KAŞAR

*KAŞAR *
Sevgili DOSTLAR… Bu günkü yazımın konusu… KAŞAR… Kaşar derken herkesin sevdiği bir peynir türü olan kaşarla ilgili yazım..Bir dostum çok sevdiği, bir peynir olan kaşarla ilgili paylaşım yapmış… paylaşımını,okudum, ve bilgi dağarcığımda bulunan,bilgiyi, ukalalık saymasın ,dostum, ben aracıyım, Buraya yazacağım…evet dağarcığımda kalan bi bilgi bu…dediğin çok doğru, pastırma, yoğurt, peynir, gerçekten bir Türk buluşu imiş…


Kaşar senin dediğin gibi, kökeni yahudi olan bir kız.. önemli olan kaşar ve
Kaşarın öyküsü ise hayli ilginç…
Kaşar, Balkanlarda bulundu…. Osmanlı himayesinde, Balkanlı Yahudi kökenli bir, Köylü, peynir yapmaktadır. Her gün peynir yapmak için sütü kazana doldurur…
Ve ateşin üstüne oturtur.. o gün semt pazarı vardır… 8-9 yaşlarında kızıyla birlikte geçimini süt ve süt ürünlerinden sağlamaktadır. Pazarı yapıp malları satayım der hazırlanır… hava sıcaktır..
Birden aklına peynir yapacağı kaynamakta olan ocaktaki yeni süt gelir.. Her şeyi hazırlar ve kızına derki – – Ben bi koşu pazara gidip şu peynir ve çökelikleri satıp geleyim, sen sütü ağır ağır karıştır, peynir MAYASINI, süt kaynayınca içine at, yine karıştır, benim sana öğrettiğim gibi eksiksiz yap…
aman bırakma… haftaya peynir yapamayız, ve aç kalırız…. Kızını sıkı tembihler işte şu kıvama gelincede kazanı ateşten al. Der..
Kız
-Peki baba der ve geçer kazanın başına başlar karıştırmaya, babası hazırlanır ve hızlı bir şekilde düşer yola ve gider pazara…
Bi yağmur bi güneş, derken zaman uçar gider, şansa müşteri de gelmez, bekler pazarda, adam..
Aklı da köydedir.
Ama napsın, satmadan da dönemez ki..
Çocuk bu biraz, karıştırır, yorulur, zorla yine karıştırır, derken bi uyku gelirki, artık dayanmaz, ateşin başında,. Uyuya kalır vesselam…
Uyandığında ise oda ne,.. peynir değil, sanki olmuş taş… Bi katı şey…
çeker kepçeyi alamaz..
Zar zor ocaktan alır kazanı…
Ne mümkün, kepçeyi çıkaramaz…
peynir değil, kaskatı hiç görmediği bi şey olmuş çkazanda….
Eyvah babam döver beni deyip kaçar oradan gider saklanır samanlığa..
Babası döner, bi,komşusuyla..
doğru kazanın olduğu ocak başına gelirler…
Adam, Olduğu yerde kalakalır, durumu
görünce..
Başlar dövünmeye, bağırıp çağırmaya, gitti bunca emek, neyleyim ben deyip, kızına bağırıp çağırmaya, .komşusu çöker kazanın başına,.. bakar içindeki kalıp gibi duran sarı nesneye… Bastırır parmağını. Bi şeye benzetemez… Cebinden çakısını çıkarır, keser ve ağzına götürür bir parçayı tadar…yer,
inanamaz, hoş bir lezzet alır..
Bağırır,
-Dur komşu kes dövünmeyi, bide sen ye bak şunun tadına,…
adam alır .. . Tadar.. Harika bişey,..
Komşu sorar yav sen buna ne Kattın da böyle oldu acaba..
Adam her zaman ne yaptıysam peynir için o. Der..
Adam bunda Bi hikmet var.. Heç böyle Bi durum şimdiye kadar olmadı,
Görmedik.
adam
-acaba benim kız, Raşel başka bişey mi kattı ki içine der…Ki kız akıllarına gelir, başlarlar döne döne küçük kızı aramaya. Bulurlar,.. korkmuştur yavrucak..
Tirtir titrer… Başından sonuna dek
Tüm olanları yaptıklarını anlatır heyecanla küçük kız..
ADAM ve komşu, kalıp halinde çıkarırlar kazandan yeni ürünü.. tekrar tutarlar pazarın yolunu.. Yahudi geleneğinde her ürünü mutlaka haham tadar ve yenilir nitelikteki ürüne kachel *der ve o zaman ürün, ancak satılabilir.. O gün Her kim tadarsa bu ütü den, kiloyla alırlar… Tezden biter…köye döner ve yeniden uygulamaya başlar ama, o kıvamı Bi türlü tutturamazlar… Bi yanlışlık yada eksiklik vardır ama ne.. Tekrar sorgularlar, kızı.. kız, mayayı attım içine, çok atmışım, tuz ekledim, karıştırırken uyuya kalmışım.. Uyandığımda öyle olmuştu..

İŞTE O uyku zamanı, karıştırmanın uzunluk, kısalığı, durması ve belli ısıyla ortaya çıkan ürün.. Yani kaşar, bi tesadüf ve bir denemeler sonucu bulunmuş,oradan da, dünyaya yayılmıştır..daha sonraları, daha da geliştir ilmiş ve bu günkü, kaşar peyniri sofraların en güzel tadı ve peyniri olarak yerini almıştır.

RAHMETLİ, büyük sanatçı, oyuncu, 10 parmağında on marifet, devlet tiyatrosu sanatçısı,oyuncu, yönetmen ERGUN UÇUCU, o güzel ses ve mimikleriyle bunu Benim 1980’ler de yaptığım.TRT deki Dağarcık* adlı dizi programımda anlatmıştı..
Ruhu şad olsun…işte böyle, aziz dostlar, bazen öyle tesadüfler vardır ki,bulunuşu,tüm canlılar, özellikle de insanlık içindir…
Kalın sağlıcakla…
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
26 Temmuz 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

TBB'DEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA İSTİFA ÇAĞRISI

Paz Tem 26 , 2020
TBB’DEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA İSTİFA ÇAĞRISI Türkiye Barolar Birliği Ayasofya’nın cami yapılmasından sonra yapılan ilk cuma namazı şovunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e isim vermeden hakaret Diyanet İşleri Bakanı Ali Erbaş’a yayınladığı mesajla tepki gösterip istifaya davet etti. TBB Yaptığı Açıklama da Şöyle Dedi:”Mustafa Kemal Atatürk, […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: