Edebiyatımızdan, edebiyatçılardan, günlüklerden

*Ziya Paşa, Sadrazam Âli Paşa (1815-1871)’nın görevden azlini ve Kıbrıs’a mutasarrıf olarak atanmasını anlatır. Âli Paşa, iktidardan düştüğünü kabul eder; ama Kıbrıs’a sürgüne gönderildiğini sanır. Görevi Hüsnü Paşa alacaktır. Ali Paşa, Hüsnü Paşa’ya kırgındır. Bir yandan ona veriştirirken bir yandan da vefasızlığa uğradığını düşünmektedir. Aralarında geçen konuşmalardan:
—- Daha bir saat öncesine kadar ayaklarımı öpüp taparcasına yaltaklanan ve “velinimetim efendim, Allah benim ömrümü alsın da sana versin” diyen sen değil miydin? Seni zaptiye müşirliğine tayin eden ben değil miyim?
—- Beni Zaptiye Müşirliğine getiren benim değerlerimdir, siz değilsiniz.
*** *** ***
Teodor Kasap (1835-1905)
Kayseri’de doğmuş, İstanbul’da ölmüştür. Kuruçeşme Rum okulunda okuduktan sonra Paris’te öğrenim görmüştür. İstanbul’a dönünce mizah gazetesi “Diyojen”i, daha sonra “Çıngıraklı Tatar”, “Hayal” ve “İstikbal” gazetelerini çıkarmıştır.
Sarayın mabeyn kütüphanecisi görevini yürüttüğü zaman vefat etmiştir. Namık Kemal, bir mektubunda, “…O günün bergüzâr hatırası Diyojen, ilk mizah mecmuası idi…” demiştir.
Teodor Kasap’ın çıkardığı “Hayal” adlı mizah dergisinin 12 Mart 1871 tarihli sayısında “Muhtasar Kamûs” yani “Küçük Sözlük” ten ilginç açıklamalar:
İnsan: İki ayak üstünde yürür, tüysüz bir hayvandır. Bazı ukalâ-yı ilme göre ceddi maymun, bazılarına göre mahiyeti meçhul bir nesnedir. Zamanımızdaki tecellisine bakarak ikinci ihtimalin akla daha yakın olduğunu söyleyebiliriz.
Tabut: Hayatın sonundaki irtifa aleti
Sebat: En çok iddia, fakat en az icra olunan nesne
Cenaze: İnsanların birbirine ve vatana zarar veremeyecek hale gelişi
Çeşme: Devlete müteveccih olduğu zaman gürüldeyen, eşhasın (şahısların) ağzında olduğu zaman hırıldayan bîinsaf (insafsız)
Hükümet: Hükmetmenin lâfz-ı siyasisi…
*** *** ***
Ihlara Vadisi’ni geziyoruz. İçimizde bir bilgiç vardı. Ihlara Kanyonu’nun tarihini anlatmaya başladı:
—-Ihlara kalyonu (!)… dünyanın en büyük kalyonlarından… Evet, bütün anlatmak istediklerini anlamıştık.
*** *** ***
İki kişi konuşuyordu. Trump’ın yaptıkları herkesin olduğu gibi onlar için de konu teşkil etmiş olsa gerekti:
—- Siz ne kadar Trump’a benziyorsunuz!
—- Yapma yav, gerçekten benziyor muyum? Yakışıklı mıyım onun kadar? Ama o vicdansızın, gaddarın ve umursamazın teki.
—- Yani kendinizi mi tarif ediyorsunuz?
*** *** ***
Lisede edebiyat öğretmenliği yapmış emekli bey, davet edildiği içki masasında eski bir Osmanlı paşasını anlatırken özelliklerinden bahseder:

—- Dânâ (bilgili, âlim) kimlikli bir adamdı… Anlattığı kişi, yeme ve içmeye odaklanmıştı. Fırsat bulup soluklandığı sırada konuştu:
—- Niye öyle diyorsun? Adam ölmüş gitmiş, dana kılıklı demeye gerek var mı?
*** *** ***
… Çımacılıktan emekli Hüsnü Bey, pek muhabbetli olduğu kampanacı arkadaşı Recai ile konuşuyorken kahvehanenin önünden geçen tanıdık hanımı camı tıklatarak içeriye davet ediyor. Gelen hanımı arkadaşıyla da tanıştırıyor.
Hanım oturduktan sonra hiç durmadan beş dakika kadar konuşup kendisinden bahsediyor. Kimseye söz hakkı tanımadan müsaade isteyip kalkıyor.
—-Abi kim bu facia-yı milliye?
—-Ne oldu ki?
—-Hisse-i şayia artıklarını toplamış bize satıyor da…

Cengiz Baysu

Kuleli Askeri Lisesi’ni ve 1975 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirdikten sonra teğmen rütbesiyle başladığı askerlik hizmetini çeşitli kıta görevleriyle ifa etmiş ve 1998 yılında yarbay rütbesiyle emekli olmuştur. Birçok dergi gazetelerde araştırma ve makaleleri yayınlanmaktadır

Next Post

Maltepe Arazileri ve Bir Fotoğraf

Paz Kas 12 , 2017
Yeniden Maltepe gündemine oturan Küçükyalı Karayolları Arazisi ile ilgili vatandaşın tepkileri sürerken, bir fotoğraf karesi ile olayı paylaşalım ve soralım. Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ve Şehircilik ve Çevre Bakanı Mehmet Özhaseki ile neden görüştü? Bu görüşmeyi Kim ayarladı? Bakanla Ali Kılıç görüşmesinde hangi gazeteciler orada hazır bulundu? Bu görüşmede […]
maltepe arazileri ve bir fotoğraf

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: