İKONA VE ALTIN

*İKONA VE ALTIN *


O,günkü gazete başlıkları hayli tedirgin etmişti ülkeyi..
Başbakan Demirel :

  • 70 sente muhtacız demiş…
    bir anda, şoka girmişti ülke..
    -Nası yani, diyenlerle, eyvah, battık, bittik, nolacak böyle diye feryat figan gırla gidiyor, her kafadan, öneri, ağızlardan binbir ses çıkıyordu.. TRT televizyonu,ülkenin, tek, yayın organı, haberi geçmiş ve koridorlarında ülkeyi nasıl bu durumdan kurtarabiliriz önerileriyle, koridorlar adeta fikir yarışına girmişti…
    -vayy be diyordular . Vayyy be..
    Bir anda araştırmacı gazetecilik öne çıktı, parlak fikirler, yazıya dökülüp,ciddi öneriye dönüşmeye başladı…haber kesimi program kesiminden ayrıydı… Birbirinin işine pek karışmaz, haber dairesi haberini yapar, program dairesi, programlar yapar, teknik, destek güç olarak sadece görevinden sorumlu olurdu…
    Öyle ya, TRT bir okuldu, hatta bir Üniversite gibiydi…memleket sorunlarından asla ayrı olamazdı, hatta tam içinde olurdu… Şimdide öyle oldu öneriler derhal masaya yatırılıp, 70 sen nt belasından nasıl kurtulur, düze çıkarız fikirleri tartışmaya açıldı…
    Ama bu şimdiki gibi herşeyi bilen, Bi kaç parti lerin özel seçilmiş, malum kişilerinşn ekrandan havanda su döğmesi şeklinde değil,gerçek, uzman, ekonomistler, davet edilip, katıldığı kurum içi, toplantılarında alınan kararları, programlaştırıp,derhal o konuda yayınlar yapmak şekline dönüştürüldü…birçok öneri üretildi.
    Örneğin bunlardan biri, tüm kurumlara ait, tatil, kamp alanlarını, yurt dışında çalışan ve tatil için ÜLKESİNE gelen işçi vatandaşlara tahsis edip, mark dolar girişini sağlamak gibi…
    Öyle ya bizim insanımız, şimdiki gibi lüks otel motel pansiyon vs yok,… Tek kalınacak yer devlet kurumlarına, ait kamp yerleri… Bizim insanımız, Hem, azı çoğa tutar, görmezden gelir, bazı eksikleri.. Şikayet etmez bırakır dövizi, döner geri…TRT olarak tanıtım, reklam filmleri hazırlar, yurt dışı TV lerde yayınlar, hem yabancı hem yerli tatilcilerin ülkemize gelmesini sağlarız. Sonrada, gelsin döviz, kurtulsun ülkemiz…
    Cazibesi olsun diye de iç turizmi canlandırıp, trenle doğu, güneydoğu, bölgelerine tatil turları, buna destek olarak ta illerimizi her yönüyle tanıtan, dikkat çekiçi, bir nevi turizm, propaganda filmleri yapılması önem kazandı, ve öneri, ilgili Bakanlıklara, ve ta Başbakana kadar iletildi… Tartışılmadan, ilk madde, yani, kurumlara ait tatil kamplarının, turistlere tahsisi reddedildi… Gerekçe, elde o kadar, kamp yeri olmadığı, var olanlarında , askeri amaçlı kullanıldığı için, bu nedenle tahsisi mümkün görülmedi…
    İkinci öneri, trenle iç turizm, gezileri, düzenlendi… İl tanıtımları ise vadeli işti… Ama yapılması da gerekli işti, zira ülkenin kendi insanına, il, il, kasaba kasaba, tarih, kültür, ekonomi, doğası kısaca her yönüyle tanıtımı önem kazandı…
    Ekipler, kuruldu ve bende, bir prodüktör olarak bu ekipte yer aldım,ilker bölümünde, bana, Çankırı, Tokat, Elazığ, Bingöl, Muş, Ordu, Giresun, Siirt, Bitlis, gibi Vilayetlerimizin her yönüyle tanıtımının yapılacağı, 25 dakikalık belgesel yapım düştü…deyim yerindeyse kollar sıvandı…
    Ekipler yola düştü, Anadolu kazan biz kepçe, o zaman ki, sayısı 71 olan, vilayetlerimizi ekrana taşıyıp, halkımıza tanıtmak, şehirler arası, ekonomik,ticaret, tarih, kültürel, gibi yönlerden bağı güçlendirmek amacıyla,film çekimlerine her koldan başladık… İlk planda doğduğum yer Niksar’ın vilayeti, Tokat’ı planıma aldım..çünkü, tarihi, kültürü, turizmi, ve her yönüyle Tanıdığım bildiğim yer,.. Birde ünlü mü ünlü bir Valisi var, daha önceden de tanıdığım bildiğim arkadaş olduğum Rahmetli, Recep YAZICIOĞLU…
    telefon ettiğimde, ve daha son ra Tokat’a, ekiple vardığımızda onu Tokat’ın ilçesi Reşadiye ‘nin bir köyünde, ilkokul yapımında,elinde mala, köylüyle birlikte sıva yapıyordu… Onu ve kişiliğini sanırım bu durum anlatır da artar..
    Ertesi sabah makam odasında,birlikte çekim planları yaparken, dikkatimi çeken en önemli şey makam odasının ortasındaydı masası.. Sağda giriş kapısı, solunda ise çıkış kapısı vardı ve her ikiside ardına kadar açıktı.. Hiç kapanmıyor du. Konuklar karşısına oturuyor, yüz be yüz konuşuluyordu.bize, her konuda yardımcı olmak üzere, yöreyi çok iyi bilen bir öğretmeni tanıştırdı…Uğur öğretmen ..harika bir kişilik ve mükemmel biri, yöreyi bilen uzman kişi…biz Hararetli iş durumu planı yaparken, bir saz sesi çınladı koridorda, başımı kapıya çevirdiğimde, elinde sazı, başında Bektaşi külahı,sigaradan sararmış çok uzun sakalı göğsünde…
    belliki boyalı, kapkara gür kaşlı, çok yaşlı , bir adam daldı, açık kapıdan içeri… Vali,
    -Buyur babaerenler, hoşgeldin diyerek davet etti…
    Babaerenler… Elinde sazı… Sert ve çok sinirli..gür Sakalını sıvazladı, bıyığını burdu,
    -kapın hep açık diye girdim…misafirin, çok önemliymiş, öyle dediler aşada…
    Vahtini çok almıyacam, şurda ki eski viraneyi kaldırıp, hökümet binasına ek yapıcamışın,yıkıntı yer, orası, benim çocukluğumda, zangoçun oturduğu yerdi, arkada da Bi kilise var biliyon…sana gizli bir sır diyeceğim emme sadece sana diyebilirim. Başkası duymayacak…
    Ben çıkmaya, hazırlandım, Vali işaret etti durdum…
    -O da bir devlet adamı babaerenler..
    Sırrı söyleyebilirsin dedi..
    Babaeren ikna olup bize yaklaştı,
    -,Vali beğ, biliyon ki hemen o yıkıntı yerin yanındaki bina benim…yaşım 88, Doğma büyüme burdayım..
    Çocukluğum hep burda geçti, o yıhıntı dedüğüm gibi, zangoçun eviydi, zangoçun Bi oğlu vardı.. Benim yaşıdım. Onunla oynarduk, biz.Biliyon Tehcirde getmek zorunda galdılar.. Ayrularken,zangoçun oğlu arkadaşım bağa dediki,
    -biz bu gece yarısı gidiyoh…Bi daha, gelemek, belki, ama gelirsek de bulurum, deyi kilisenin, her, Kıymetli şeyini hela daşının altına gömdük…dediydi.. bahtım şimdi greyder girmiş oruya.. İçim dayanmadı sana haber veriyim dedim…
    Rahmetli Vali Yazıcının şöyle bir yerinde yaylandığını gördüm telefonla, jandarma emniyet, müze müdürlüğünü anında harekete geçirdi gerekli emirleri verdi ve
    -Babaerenler bu önemli bilgi üstüne, bak bu arkadaşım, TRT cidir belki seni ekrana da çıkarır. Hazır sazın yanında Şu deyişlerinden birini dinlet bari bize…
    Babaerenler, beni süzdü,
    Başını önüne eğdi, ve geniş koltuğa yürürken,
  • Emir demiri keser, okuyah bahah beyim dedi..
    Ve oturdu,.. Koltuğa, bir mesel anlstırcasına,
    Önce, hikayesini anlattı, sonra dokundu sazın teline, bize Pir Sultandan o ünlü deyişini okudu..

*
Pir Sultan darağacına doğru yürüme ye başlar.
Hızır paşa emir verir.
“Herkes Pir sultanı taşlasin. Taş atmayanın boynu uçurulmuş bilesin.
Pir Sultanın uğruna yillarca mücadele ettiği halk Pir Sultanı taşlamaya başlar.
Taşlar Pir Sultana kadar gelmekte ama değmeden düşmektedir.
Pir’in musahibi Ali baba taş atmasa da can korkusundan Pir”e gül atar. Gül Pir’e değer ve yaralar. Kanlar akar Pir’in bedeninden.

Ve…. can dostunun bu hareketinden incinen Pir’in dudaklarından o an şu mısralar dökülür.
*
Şu kanlı zalimin ettiği işler
Garip bülbül gibi zar eyler beni
Yağmur gibi yağar başıma taşlar
Dostun bir fiskesi yaralar beni beni beni

Dar günümde dost düşmanım belli’oldu
On derdim var ise şimdi ell’oldu
Ecel fermanı boynuma oldu,
Gerek asa gerek vuralar beni beni beni
Yar beni beni beni
Dost beni beni beni

Pir Sultan Abdal’ım can göğe ağmaz
Hak’tan emrolmazsa ırahmet yağmaz
Şu ellerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun bir tek gülü yaralar beni beni beni…
*
Bir hafta sonra, TRT haber geçiyordu saat 20 de.. *TOHAT’TA, enkazı kaldırılan bir binanın tuvalet taşının altından, kiliseye ait olduğu sanılan, ikonalar ve 175 adet, Roma, Bizans, devrine ait altın paralar bulundu….
Bir başka TAŞKIN’CA gerçek öykülerinde buluşmak dileğiyle hoş kalın hoşça kalın…
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
03 Ağustos 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

ORDU'DA BİR MAHALLEYE KARANTİNA

Pts Ağu 3 , 2020
ORDU’DA BİR MAHALLEYE KARANTİNAOrdu’da, korona virüsü (Kovid-19) ile mücadele kapsamında bir mahalle karantinaya alındı. Ordu Valiliği’nden yapılan açıklamada, Akkuş ilçesi Çayıralan Mahallesi’nde çeşitli sebeplerle yapılan testler sonucunda, korona virüs vakalarının tespit edilmesi, olası vaka ve bunların temaslıları sonucu ev karantinasında bulunan kişilerin olduğu bildirildi. Bu kapsamda korona virüs salgınının kontrol […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: