MESELE HASTANE DEĞİL, MESELE SOYULAN BİR ÜLKE

‘Yandaş Müteahhitlere ve Yabancı Şirketlere Ödenen Dolar’lı Kira Bedellerini TBMM’sinden de, Milletten de Saklıyorlar’
Peki bu büyük pastadan kimler pay alıyor? Şehir Hastanelerinin bir yıllık kirasıyla 150 yataklı 64 hastane yapabiliyorken neden 25 yıl boyunca kira ödediğimizin cevabını kim merak ediyor?

AKP yandaşı sermaye gruplarının yanında geleneksel sermaye grupları, uluslararası sermaye ve finans tekellerinin de ihya olduğu görülüyor. Bir ucunda Dünya Bankası tasarımının durduğu model General Electric, Siemens gibi ‘sağlık teknolojisi’ tekellerinin kısa sürede büyük kazançlar elde etmesini sağlarken Rönesans, Akfen, IC İçtaş, Türkerler, GAMA’nın yanısıra Fransız ve İtalyan taahhüt şirketleri de kazanıyor.

İhalesi yapılmış, inşaatı tamamlanmış ya da tamamlanmak üzere olan 21 hastanenin yüklenici firmalarına bakıldığında birkaç grubun öne çıktığı görülüyor. Çeçen ailesinin IC İçtaş’ının “kardeş” kuruluşu CCN Holding, Putin-Erdoğan arasında “denge bulucu” kimliğiyle de bilinen Erman Ilıcak’ın Rönesans Holding’i, AKP iktidarının ilk dönem özelleştirmelerinin “jokerleri”nden Akfen Holding, tam anlamıyla bir AKP dönemi “yükseleni” YDA İnşaat ve içinde AKP dönemi “yükseleni” Türkerler, geleneksel taahhüt sermayesinin tipik temsilcisi GAMA ve uluslararası teknoloji tekeli General Electric’i barındırdığı için bir tür “üçü bir arada” olan Türkerler-GAMA-GE ortaklığı.

Meridiam, Astaldi, INSO Sistemi gibi Fransız ve İtalyan ortaklar, Singapurlu PSA, global otel zinciri Accor, Dünya Bankası’nın özel sektör finansmanı yapan kolu IFC, Avrupa Yatırım Bankası gibi kuruluşlar rol üstlendi. Yerli yandaş firmalarla birlikte yabancı şirketler de bu saadet zincirinde her yıl dolar bazlı kira gelirleriyle ihya edildi.

BEŞ YILDA 23 MİLYAR 269,5 MİLYON LİRA AKTARILACAK
Sağlık Bakanlığı’nın 2019-2023 yıllarını kapsayan beş yıllık Strateji Planı’na göre bütçenin en büyük kara deliklerinden şehir hastaneleri için bütçeden ayrılan pay her yıl katlanarak büyüyecek.

“Şehir Hastanesi Modeli ile sağlık hizmet sunumunu güçlendirmek” hedefine ulaşmak için yapılacak harcamanın beş yılda dört kat artarak 23 milyar 269 milyon 554 bin TL olması öngörüldü. 2019 yılı bütçesi 48 milyar 891 milyon 633 bin TL olan Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılına ilişkin bütçe tahmini 83 milyar 180 milyon 273 bin TL olarak belirlendi. Bakanlık bütçesinin beş yıl sonra ulaşacağı büyüklük tahmini 2019’a göre iki kat bile olmazken “Şehir Hastanesi Modeli ile sağlık hizmet sunumunu güçlendirmek” hedefi için yapılacak harcamada dört kat artış öngörüldü. Planda şehir hastanelerinin hizmet sunumu iç in 2019 yılında 6 milyar 190 milyon 902 bin TL olan tutar 2023 yılında 23 milyar 269 milyon 554 bin TL olacak.


Sır gibi saklanan şehir hastanelerinin kiraları…
Sözleşmeler döviz üzerinden yapıldığından, devletin ödediği kira başta ödenen rakamın 4-5 katına kadar çıktı. Akıl dışı durum bununla da sınırlı değil.

Bir süredir Şehir Hastaneleri ile ilgili yazılar yazarak kamununun uğratıldığı zararın izini süren Cumhuriyet yazarı Tuncay Mollaveisoğlu, TBMM‘den bile saklanan Şehir Hastaneleri’ne ödenen kira bedellerini açıkladı.

Döviz üzerinden yapılan sözleşmeler nedeniyle kira bedellerinin ulaştığı fahiş oranlara dikkat çeken Mollaveisoğlu, bir başka skandalı daha açıkladı. Şehir Hastaneleri’nde kullanılan kimi sağlık cihazlarının yeterli bulunmadığı için söküldüğünü belirten Mollaveisoğlu, bu cihazların yerine ise devlet hastanelerinden sökülen cihazların konulduğunu iddia etti.

Tuncay Mollaveisoğlu’nun konuyla ilgili çarpıcı yazısı şöyle:
TBMM’den saklanan, KİT Komisyonu ve hazineden gizlenen, bakanlıkların top gibi birbirlerine attıkları, Sayıştay denetiminden kaçırılan şehir hastanelerinin, sözleşmelerden kaynaklı mayıs ayı itibari ile ulaştıkları kira rakamlarını açıklıyoruz. Şehir hastanelerinde milyarlık kira artışları…


Şehir hastaneleri:
Kim kazanıyor, kim kaybediyor?
Şehir hastanelerinin halka maliyeti şehir efsanesi haline gelmişti…
Cumhuriyet’te yer alan haber selimizle son iki yazıda bu maliyetleri gözler önüne serdik.

“Kral çıplak” dedik…
Konu ile ilgili hükümete, Sağlık Bakanlığı’na ve müteahhit şirketlere “yanıt hakkı” verdiğimizi ifade etmemize rağmen şu ana kadar gündeme getirdiğimiz konularla ilgili bir açıklama yapılmadı.

Bugün devam ediyoruz…
Düşünün, müteahhit hastaneyi yapmış, bina beş yıldızlı otel gibi, ancak içine koydukları teknik cihazların teknolojisi eski ve cihazlar kullanılamaz durumda… Bazı şehir hastanelerindeki teknik donanım, kapattıkları devlet hastanelerinin bile gerisinde…

Normal şartlarda müteahhitle ilgili soruşturma açılması, bu hastanelerin eski teknoloji ve sözleşme dışı bir donanım ile neden teslim edildiğinin sorgulanması gerekirdi. Vatandaşın boğazından kesip ödediği vergilerle yapılan bu hastanelerde kamunun hakkı ne aranıyor ne de korunuyor!

Yapılan tespitlerden örnek vereyim:
“(…) müteahhidin teslim ettiği anjiyo cihazının, ameliyat masaları ve anestezi cihazlarının üretimlerinin sonuna geldiği, 20 yıl öncesi teknolojileri olduğu, dünyada kullanılmadığı… solunum cihazlarının yeni doğanlar için uygun olmadığı, ultrasonografi cihazlarının teknik yetersizlik nedeni ile hastane depolarına kaldırıldığı…”

Peki, “hizmete hazır” denilerek teslim edilen bazı şehir hastanelerindeki uygun olmayan cihazlar depolara kaldırılınca yerlerine ne getirilmiş? Bu sorunun yanıtı da ayrı bir skandal… Çünkü eski ve eksik malzemelerin yerine, kapatılan devlet hastanelerinden sökülen cihazlar getirilmiş! Devlet hastanelerinden cihaz söküp getirecekseniz, şehir hastanelerini yalnızca binası için mi yaptınız?

Sözleşmelere göre hastaneleri teknik donanım dahil teslim etmesi gereken müteahhitlere, eksik ve eski donanımdan kaynaklı yaptırım uyguladınız mı? Kamu hastanelerinden söktüğünüz cihazları hangi kanuna dayanarak şehir hastanelerine taşıdınız? Bu cihazları sattınız mı, kiraladınız mı, hibe mi ettiniz? Çok sayıda soru var, yetkililerden yanıt bekliyoruz.

Bitmedi…
Kiraların ulaştığı astronomik rakamlar…
Şehir hastaneleri ile ilgili “ulaşılması imkânsız” bir başka konu, bu hastanelere devletin yıllık ne kira ödediği ile ilgili…

Prof. Dr. Duran Bülbül, Sayıştay raporları, mali analizler, yatırım programları, bütçe ödemelerinden yola çıkarak, iğne ile kuyu kazar gibi bir inceleme raporu hazırladı. Bu raporda yer alan ilk kira bedelleri ile kur farkının yansıtılmasının ardından bugün gerçekleşen kira bedelleri arasında devasa uçurumlar var!

Örneğin:

Ankara Etlik Şehir Hastanesi, devlete 319 milyon TL yıllık bedelle kiralandı. Sözleşmelere göre üç ayda bir kur farkı kiraya yansıtılıyor. Mayıs ayı kur hesabı ile hastanenin yıllık kiralama bedeli 1 milyar 376 milyon liraya ulaştı!

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, 289 milyon TL yıllık bedelle devlete kiralandı. Hastanenin bugün ulaştığı yıllık kira 1 milyar 103 milyon 885 bin TL.

Elazığ Şehir Hastanesi, 94 milyon 837 bin TL bedelle yıllık olarak kiralandı. Bugün kiranın ulaştığı rakam 374 milyon 526 bin TL…

Adana Şehir Hastanesi’nin, 137 milyon TL yıllık kira bedeli, bugün 535 milyon 251 bin TL’ye ulaştı.

Yozgat Şehir Hastanesi, 44 milyon TL bedelle kiralandı, bugün kur farkı yansıtılarak kiranın ulaştığı rakam 168 milyon 931 bin TL…

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi… 242 milyon yıllık kiralama bedeli mayıs ayı itibari ile 940 milyon TL!

Hastanelerin bir kısmı faal, bazılarının yapımı sürüyor. Şehir hastanelerine ödenen yıllık kira bedelleri ile devletin kendi hastanelerini yapabileceğini daha önce açıklamıştık.
Devlet kendisi hastane yapmak yerine neden müteahhitlere bu alanı devretti.
Şehir hastanelerine yer açmak için devlet hastaneleri neden kapatıldı?
Müteahhitlere ayrıcalıklı, fahiş kiralama hizmetleri neden ve nasıl sunuldu?

25 yıl boyunca ticari alanlar ve görüntüleme, yemek, temizlik gibi birçok hizmeti müteahhitlere veren hükümet, neden bu faturaları denetlemiyor? Aynı iş ve hizmetler neden farklı fahiş fiyatlarla fatura ediliyor?
Tüm alt hizmetlerde verilen garantiler, bu hastanelerin hasta garantili olarak ihale edildiğini gösteriyor. Neden?

Kamunun, vergi verenin, devletin, şehir hastaneleri ile kazancı nedir? Devlet neden kendi hastanelerini kapatıp özel şirketlere kiracı duruma düşürüldü?
Müteahhitlere sunulan ayrıcalıkları ve gazetemizde 3 haftadır gündeme getirdiğimiz soruları yanıtlamanızı bekliyoruz.
Değerli Okur;
Bir kez daha soralım;
Kim kazanıyor, kim kaybediyor?
13 Mayıs 2020 / ÖZGÜR İFADE

KAYNAK ve ALINTI: Tuncay Mollaveisoğlu-Cumhuriyet , gunlukbakis.com, sol.org

ozgurifade

Next Post

AKP'LİLERİN YENİ SİLAHI CİMER

Çar May 13 , 2020
‘Muhalefeti Tehdit Aracına Döndürdüler’15.04.2020 tarihinde Burdur Belediyesi hakkında CİMER üzerinden yapılan “Burdur Belediyesinin Tıbbi Cihazlar Yönetmeliğine göre izin almadan kendi iş atölyelerinde maske diktirdiği” iddiasını içeren şikayet başvurusu yapıldı. Yapılan şikayeti ülkenin içinde bulunduğu salgın gerçeğini ve hala hazırda bir çok belediyenin halka yardımcı olmak adına kurdukları dikim atölyelerinde maske […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: