Doğu Akdeniz’de: ‘GORDİON DÜĞÜMÜ’

Oruç Reis sismik araştırma gemisinin faaliyetleri için Türkiye’nin ilan ettiği NAVTEX’i yasa dışı ilan eden Yunanistan, Gordion düğümünü çözecek birini arıyor. AB içinde Almanya’nın kapısını çalıyor, Fransa ile birlikte Ege ve Akdeniz’de ortak askeri tatbikat düzenliyor.

    Fransa bir asır öncesinden Mezopotamya’ya ulaşan yollara, onu çevreleyen ülkelere duyduğu ilgiyi hemen açığa vurarak Yunanistan’ın yardım ve destek çağrılarına koşuyor ve iki Rafael uçağı göndererek Girit Adası’ndaki Suda Üssü’nde konuşlandırıyor.

    Cumhurbaşkanı Macron ise yaptığı açıklamada, “Doğu Akdeniz’de Fransız askeri varlığını geçici olarak güçlendirmeye karar verdim.” ifadesini kullanıyor. Yunan Başbakanı Miçotakis de Macron ile yaptığı görüşmeden sonra, “Emmanuel Macron, Yunanistan’ın gerçek bir dostu ve Avrupa değerleri ile uluslararası hukukun ateşli bir savunucusu” diye nezaket gösterisinde bulunuyor.

Filmi geriden alırsak

Fransa faktörü

1914-1918- I. Dünya Savaşı yılları… Anadolu topraklarına ayak basan işgalci güçler

arasında Fransa da vardır.  Güneydoğu Anadolu bölgemize yerleşmiş, Musul petrollerini kuzeyden çevrelemiştir. Daha sonra Akdeniz bölgesinde Kilikya üzerinde Ermenilere bir devlet kurdurma derdine düşmüştür.

      Savaşın bitimiyle 1918-1939 döneminde Suriye toprakları ve İskenderun sancağında yürüttüğü “manda yönetimi” sayesinde Fransa, Hatay’ın sosyo-ekonomik ve siyasi yapısında değişiklikler yapmıştır. 13 Ekim 1918’de İskenderun ve çevresi Fransızlar tarafından işgal edilmiş, 27 Kasım 1918’de İskenderun sancağı kurulmuştur. Bu gelişmeyi 8 Ağustos 1921’de sancağa bağımsızlık verilmesi ve 12 Eylül 1921’de Bayırbucak nahiyelerinin Lâzkiye’ye bağlanması izlemiştir. 18 Mart 1927’de sancağın Suriye devletinden ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesi üzerine 23 Nisan 1927’de bağımsız devlet kurulmuşsa da bu devlet 12 Haziran 1927’de tekrar Suriye’ye bağlanmıştır. Bütün bu gelişmelerde Fransız parmağı vardır.

     Türkiye’nin Irak’ın kuzeyindeki Sidekan bölgesinde düzenlediği silahlı insansız hava

araçları (SİHA) saldırısında Iraklı iki üst düzey yetkilinin ve bir Iraklı askerin ölmesi hakkında açıklama yapan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, olayın aydınlatılması gerektiğini belirtti.

     Fransa’nın Türkiye’nin Irak’taki saldırısından üzüntü duyduğunu belirten Le Drian, “Bu olayı kınıyoruz. Paris hükümeti Irak’ın egemenliğine sonuna kadar saygılı olunması gerektiğinin altını çiziyor. Bu olayın tümüyle aydınlatılmasını istiyoruz” diye konuşmuştur.

     Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Agnes Von Der Mühll de, düzenlediği basın toplantısında, “Fransa, aydınlatılması gereken bu ciddi olaydan üzüntü duyuyor. Dışişleri Bakanı Le Drian’ın 16 Temmuz’da Bağdat’ta mevkidaşına hatırlattığı gibi Fransa, Irak’ın egemenliğinin tümüyle korunmasının gerekliliğine bağlılığını koruyor” ifadelerini kullanmıştır.

Irak’ın diklenişi

     Üstteki maddede Fransız yetkililerin açıklamasının ardından Irak Ortak Operasyonlar

Komutanlığı da bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamada, “Türkiye’nin Irak askerlerine saldırısı tehlikeli bir davranış ve Irak’ın egemenliğine yönelik bir tür saldırganlık” ifadesine yer verilmiştir.

     Irak topraklarının, “hesaplaşma” amacıyla kullanılmasının kabul edilemez olduğu kaydedilen açıklamada, “Türkiye’nin kendi sorunlarını, Irak topraklarından uzakta kendi başına çözmesi gerektiği konusunda ısrar ediyoruz. Topraklarını korumak için Irak yeterli askeri güce sahiptir” denilmiştir.

Almanya’nın tutumu

     4 Mart 2010 günü Yunanistan, borçlarından kurtulmak için AB’ye müracaat etmişti. AB içinde Yunanistan’ı muhatap alan Almanya ve onun Başbakanı Merkel, Yunanistan’a Ege adalarından bir kısmını satmasını önermişti.

     Bugün ise Yunanistan’a destek veriyor. Bu yakınlaşmanın arkasındaki sinsi neden, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de yaratacağı bir hamlenin arkasına geçerek belki doğalgaz çıkarılacak sahalardan bazı bölümlere kendisinin konabileceği ihtimalidir.

İsrail faktörü

     İsrail, Türkiye’nin son zamanlarda yayılmacı politika güttüğü hissine kapılmıştır. ABD merkezli Yahudi Ulusal Güvenlik İşleri Enstitüsü (JINSA) tarafından Türkiye’nin Libya’daki etkisine ilişkin hazırlanan raporda, “ABD, Doğu Akdeniz’e donanma yığmalıdır. Raporda ABD’nin Türkiye’deki askeri varlığını Yunanistan ve Kıbrıs’a taşıması ifadesine yer verilmiş ve Türkiye’nin çıkarına olan her türlü ekonomik anlaşmanın iptal edilmesi istenmiştir.

    JINSA raporunun “Tavsiyeler” kısmında, Libya ve Doğu Akdeniz sahasıyla ilgili olarak şunlara yer verilmiştir: “ABD, İsrail, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs’a açık ve net bir şekilde destek olmalıdır. Hatta bunu bir adım öteye taşıyarak Türkiye’de konuşlu askeri varlıkları için Yunanistan ve Kıbrıs obsiyonlarını ciddi şekilde düşünmelidir.

    Türkiye’nin Libya ve Doğu Akdeniz’deki adımları İsrail, Yunanistan, Mısır ve Kıbrıs’ın enerji, güvenlik ve faaliyetlerini baskılamaktadır ABD’nin Doğu Akdeniz Özel Temsilcisi de, “Bölgedeki kaynakların Avrupa’ya ulaşmasının ve Avrupa’nın Rusya’ya yönelik enerji bağımlılığının azaltılmasının önündeki en büyük engeldir” demiştir.

Diğer tespitler

    Yunan Başbakanı Mitsotakis, Doğu Akdeniz’deki hareketliliğin bir kazaya yol açabileceği temasını işleyerek AB’yi etkileme yolunu tercih etmektedir. 27 üye ülkesiyle AB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile dayanışma içinde olduğunu göstermekte ve Türkiye’ye itidal çağrısı yapmaktadır.

    ABD ise, Endişe duyuyoruz”, “Bölgede gerilimin artmasını istemiyoruz”, “Gerilimin düşürülmesinden yanayız”, “Gelişmeleri kaygıyla izliyoruz” gibi diplomatik manevralarla işi geçiştirmektedir.

Değerlendirme

    Türkiye’de halen ayırımcı, kutuplaştırıcı davranışlar görülebilmektedir. Bu nedenle iç cephenin güçlü olması gerekir. Ülkemizin Afganistan, Bosna, Somali gibi yerlerde asker ve askeri tesisleri vardır. Ayrıca beş cephede savaş veriyoruz. Uzun yıllara mal olacak bir sürecin içine sürükleniyoruz. S-400’leri –kuruluşu, eğitimi, amaçları belirlenmişse- siyaset malzemesi yapmamak, caydırıcılık sağlamak amacıyla da uygun şekilde Ege’ye kaydırmak gerekir.

    Silahlanmanın Yunan ekonomisini bitireceği, refah seviyesi yüksek ülkelerin muhtemel bir harbin sıkıntılarına tahammül edemeyeceği açıktır. Merkel, iki müttefik arasında yaşanan bir olaya Fransa’nın müdahil olmasını istemez. Zaten AB içinde Merkel’in en çok sorun yaşadığı AB üyesi Fransa’dır. Bu nedenle yeni bir çatlağın oluşmasına izin vermez. Yunan siyaset adamları bu arkalarında sağlıklı bir destek göremeyince Türkiye ile harbi göze alamayacağı değerlendirilebilir.

20 Ağustos 2020 / İbrahim BİLGİN-ÖZGÜR İFADE

GORDİON DÜĞÜMÜ NEDİR?

Gordion düğümü bir efsane ile ortaya çıkmış ve ünlenmiş bir düğümdür. Ortaya çıkışı Frigya şehrine giren ilk kişinin kral olmasını isteyen halk ile başlar. Şehre ilk giriş yapan Gordios ise başkent Gordion’a yerleştikten sonra arabasını şehrin merkezine bağlar ve öyle bir düğüm atar ki asla ipin ucu görünmez. Gordios ise halkından bunu çözmesini ister.
Zaman geçse de bir türlü düğüm çözülemez. Hatta düğüm o kadar çok ünlenir ki düğümü çözenin Asya hakimi olacağı düşüncesi yaygınlaşır. Daha sonra şehre gelen Büyük İskender düğümü çözmek için başına geçer. Fakat sabırsızlanıp kılıcını çıkartarak düğümü keser ve düğümü çözmüş olur.
Hatta İskender’in elemsiz bir hastalıktan ölmesinin nedeni olarak sabırsız olması bile ileri sürülmüştür. Eğer düğümü sabırla çözseydi ölmeyeceği düşünülürdü.
Burada diğer bir fikir de sonuç üzerine kurulmuştur. Önemli olan düğümü çözmek ise İskender düğümü çözmüş ve arabayı almıştır. Kimileri ise buna itiraz ederek düğümü çözmesi gerektiğini düşünür.
Bu efsaneyi anlattıktan sonra dramada bunu kullanarak bir oyun oynatabilirsiniz. Oyun oldukça eğlenceli olup öğrencilerin düşünmesini de sağlar.
Gordion düğümü denilen bu oyun 8 kişi ile oynanır. Her kişi yanındaki kişiler hariç diğer kişilerden iki tanesinin elini tutar. El tutma ise tokalaşma şeklinde olur. Yani aynı eller birbirini tutar. Sağ el sağ eli, sol el sol eli tutar. Eğer yanındaki kişilerden bir tanesini tutarsa düğüm çözümünde hatalar oluşur.
Daha sonra kişiler birbirinin ellerini bırakmadan çözülmeye çalışırlar. Çözülme esnasında en üstteki elden başlamak daha kolay çözülmeyi sağlar. Bunun yanında çocukların bir kısmı eğilip diğerlerin ellerinin üzerinden geçebilir. Ya da çocuklar ellerin altından geçebilir.

Next Post

ONALTI YAŞINDAKİ KIZA 30 KİŞİ TECAVÜZ ETMİŞ

Per Ağu 20 , 2020
Kızın, İsrail’in en güney kısmına yaptığı yolculuk sırasında sarhoş olduğu zaman düzinelerce erkek tarafından şiddetli bir şekilde tecavüze uğradığı iddia edildi. Polis Perşembe akşamı Eilat’ta 30 erkek tarafından toplu tecavüze uğrayan 16 yaşındaki kızın , kız ve arkadaşının kaldığı yerden farklı bir otelde bir kez daha cinsel saldırıya uğrama olasılığını […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: