak 2020’de yüzde 12,1’e yükseldi. Ancak  sigortalı  işçi  sayısının Ocak  2020’de(2018  ekonomik  krizi  nedeniyle) Temmuz  2018 düzeyinin altına düşmesi nedeniyle Ocak 2020’de ki sendikalaşma oranı yükselişi yanıltıcıdır. Ocak 2020’de sigortalı işçi sayısı düşmesine rağmen, sendikalı işçi sayısı artmıştır.

İŞÇİLERİN YÜZDE 88’İ SENDİKASIZ

İŞÇİLERİN YÜZDE 88’İ SENDİKASIZ 2013  ile  2020  arasında  sendikalaşmada  yaşanan  nicel  artışa  rağmen,  işçilerin  yüzde  90’a  yakını sendikasızdır. Kayıt dışı çalışan işçiler dahil toplam 15 milyon 799 bin işçinin sadece 1 milyon 918 bini sendika üyesidir. Fiili sendikalaşma oranı yüzde 12,1’dir. Toplam işçilerin yüzde 88’ine karşılık gelen 13 milyon 881 bin işçi ise herhangi bir sendikaya üye değildir.

İlerleyen bölümlerde toplu iş sözleşmesi bölümünde de ele alındığı üzere toplu iş sözleşmesinden yararlanan  işçi  sayısı 1  milyon  223 bindir. 14  milyon 576 bin işçi  toplu  iş  sözleşmesi  kapsamı dışındadır.

İŞÇİ KONFEDERASYONLARININ ÜYE SAYILARI

Türkiye’de iş kolu sendikacılığı bir merkezileşme sağlamaktadır. Bunun yanında sendikalı işçilerin yüzde 97,4’ünün üç büyük işçi konfederasyonuna üye olması bu merkezileşmeyi pekiştirmektedir. 1 milyon 918 bin sendika üyesinin 1 milyon 869 bini DİSK, Türk-İş ve Hak-İş üyesidir (Tablo 3). Ocak 2013 ile Ocak 2020 arasında işçi sendikalarının üye sayısında 916 bin kişilik artış konfederasyonlar arasında oldukça dengesiz (asimetrik) biçimde dağılmaktadır.

KONFEDERASYONLARINÜYE ARTIŞ ORANLARI

Konfederasyonların üye artış oranlarında ise çok daha çarpıcı bir tablo ortaya çıkmaktadır. 2013’ten bu  yana sendikalı  işçi  sayısında  yüzde 91 oranında  bir  artış yaşanmıştır.  Ancak  bu  artış  oranı konfederasyonlara oldukça farklı yansımıştır. 2013-2020 Ocak arası Türk-İş üye sayısını yüzde 44 oranında artırırken, DİSK’in üye sayısındaki artış yüzde 84 oldu. Hak-İş’in üye sayısı ise,2013-2020 arasında yüzde 300 oranında arttı. Bağımsız sendikalar ve diğer konfederasyonların dahil olduğu “diğer” göstergesindeki artışın sebebi olarak Temmuz 2019’da ki tebliğde kurulmuş bulunan yeni sendikaların bir çoğunun ve Öz-İş’in üyesi olduğu yeni konfederasyon gösterilebilir.

Üye sayısındaki artışın konfederasyonlar arasında dağılımı Grafik 4’te daha da çarpıcı olarak ortaya çıkmaktadır. Hak-İş’te yüzde 300’lük bir yükseliş yaşanırken, Türk-İş’in üye artış oranı yüzde 43 ile oranı toplam işçi sayısındaki artış oranının oldukça altında kaldı.  DİSK’in üye artış oranı ise yüzde 84 olarak gerçekleşti. Diğer sendikalarda 2016’da yaşanan sert düşüşün nedeni 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Aksiyon-İş konfederasyonun kapatılmış olmasıdır.

2013 ve 2020 arasında sendika üyeliğinde yaşanan 916 bin kişilik artışın konfederasyonlar arasındaki dağılımı oldukça dengesiz (asimetrik) bir tablo arz etmektedir. 2013-2020 döneminde sendikalara yeni üye olan 916 bin işçinin 500 bini Hak-İş’e, 309 bini Türk-İş’e ve 85 bini DİSK’e bağlı sendikalara üye olmuştur. Böylece 2013-2020 Ocak arası sendikalara yeni üye olan işçilerin yüzde 54’ü Hak-İş, yüzde 34’ü Türk-İş ve yüzde 9’u DİSK bünyesine katılmıştır.

İŞKOLLARINA GÖRE SENDİKALAŞMA

Sendikalaşma oranları iş kolları açısından büyük farklılıklar göstermektedir. Turizm, inşaat ve büro iş kolu en düşük sendikalaşma oranlarına sahipken,banka, finans ve sigorta, genel işler, savunma ve güvenlik iş kolları ise en yüksek sendikalaşma oranına sahiptir.

2019’da en fazla iş cinayetlerinin yaşandığı ikinci iş kolu-2 olan inşaatta sendikasızlık devam ediyor. Resmi sendikalaşma oranı yüzde 13,8 iken, inşaat iş kolunda sendikalaşma oranı sadece yüzde 4,4 ve sendikalı işçi sayısı  sadece 49 bin 347’dir.  Bunların  önemli  bir  bölümü  ise  kamu  sektöründedir.  Sendikalaşma  oranı  turizm  iş kolunda  yüzde  4  iken,  3,8 milyon  işçinin çalıştığı en  büyük  iş kolu durumundaki  büro  iş kolunda  ise sendikalaşma  oranı  yüzde 5,3’tür.  Büro  iş kolunda  3,8 milyon çalışanın sadece 201 bini örgütlüdür.

Sendikalaşma  oranları  imalat  sanayiin de  ve  kamu  ağırlıklı  iş kollarında  ortalamanın  üzerinde seyretmektedir. Sendikalaşmanın en yüksek olduğu üç iş kolu banka-finans, savunma-güvenlik ve genel  işlerdir.  Savunma  ve  güvenlik  kamu  ağırlıklı  bir  sektör  olmanın  yanında  özel  güvenlik çalışanlarını  kapsayan  bir  iş koludur.  Kamudaki  özel  güvenlik  görevlileri  (eski  taşeron  işçiler) örgütlenmesinde  son  yıllarda  yaşanan  artış,  bu  iş kolunda  sendikalaşmayı  yükseltti.  Yine  genel hizmetler iş kolunda taşeron şirketlerde çalışan işçilerin sendikalaşması bu iş kolunda sendikalaşma oranlarını artırdı.

Savunma ve güvenlik iş kolunda 2013’te yüzde 12,2 olan sendikalaşma oranı, Ocak 2020’de yüzde 44,5’e çıktı. Aynı şekilde genel hizmetler iş kolunda 2013’te yüzde 20,5 olan sendikalaşma oranı Ocak 2020’de yüzde 51,5’ee yükseldi. Benzer bir eğilim banka ve finans sektöründe de görülmektedir. Ocak 2013’te yüzde 22,3 olan sendikalaşma oranı, Ocak 2020’de yüzde 34,2’ye yükseldi. Burada da kamu taşeron işçilerinin ve kamu işçilerinin sendikalaşmasının etkisinden söz etmek mümkündür.

Ocak 2013 ve Ocak 2020 arasında sendikalaşma oranı en çok artan işkolu yüzde 758 ile sağlık ve sosyal hizmetler oldu. Artışın en çok görüldüğü ikinci iş kolu yüzde 481 ile savunma ve güvenlik, üçüncü iş kolu yüzde 282 ile genel işler, dördüncü iş kolu yüzde 126 ile taşımacılık ve beşinci iş kolu yüzde 119 ile ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar oldu. Ocak 2013 ve Ocak 2020 arasında sendikalı işçi sayısında azalma görülen tek iş kolu ise avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık oldu. Ocak 2013’te 34 bin 457 sendikalı bulunan bu iş kolundaki sendikalı sayısı Ocak 2020’ye gelindiğinde 6 bin 428’lik bir azalma ile 28 bin 29 olarak açıklandı. Avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık iş kolunda örgütlü işçilerin sayısında Ocak 2013 ve Ocak 2020 arasında yüzde 19’luk bir azalış söz konusudur.

DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER

Türkiye’de sendikalaşa bilen işçilerin oranı yüzde 12,14 ile sınırlı kalırken, işçilerin sadece yüzde 7,8’i toplu iş sözleşmelerinden yararlanıyor. Memurlar hariç 15 milyon 799 bin işçinin sadece 1 milyon 918 bini sendika üyesi iken 13 milyon 881 bin işçi herhangi bir sendikaya üye değildir. 15 milyon 799 bin işçinin sadece 1 milyon 229 bini toplu iş sözleşmesi kapsamındadır. 14 milyon 570 bin işçi ise hiçbir sendikal korumaya sahip değildir.

Bu tablo Türkiye’de işçilerin sendikal korumadan yoksun olduğunu gösteriyor. Özellikle Covid-19’un işçiler açısından yaratmış olduğu riskler yaygın sendikasızlık nedeniyle daha da artıyor.Sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamının yükseltilmesi için,

▪Sendikal  yasalar  Uluslararası  Çalışma  Örgütü  (ILO)  normlarına  uygun  hale  getirilmeli, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

▪Toplu iş sözleşmesi yetki sistemi köklü biçimde değiştirilmelidir.

▪İş kolu,  işyeri  ve  işletme barajları  kaldırılmalı, toplu  iş  sözleşmesi  yetkisi  işçilerin  özgür iradesiyle  (referandum)  saptanmalı,hantal  ve  anti-demokratik  mevcut  yetki  sistemi değiştirilmelidir.

▪6356 sayılı Yasa’da yer alan teşmil sistemi işlevli hale getirilmeli, yaygınlaştırılmalı ve toplu iş sözleşmeleri sendikasız iş yerlerine ve işçilere de uygulanmalıdır.

▪Kamu  kurum  ve  kuruluşlarında  son  zamanlarda  giderek  artan sendikal kayırmacılığa ve ayrımcılığa son verilmeli,kamu idaresi sendikal yönlendirme ve baskı yapmamalıdır.

▪Merkezi idare ve belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçilere 2020 yılı ortaların kadar engellenen  toplu  pazarlık  hakkı  tanınmalı  ve  bu  işçilerin  toplu  iş  sözleşmesi  yapması sağlanmalıdır.

Bu araştırma Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR)tarafından hazırlanmış ve 8 Nisan 2020 tarihinde kamuoyuna sunulmuştur. Araştırma DİSK-AR kaynak gösterilerek kullanılabilir.

23 Haziran 2020 / ÖZGÜR İFADE

ozgurifade

Next Post

BELEDİYE DEDİĞİN BÖYLE OLUR; MÜDÜR BEY ÇALIŞIYOR!

Sal Haz 23 , 2020
BELEDİYE DEDİĞİN BÖYLE OLUR; MÜDÜR BEY ÇALIŞIYOR!Belediyelerin siyasi partiler tarafından arpalık olarak kullanıldığının adeta belgesi bu fotoğraf ve haber halkinsesi.com tarafından bu gün (23 Haziran 2020) akşam saatlerinde paylaşıldı. Zonguldak Belediyesinde yaşandığı belirtilen durumun Belediye ve Belediyecilik anlayışının Türkiye de geldiği vahim noktayı göstermesi bakımından kayda değer. Haberin İçeriği öyle:”Burası […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: