KİR

*KİR *
**
BİR ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN VARDI..
BİZİM GENÇLİĞİMİZDE,
HARİKA ŞİİR YAZARDI..
BU GÜZEL ÖYKÜDE ADI VAR
DOĞRUMU BİLEMEDİM…
ZÎRÂ KOPYALA, YAPIŞTIR, SİL,YAZANIN ADINI,
KENDİNİ YAZ PAYLAŞ, MODASI VAR…
VEBALİ YAPANIN BOYNUNA.


Başkentin Hamamönü semtini bilenler anımsar….
Doğumevinden Samanpazarı’na doğru giderken ,tarihi bir hamam vardır…
O semte adını vermiştir bu tarihi HAMAM…
Semte bu nedenlede Hamamönü denmiştir… Şimdilerde, o eski Ankara evleri restore edilip, mükemmel konaklar, haline geldi ve şehrin en güzel kültür merkezi oldu İşte bu öyküm, o hamamın tam karşısında bir meyhanede, bizzat tarafımdan yaşandı…
biz o zamanın ki yıl 1967 yeni gençleri, Mamak’lılar pek sık uğrardık o meyhaneye..
çünkü, paramız şaraba yeterdi.. Tabi varsa aslanbdütğde olurdu bazen.. .çünkü, istediğimiz şarabı, ucuz, ve kalite mezeler eşliğinde içer, keyflenir, çeşitli, maceralarımızı,bize komik ve ilginç gelen yaşanmışlıklarımızı,.aşklarımızı, velhasılı, en güzel fıkralarımızı anlatır felekten bir gün çalardık.. Felekten gün çalmak..
meyhaneye gitmek için bir parola gibiydi arkadaşlarımız arasında.. Arkadaş derken ya 3 kişi olurduk yada 4…
fazlası olmazdı..
Çünkü kafadengi arkadaşlarla içilirdi içki..Ve yine içkiyi kaldıdrabilecek olgunluk ve nitelikte olmalıydı arkadaş. ..kadeh dostluğu, racon buydu.. Yine bir felekten gün çaldığımız, hamamın karşısındaki AGORA meyhanesinde en köşede, kuytu bi yerde olan masamızda,anlatılan fıkralarda esprilere, gülerek şarabımızı yudumlarken, yan masa da oturan, bizden yaşça büyük,oldukça zayıf bir kişi masamıza geldi,
ve elindeki kadehi kaldırıp
-Gençler şerefinize içiyorum dedi..
bizde kaldırdık kadehleri ve buyur ettik masamıza..
teşekkür etti ve oturdu..
tek tek süzdü bizi..

  • o kadar güzel bir masanız varki, tek oturmayı istemedim..ve size, neşenize katılmak istedim..
    tekrar şerefe gençler..
    -Hep birlikte şerefe diyip birer yudum aldık…
    bardağını masaya bıraktı ve dediki.
    _eğer uygun görürseniz bir hikayede ben anlatayım size…
    dün gece hiç tanımadığım bir arkadaşla şu masada oturduk.. Bura kalabalıktı yer yoktu ben onun masasına aynen böyle müsaade istedim oturdum hiç tanımadığım biriydi…öteden beriden konuştum, beni dinledi ama hep birşeyler yazdı kağıda.. Arada Bi ha evet, tabi dedi, o kadar..
    ben siyaseti severim..yine memleketi kurtarmak üzere konuşmalarımı yaptım..beni dinledi dinledi.sonra dediki dur..
    durdum… Kağıdı katladı cebine koydu,
    .Dedi Kİ DOST KUSURA BAKMA SENİ DİNLEDİM…BŞR İKİ LAFTA BEN EDECEĞİM. HATAM OLURSA AFFET…..
    ÇÜNKÜ ÖYKÜ BU… İÇİ DE BÜYÜK BİR KISSADAN HİSSE VAR.
    gençler
    ŞİMDİ O ÖYKÜYÜ BENDE AYNEN SİZE NAKLEDECEĞİM..
    HANİ BEN SİYASETTEN SÖZ ETTİM YA, O DA BU KISSAYLA BANA BÜYÜK Bİ HİSSE VERDİ..
    hikaye şöyle gençler…
    DEVLET’LÜ Bİ SADRAZAMIN HAMAM HİKAYESİ BU…
    DİYEREK
    TEKRAR KADEHİNİ KALDIRIP SÖZE GİRDİ..

Günlerden bir gün
Hamama gideceği tutmuş,
Sadrazam hazretlerinin..
Bir yanında birinci veziri,
Bir yanında ikinci veziri,
Bir yanında üçüncü veziri.
Sonra efendime söyleyeyim
Peşkircibaşı,
Nalıncıbaşı
Sabuncubaşı
Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile…
Peştamal takıp girmişler hamama.,
Geçtmişler kurnaların başına….
Üçer beşer, yayılmışlar kurna başına.
Sadrazam derseniz
Yan gelip yatmış en ortadaki göbek taşına..
Memleketin en ünlü tellakları
Sarmışlar dört yanını
Kimi elini kapmış, kimi bacağını,
Bir keseleme sürtme faslı başlamış ki anan Allah…
Donunda,böyük bi bahşiş var ya…
Tam on iki saat
On iki ünlü tellak
İncitmeden keselemişler,
Hazretin mübarek vücudunu…
Öylesine kir çıktı ki sormayın
Her biri nah baş parmağımız gibi
Aman efendim bu ne kır böyle
Demeye kalmamış,
Keselerin altında eriyip gitmesin mi
Koskoca sadrazam…
Bütün maiyet erkânı yerinden fırlayıvermişler,

  • Nettünuz lan devletliyü..?diye çığırıp,
    Sille tokat girmişler tellaklara…
    Tellaklar cevap vermiş yana yıkıla, :
  • Biz yıkadık, keseledik.
    Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik.
    Suç bizde değil..!
    Neyleyelim
    Kir bitti
    Sadrazam elden gitti..!
    demişler…
    Bende böylece aldım dersimi..
    Giderken dediki, senden ricam, bu kıssayı, sen gibi
    SİYASET sevenlere anlat emi…
    Gitti..
    meyhaneciye sordum..
    -bu önemli kıssayı nakleden benim o akşamki masa arkadaşım, kim diye,
    şair ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN mış….
    -hadi bana eyvallah dedi ve kalkıp o da gitti..
    Bakıştık…
    evet güzel bir öyküydü…
    ben anlatandan dinledim…
    açıkcası doğrumu değilmi diye hiç düşünmedim..
    çünkü, Şair Ümit Yaşar’ın olsun yada olmasın, mükemmel bir kıssaydı..
    Dağarcığıma koydum.o gün bu gündür..fırsat buldukça her uygun bi yerde, taşı gediğine koymak için felekten bir gece, çalarken de çalmazken de anlatırım..
    Tıpkı siz dostlarımla paylaştığım gibi….
    Hoş kalın Hoşçakalın..
    TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
    22 Ağustos 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

ozgurifade

Next Post

İYİ PARTİ'DEN TEPKİ: 'MÜJDE' DUYURUSUYLA 3 GÜNDE BORSA'DA KİM KÖŞEYİ DÖNDÜ?

Per Ağu 20 , 2020
SPK, BORSA SPEKÜLASYON SUÇ DEĞİL Mİ !İYİ PARTİ TEPKİ : ‘BU MÜJDE ENERJİYSE, BU BİLGİYİ SIZDIRMAK AĞIR SUÇTUR,,‘Müjde’ dedi ‘İşin Rengi Değişti’Kalyon Enerji’nin fabrika açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cuma günü bir müjdeyi açıklayacağını belirtti. Erdoğan “Cuma günü inşallah milletimize bir müjdeyi vermekle karşı karşıya olacağımızı düşünüyorum. Cuma günü […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: