MÜZELER DE Kİ TARİH

MÜZELER DE Kİ TARİH
Ben,
Televizyon, program yapımcısı ve yönetmeni, gazeteci kimliğimi bırakın Bir yana,tarihimizi, TV dizilerindeki, uydurma, hayali senaryolardan değil, bizzat,Anıt, anı kitapları,yaşayan kişiler ve bilenlerle, röportaj, belgeler,den öğrenirim..

Ve bunları, en önemli yer olan müzelerden öğrenmeyi yeğlerim… Çünkü bu saydığım şeyler, olayın gerçekliğini ve onun asıl tarihinin bizzat,kendisidir, yaşamıştır , içinde, barındırır asırlarca, saklamaz, anlatır.. Hatta kıyısına kenarına,kısa özetle düşülmüş, notlarını, okuduğunuzda,ne olduğu hakkında sizi aydınlatır…

bir araştırmacı, yazar kişi olarak, benim ana meskenlerim çoğu zaman, dediğim gibi,doğa, bu tarihi ören yerleri, mezar taşları, anıtlar,kütüphaneler, anı kitapları, müzeler,yani tarihi yaşatan ve yaşayan tarihler ile tarihi kişilerdir… Bunları bilmek öğrenmek,o kadar önemli mi ki derseniz, , elimin tersiyle sizi iteler,slz henüz, bir insan olamamışsınız,derim. bilincinizi yoklayın, evriminizi tamamlayın öyle bu soruyu sorun ve konuşun,derim. az da olsa, okuyor ve yazabiliyorsanız, ben gibilere kulak verin derim.. yada benden uzak durun derim…kursnın ilk ayeti dir ikrayani oku.. AcBa niye, bu sadece kuranı omumajmıfır sizce yoksa önce okumatı öğren ve oku mu demektir.? Bence önce oku derken kastedilen, sen bil, sen öğren önce, başkasının naklinden öğrenme demektir.. İdmanında, İslamında ilk şartı *oku” *ikra*dır.

Ömer Seyfettinin bir kitabında çocukluğumda okumuştum…
*Tarih ezeli bir tekerrürdür *diyordu..bir yerinde.. Gerçekten, tarihimizi okudukça bunun böyle olduğunu ve hep ders alınacak gerçek olayların tarihçe not düşüldüğünü,onlardan ders alındığında başarılı olunduğunu,gördüm..

Yoksa, sadece hezimet ve yenilgiyi gördüm…
padişahın, kralın, yada başta kim varsa onun emrinde ve isteğine göre, maaşlı, katibi, şairi, vaka nüvisti,yani günü birlik olayları keyfine göre yazmak değildir Tarih…

KURUCU Lider M. KEMAL ATATÜRK’ÜN dediği gibi

  • tarih yazanlar, tarih yapanlara sadık kalmalıdır*… Ki o tarih bir işe yarasın… Zaten, sizce de, gerçek ve doğru olan bu değilmi.. İşte böylesine önemli bir mevzudur tarih.. onu çocuklarınıza,sevdşrelim, gençlerimize, bir masal tarzında, ama gerçekleriyle anlatalım ki, kendilerini bulsun, evrimlerini tamamlayabilsinler… sizede vatanada hayırlı evlat olsunlar , tarih bilinci bunun için önemli, dostlar,adam ol ak için önemli.. ve dediğim gibi geçmişimiz bu bilinci çocuk ve gençlerimize anlatacak milyonlarca olay ve yaşanmışlıklarla dolu,… Bunlardan sadece biri, bu anlatacağım olay….hayli önemli…çünkü dünya, hiçte öyle laylaylom yaşanası bir yer değil.. Dost varsa, düşmanda var. Tüm mesele yaşamak için, önce, toprak, vatan, ve orda ayakta durabilmek, yiyip içebilmek için karnını doyurmak, geleceğini hazırlamak
    gerek.. Dedşnyaxdıst var düşman var, bunun için de o toprağı, , vatanı korumak var…Bir
    müzede gördüğüm, Bir askerin resmi ve üniforması bunca yazıyı yazmamın nedeni,

EY HIRSIZLAR, ARSIZLAR, YÜZSÜZLER, DÖNEKLER, MİLLETİN CEBİNE GÖZ DİKEN İHALECİLER, BU FOTOĞRAFA İYİ BAKIN!

ALBAY SÜLEYMAN FETHİ Bey’e ait bu resim ve bu kanlı üniforma…

14 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’e asker çıkaracağı kesinleşmiş, Yunan askerleri Küçük Asya’ya ayak basmak için sabırsızlanıyor..

Askerlik dairesi başkanı Albay Süleyman Fethi Bey, bu duruma karşı olduğu için silahla karşılık vereceğini söyler…
Yunanlılar O gün için cesaret edemezler karaya çıkmaya, beklemeye başladılar…

15 Mayıs 1919…
İstanbul’da tahtında saksı gibi oturan ve sadece saltanatını kurtarmaya çalışan son padişah Vahdettin Efendi ve onun sadrazamı Yunanlılara karşılık verilmemesini, askerin Kadifekale’de toplanmasını, silahlarının ellerinden alınmasını isterler…

Emir yerine getirilmiştir.. . Asker kışlaya toplanır.. Yunanlılar,artık, hayatlarını garanti altına aldıklarını düşünüyorlardır
Oysa, İzmir için için kaynamaktadır çünkü, Vatanseverler teslim olmayı gururlarına yediremiyorlar, yer yer örgütlenerek silahlaniyorlardır…
Hasan Tahsin içlerinde en hızlısı ve ateşlisiydir, ki, elindeki tabancayı Yunan bayraktarına doğrultup ateşler.. Karşı ateşle,
Hasan Tahsin oracıkta şehit edilir. Ama ateşlediği tabancanın alevi ise, bütün EGE’yi sarmaya başlar.. . Ödemiş’te kısa sürede bir silahlı milis gücü oluşturulur ve adına KUVAYI MİLLİYE denilir.
İşte o gün; yani 15 Mayıs 1919’da, Yunan askerleri,
Albay Süleyman Fethi Beyi yakalarlar ve tutukladılar. Üzerinde üniforması vardı. Rütbelerini sökmek istediler:
Direndi..
“Onları sen takmadın ki sen sökesin!” diye karşılık verdi…
Yunan askerleri arasında yürütülerek kollarını kaldırıp “Zito Venizelos” “Yaşa Venizelos” diye bağırması istendi… Karşı durdu, bağırmadı, bunu Yapmayınca da defalarca süngülenerek alçakça şehit edildi…
Aşağıda fotoğrafta gördüğünüz üniforma, Albay Süleyman Fethi Beyin şehit edildiği gün üstündeki üniformadır. Süngü izleri bu cinayetin en büyük kanıtı olarak hala biraz önce işlenmiş gibi taze duruyor…

Karın bölgesinde yayılmış kanı… Kurumuş…
Bu üniforma Harbiye Askeri Müzesindedir…
Onu 1980 yılında, “Mehteran* adlı 2 bölümlük belgesel çekerken not almıştım.filminş yapamadım zaman yetmedi, ama Nasip yazısını yazmakmış, hiç olmazsa bunu yaptım. Mutluyum.
Şimdi bu ülkenin kanını emenler,ülkeden parça kopsrmayacyeltenen hainler, ormanlarını yakanlar, nehirlerini kirletenler, halkın cebine gözünü dikenler, rantçılar, yağmacılar, milletin iliğini kemiğini sömürenler bu fotoğrafa iyi bakın… Bi düşünün derim… O ölmeseydi bizde, sizde yoktuk..

Yanlış mı.? Doğruysa, lütfen akıllı olun… Başka ülkemiz YANİ TÜRKİYE yok..
Ve siz yeni yetme çocuklar gençler
Müze gezmediğinizi,bu duygunuzun, okul, gezisi dışında, pek gelişmediğini,hatta olmadığını az çok biliyorum..siz oralara gştmesenizde, ama ben, ve benim gibiler, bu fotoğrafları, zaman zaman gazete ve facebouk köşemde, paylaşmaya yazmaya, tabiri caizse, gözünüze fotoğraflamaya, silinmelerini engellemek içinde kopyalanan metin parçalarını, arşivde tutmaya bunları, bu kahramanları, zaman zaman, yazmaya, hepdevam edeceğim, ve edeceğiz…

Bu Vatan bu toprak için kanını canını verenlerin
Hepsini rahmetle anıyor, huzurlarında, saygıyla, selama duruyor Ruhları şad olsun diyorum… .
hoş kalın hoşça kalın dostlar..
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
30 Eylül 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

GÜLSUYU GÜLENSU YENİ MAHALLE MECLİSİNDEN ULAŞIM İÇİN İMZA KAMPANYASI

Çar Eyl 30 , 2020
Gülsuyu Gülensu Mahalleleri yeni Mahalle meclisi çalışmalarına kadın eli değdi.Geçtiğimiz günlerde her iki mahalle sivil toplum (STK) kuruluşları ve mahallenin iki derneği Gülensu ve Gülsuyu Güzelleştirme Yardımlaşma ve Kültür Derneği (GÜLDER) , Gülsuyu Gülensu Yaşam ve Dayanışma Merkezi (GÜLDAM) deklarasyon yayımlayarak mahalle sorunlarından çok kişisel hesaplar içine giren ve daha […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: