HİNT HOROZU

HİNT HOROZU….


Gerçek bir öyküdür bu…uydurma değil…Kulakları Çınlasın,Yönetmen,Yazar Oyuncu ve TRT prodüktör lerinden, şimdilerde rahmetle andığım. Abim dediğim, Çetin öner’in …
Kütüphanemde oğluma imzalayıp verdiği “Gülibik”adlı kitabı geçti elime… .
ta 1978 lerden…
Mürekkebi solmuş okunmaz olmuş..
ama aşınmamış,sayfalar ve anlatımı taptaze..
Gözlerim doldu okuyup çevirirken…
Ve size anlatacağım,hikaye gibi ,yaşadığım
bir gerçek olay geldi göz önüme…
HİNT HOROZU…
“1978 lerin Angarası…Ben TRT de görevliyim..
Dışkapı semtinde bir evde oturmaktayım..
oğlum 5 kızım 3 yaşında..
kayınvaldenin annesine ait bir gecekondu bu…
hani dedimya,dayanışma..işte öyle bir şey..
ama kira vermekteyim…
Müthiş bir bahçesi,ayvasından narına,dutundan kirazına
üzümden armuduna her tür meyveler var…
Yemyeşil bir bahçe…
sade bana değil,gelene geçene yetecek kadar…,
hemde salkım saçak meyve vermekteler…
hani,birazda olsa,köy umuruyla yoğrulmuşum ya…
sayemde bakımlı bir bağ evi görünümünde.
ve bu haliyle bile herkesi hayran bırakmakta…
oğlumun köpeği,komşuların tavukları,horozları var..
Yumurta çok..
ama benim 5 tavuk olmasına rağmen
nedense yumurtamız yok..
nedeni kendi kümesimize değil, komşunun kümesine yumurtlamaları…
Komşu inat…dik adam…vermiyor yumurtaları…
Sorduk,soruşturduk..
Nedeni,bizde horoz, yani Bir Gülibik olmaması..
İzlemiş oğlum o küçücük haliyle…Kavramış durumu…
“-Baba biz yem verirken,komşu horoz ötüyor… ve kızgınca gelip bizim tavukların hem yeminden yiyo..sonrada onları döverek,bahçelerine götürüyor.
ben almaya çalışınca da,bana saldırıyo, beni gagalıyor…”
Anlaşıldı durum vahim…çocuklara saldırma ve gaga tehlikeli..
Üstelik her tür bakım benden..ama.
kadınlık ve yumurta başkasına…
anlaşıldı..
bir sömürü var…hemde cebren..vede faşistçe..
Vede tam mahalle kabadayısı..
bi baba Horoz mafyası…Vay hain..vay alçak…
Süleyman saylan alınmasın ama denizli Horozuymuş hemde cinsi…
Bu durumaTarafımdan el konulmalı…ama nasıl..
Eskiler bilir,özellikle Metin Devrim,
Dışkapı semtinin o zamanlar ünlü bir pazaryeri var…
Şimdiki ziraat fakültesi ile Dışkapı hastanesi yanı..
Angara ve köyleri dahil,bu pazara tüm semtlerden gelinir…
Aranan herşey vardır..eskicisinden,sebze ve meyvesine..
Takla, güvercinden tavukların her türüne…
Uzun demen sakın öyküye.
.okuyun dostlar…
Sonu çok güzel…
seveceksiniz…
O gün pazar alışverişini yapıp çıkarken,kıyıda ak sakallı, bir yaşlı amca
Tavuk satmakta…Canlı tavuk,horoz,ve civciv..
“Bende 5 tavuk var emmi…hemde günde iki kez yumurtlayan…cins tavuklar..
getirsem alırmısın…
-her yanım tavuk yeğen..alamam..
durumu anlattım hacı emmiye..sakalını sıvazlamadı bile..
Aha orda bi horoz var…Hint Horozu..al götür..ko tavukların yanına..
Eğer bi daha giderlerse komşuya,gel paranı geri verem ..
o horozda senin olsun…
Oğlum bana ben ona baktım..aldım HİNT HOROZUNU…
Boylu poslu…kaba ve iri…gri renkte bi uzun bacaklı horoz..
Bacağını iple bağladık bir ağaca…koyduk su ve yemini..
Bir iki tıkladı yemi,ama ne ötme,ne kanat çırpma ne bir ses..
Tık yok herifte…Tavuklarıda yanına bağladık verdik yine yem ve su..
5 adet fıstıkı tavuk,yem su ama,herif te yine kıpırdama yok…
Birden ortalık birbirine girdi..
Komşu horoz çit üstünde…kanat çırpıp,ötmekte…
çığlıklar atmakta,homurtular gırla gitmekte..inanın ben bile korkup
süpürgeyi siper alıp eve sığındım..
Beni fırsat bilip damladı Hintlinin yanına…döndü çevresinde…
gggooook…gıgggogok diye…
Hintli tek tek yem yiyo…ilgilenmiyo …
adam yerine koymuyor denizli çığırtkanını..
Birden Denizlili saldırıya geçti…
havada uçarak mahmuzlamaya başladı Hintliyi..
Hintli hala sakin…arada bir yem tıklıyor…ama doğrulmuyor bile…
Oğlum ağlamaklı,ben se şaşkın,izliyoruz camdan..
Tükenmiş bir umut ve ne iştir bu diye…
Denizlili devamlı,haykırıp saldırmakta,…
hintli savunurcasına hafif sağa sola dönmekte…
fakat bu kadar saldırıya,mahmuza rağmen yinede aldırmamakta… ,
Savaş alanı, tüylerin uçuştuğu,ve yerde küçük kan izlerinin belirmesiyle
daha da ilginç bir hal aldı…
Öyle ya iktidar savaşıydı bu…
Hatunlar ,mal mülk üzerine savaştı…
Egemenlik savaşıydı…
Var olma,ya da yok olma,yada soyun devamı savaşıydı bu…
Denizli horozu,son hamlesini yaptı havadan, yerden doğrulmakta olan Hintliye…
Bir uzak doğu savaşçısı gibi Hintli o havadayken attı mahmuzunu…
yakın planda gözlerimle zum yaparak gördüm bu vuruşu…
Amansız ve son bitirici vuruştu bu..
Ters düştü yere Denizlili…göğsü kan içindeydi…
koştum kavgayı bitirmek için elimde süpürge hazırlanırken,
Zor toparladı kendini ve öyle bir kaçtıki kendi çöplüğüne…
İnanın donakaldım yerimde…
Sakin , vakur,ağır başlı , telaşsız,işini iyi bilen,
silahını gerektiğinde ,doğru zaman ve yerde kullanan uzak doğulu,anadolu külhanının işini iki pençede bitirmişti…hermde bir daha asla gelmemecesine…
Hem hatunlarından oldu,hem tüylerinden hemde kibir ve ve kabadayılığından..
Öyle ya,herkes gücü ölçüsünde büyüktür ve el elden daima üstündür…HA YUMURTALARMI ONLAR ARTIK BİZE OĞLUMA KIZIMA VE KOMŞU ÇOCUKLARA KALDI..
selam ve sevgilerimle..
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın

22 Temmuz 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

AYASOFYA'YI CAMİ YAPANLAR 5 CAMİYİ VİLLA ARSASIYLA TAKAS YAPTI

Çar Tem 22 , 2020
Belediyenin Cami Ticareti; ‘Al Camiyi Ver Villa Arsasını’BELEDİYE CAMİ TAPULARINI VERİP KARŞILIĞINDA VİLLA ARSASI ALIYORSözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, AKP’li belediyelerin kaynak sağlamak için yeni bir model bulduğunu, bunun da ilk uygulamasının Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde atıldığını belirterek, “Kocasinan Belediyesi ile Milli Emlak Müdürlüğü arasındaki ‘Kayseri pazarlığı’ aslında ülkemizdeki ilklerden birisi. […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: