Gerçek yüzler

Suriye… Birçok ülkenin liderini desturlu konuşmaya iten olay ve gelişmelerin sahnesidir. Genç yöneticiler, dışişleri mensupları, araştırmacılar ve analistler için bir laboratuvar, bir sınav sahasıdır.

Dünyanın süper güçleri olan ABD, Rusya; İngiltere, Fransa ve İngiltere Ortadoğu’daki hedef ve menfaatleri için zaman zaman Türkiye’ye yaklaşmış, birinin kuyruğuna basıldığında veya umduğunu bulamadığında Türkiye’den uzaklaşmıştır.
Fransa
Bölgeye ilgisi vardır ve bu nedenle koalisyon hava unsurları içinde yer almıştır.
İngiltere
Tarihten gelen özelliğiyle Orta Doğu’ya müzmin bir ilgi duymaktadır. Her iki Dünya Savaşı öncesinde yaptığı planları fırsat buldukça uygulamaya koymuştur. I. Dünya Savaşı sırasında Irak petrol terminali olan Fav Yarımadası’na çıkarma yaparak ele geçirmişler, yıllar sonra icra edilen Körfez Harekâtı sırasında yine aynı yere çıkarma yapmışlardır. İngilizler son yıllarda bu bölgenin jandarmalığını ABD’lilere bırakmışlardır.
ABD
1952 yılında TBMM’de NATO’ya girişimizin onaylanmasıyla Türkiye ABD ile müttefik –sonraki yıllarda stratejik ortak- olmuştur. 1984’te başlayan PKK terörü bugüne kadar nice canlar almıştır. PKK’nın yurt içinde alanını genişletmesi, muhabere ve lojistik imkânlarını arttırması gibi faaliyetleri incelendiğinde arkasında Amerikan desteği olduğu görülmüştür.
Özellikle son yedi sekiz yıl içinde Amerikan helikopterlerinin yaptığı gece uçuşlarında sandık ve balyalarla militanlara silah, mühimmat, barınma ve sıhhiye malzemeleri attığı tespit edilmiştir.
Amerikalı askerlerin PKK elemanlarına askeri eğitim desteği verdiği bilinmektedir. İncirlik, koalisyon hava unsurlarının konuşlandığı bir üstür. Türkiye, İncirlik hava üssünü koz olarak kullanmak isteyince ABD’nin, PKK’nın Suriye kolu YPG’yi zırhlı unsurlarla karadan, uçaklarla havadan desteklediği, Türkiye’nin DEAŞ ve YPG’ye karşı vermek istediği mücadeleyi bu vesileyle sekteye uğratmaya çalıştığı görülmektedir.
Almanya
I. Dünya Savaşı’nda İngilizlere karşı verdiğimiz mücadelede ittifak halinde olduğumuz Almanya, II. Dünya Savaşı’nda az kalsın başımıza belâ olacaktı. Balkanlara kadar gelmiş olan Alman birliklerinin sınırlarımızı delme ihtimaline karşı Türk siyaset adamları ustaca politika uygulamış ve ülkemizin savaşa sürüklenmesine engel olmuşlardır.
Bugün için PKK terör örgütüne destek vermeleri, Almanya’ya sığınan FETÖ mensuplarını Türkiye’ye iade etmeyen Alman hükümetine konu defalarca hatırlatılmasına rağmen karşılık bulmamıştır. Türkiye bir yaptırım olarak İncirlik’te konuşlu Alman askerlerini ziyaret etmek isteyen Alman milletvekillerine giriş izni vermeyince gerginlik çıkmış ve halen de çözülememiştir.
Rusya
Her iki Dünya Savaşı yıllarında özellikle Kafkaslar bölgesinin emniyeti için kaygı duymuşsa da sıcak denizlere açılma politikası hırsı ve emperyalizm tarafından kuşatılma korkusuyla yaşamıştır. II. Dünya Savaşı’nda Boğazlarda üs istemesi gibi bir tehdit sergilemiştir.
Günümüzde eski yandaşı olan Suriye’de şimdi deniz üssü elde etmiş, hava unsurları yerleştirmiştir. Suriye olayları nedeniyle Rusya, ilk uzun menzilli füzelerini Hazar Denizi’nden Suriye topraklarında belirlediği hedeflere atmış, geçtiğimiz hafta da bu güç gösterisini Doğu Akdeniz’ de bulundurduğu iki gemiden fırlattığı füzelerle Rakka’dan Palmira antik kentine yönelen DEAŞ unsurlarını vurmuştur.
Sonuç
Bu noktaya gelinmişken Türk-Rus ilişkilerinin zarar görmesi her iki ülke açısından beklenmeyecek bir durumdur. Uçağını düşürdüğümüz Rusya, gelecek planları yapmış ve bazı ticarî müeyyidelerle konuyu fazla abartmadan geçiştirmiştir. Kırım’ın işgali ve ilhakıyla Ukrayna üzerinde uygulanan Rus politikaları nedeniyle Türkiye karşı tavır almış ise de bu tavrından şimdilik biraz uzak kalmış gibi görünmektedir.
Putin, Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşmasını fırsat bilmiş, S-400 karadan havaya füze sistemlerini satmaya çalışmıştır. Hatta bir demecinde Putin, “Türkiye ile aynı görüşte olduğumuz birçok konu var. Türkiye ile kilit konularda anlaşamasaydık ne Suriye’de ateşkes sağlanabilir ne de çatışmasızlık bölgeleri anlaşması yapılabilirdi” demek suretiyle Türkiye’yi yanına çekme veya yanında tutma çabalarını sürdürmektedir.
NATO’nun Türkiye üzerindeki uyarı ve baskıları ise devam etmektedir. Eğer Türkiye yeniden NATO bilinciyle hareket ederek Rusya’dan uzaklaşırsa işte o zaman Rusya’nın gerçek yüzünü göstereceği kaçınılmaz olacaktır. Türkiye’nin, içinde bulunduğu zorlu süreci orta vadede atlatamayacağını söylemek mümkündür.

Cengiz Baysu

Kuleli Askeri Lisesi’ni ve 1975 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirdikten sonra teğmen rütbesiyle başladığı askerlik hizmetini çeşitli kıta görevleriyle ifa etmiş ve 1998 yılında yarbay rütbesiyle emekli olmuştur. Birçok dergi gazetelerde araştırma ve makaleleri yayınlanmaktadır

Next Post

Bayramda çocuk sevindirmek

Cum Ağu 25 , 2017
Bayramların çocuklar için ne anlama geldiğini hepimiz yaşayarak öğrendik. Bir ayakkabı, bir pantolon, bir gömlek, alınan her hediyeyle bayram sabahına kadar birlikte uyuduğumuz günler oldu. Bu ramazan boyunca hedeflediğimiz bin ihtiyaç sahibi çocuklarımızı anlaştığımız mağazadan giydirme imkânı bulduk. Çocuklar kendi seçtikleri, kendi beğendikleri giyecekleri sevinerek seçme imkânı buldu. Gözlerindeki sevinç […]

You May Like

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: