NE CUMHURİYETİ, NE DEMOKRASİSİ

Cumhuriyetin Kralıyık, Demokrasinin Allahıyık Elhamdüllillah…

Koronavirüs salgında işsiz kalan insanlara yiyecek yardımı yapmaya karar veren Akp yönetiminde bulunan İstanbul Ümraniye belediyesinde AKP Meclis üyeleri Chp’liler için şöyle buyuruyor:

”Büyükşehir yardım etsin. Biz niye yardım ediyoruz? Hem küfür ediyorlar hem de listeyi veriyorlar. Tabi bize yakışan eğer bizden talep ettilerse vermek eyvallah ama ben de başkana katılıyorum. İBB bunlarda değil mi neden o yardım etmiyor? Ayrıca 14 ilçe belediyeleri var”

Derken hangi demokrasi ayağının içindeydiler sizce!

Sormak gerekmez mi? Hangi belediye başkanı , hangi meclis üyesi babasının parasını harcıyor halk için. Bizim paramızla bize derebeylik yapmanın adını demokrasi yutturmaya teşebbüs ediyorlar hala, bu ne cüret…Şimdi bu ahlak dışılıklar yaşanırken siyasetin ahlaklı olduğundan ve bu ülkede gerçekten demokrasi olduğundan mı bahsedeceğiz.

Adama hadi ordan derler yahu…

Bir tarih araştırmacısı Yusuf Hallaçoğlu’nun dile getirdiği ”Cumhuriyet tarihinde seçilen 22 bin küsur milletvekili 800 aileden geliyor, bunların büyük bir kısmı da birbirleriyle akrabalık ilişkileri içinde” gerçeği karşısında hangi cumhuriyetten hangi demokkrasiden bahsetmeye devam edeceğiz hala…

İstanbul Maltepe de Chp belediyesinin 3 yıldır kendisine yöneltilen sorulara cevap vermemesi üstelik sözde devletin çıkardığı kadük bir yasa olan ‘Bilgi Edinme Yasası’ var iken en basit suale bile yanıt alınamaması karşısında; hatta daha da gemi zıya alıp ”KAMUOYUNU İLGİLENDİRMEZ” deniliyorken, hangi aklı evvel cumhuriyetin değerlerinden demokrasinin ulviyetinden bahsedebilir…

Particilikle parsellenen güzel ülkemin halkına sen şucusun sen bucusun diye aleni ayrıştırmalar, dışlamalar orta yerde cereyan ediyorken… En büyük belediyeden en ücra belediyeye kadar hangisi koltuğu ele geçirirse keyfince takılıp istediği gibi devran sürüyor; yandaşlık ülküsüyle müdüründen amirine, şefinden içisine kadar emekçilere hayatı zindan ediyorken kıçı kırık bir belediye başkanı bile. Siz hangi cumhuriyetten, hangi demokrasiden bahsediyorsunuz…

Salgın fırsatçılığını ranta evriştiren; orman yağmasından dere talanına, parklara imar değişiklikleri ile imara açmaktan emperyalist tekellerin talepleriyle yürütülen projelerin sessiz sedasız hayata geçirilişine kadar onlarca hikayesi var güzel ülkemin. 65 yaşında kendi mülkünü sata bilmek için sağlık raporu ile birlikte iki de şahit istenen yerde koca ülkeyi raporsuz 65 yaşın üstündekileri teslim etmen adıdır demokrasi…

Sen ne diyorsun diye ses yükseltiyor yine ötelerden zıpırın teki ’18 yaşa oy kullanma hakkını verdik, yetmedi milletvekili hakkı bilem verdik daha ne olsun’…He valla doğru deyiyor son tahlilde, nasıl da göğe erivermişti başımız, bundan ala ccumhuriyet, bundan muhteşem demokrasi mi ola, değil mi ama… Sahi 18 yaşında bir kızımız milletvekili olmuştu son tiyatroda, nerelerde acep, bari TBMM’sine gidip geliyor mu? Hani öğrencilik yaşlarındadır ya o bakımdan, ne katkı sundu mesela demokrasiye, 18 yaş gençliğine; merak işte… Belkide okumayıda bırkamıştır, okuyup ne olacak iş yok ekmek aslanın işkembesinde; bak ne güzel siyaset maaşı katmerli , sosyal destekler şekerli, iki yıl içinde de emeklilik cepte ohhh yavrum demokrasi. Yaa demokrasi işte böyle bir şey cancağızım; evveldekilerin dediği gibi ”Öyle saça böyle tarak” misali.

Sapkınları,hırsızları, dolandırıcıları,istismarcılar,kalpazanlar, devleti dolandıranlar,rüşvetçiler, sahtecilik yapanlar salıverildi ya içerden; bak ne güzel demokrasi işte. Ses veriyor ötelerden ”Beni beğenmüyörmüsün’ beriki atılıyor hemencecik ”beğenmiyorsan beğendiği yere git, hayın, pölücü” babasının çiftiliği ya memeleket, sülalesine tapulu zındığın.

Bir virüs peydahlandı başımıza ki sorma gitsin; zalım mı zalım. Hop dedik abi noluyoruz yani; erkekmidir kadınmıdır bilemedim, lakin bence kesin erkektir, çünkü hiç bir kadın bu kadar zalım olmaz diye düşünüyorum. Adam birde uyanık çıktı köftehor, memur beş gün çalışıp 2 gün dinleniyor bizim zalım 5 gün yatıp 2 gün cumartesi pazar çalışıyor; nasıl bir patronu varsa artık. Ama bizim siyasetçiler uyanık çaktı hemen dalgayı; hop tıkıverdi cumartesi pazar milleti içeri, aç susuz perişan oldu zalım virüs çakalı, oh olsun…

Tüm sağlık hizmetlerini salgın var diyerek durduran, hastaneleri karantina yapan sadece evde kal diyerek koronadan başka hiç bir sağlık hizmetini vermeyen devletin hala sosyal devlet olduğundan mı dem vuracağız… Maske satmayı yasaklayıp ‘Satış yasak devlet verecek’ denildiğinin üzerinden bir ay geçti. Bir çoğumuzun adını telefuz edemediği yerini dahi bilmediği dünyanın bir çok ülkesine; hele hele ki kendi yurttaşlarına maske ulaştıramamışken ”Türkiye’yi yok Ederim” diyen küstah Abd’ye uçak dolusu maske göndermenin adını varın siz koyun gari…

Salgın krize dönmüş, insanlar işini aşını kaybetmiş; esnaf kepenk kapatmış çarklar durmuş yaprak kıpırdamıyor; kim yardım edecek!…Tabi tüm kurumları ile ve imkanları ile devlet; peki ne yapıyor devlet? Hani şu yere göğe sığdıramadığımız demokrasi dediğimiz faydasız sayesinde biri iktidar biri muhalefet olan A ile B bağış toplama kavgasına girişti. Benden alacaklar bana yardım edecekler abisi, oy ben ölem haa…

İktidar koltuğunu kapan siyasi partilerin devlet içinde devlet olduğunu göremeyecek kadar kör olmaya devam ettikçe, Her partili kendi başkanının, müdürünün, bakanının, milletvekilinin hırsızlığını, yolsuzluğunu ört bas ettikçe, herkes kendi partidaşına toz kondurmayıp en değme avukatlığına soyundukça bu devranın böyle sürüp gideceğini bunca yıldır hala anlamadın ise bu saatten sonra senden hiç bir cacık olmaz bilesin.

Onun için güzel kardeşim sen Cumhuriyeti 90 yıldır 800 aile içinde milletvekili seçmeye devam et; Demokrasinin önüne sandık konulduğunda ya A yada B seçenekleri arasından dönme dolap gidi dönüvermeye devam et. Demokrasi algının sadece oy vermek olduğunu, oy verdiklerinin ise ağan paşan olduğunu mutlak itaatla her türlü pisliklerini görmezden, duymazdan, bilmezden gelmek gerektiğine kendini inandırmaya ve kandırmaya devam et… Çünkü bu saatten sonra; RUHUNU Siyasi Partilere Teslim Edip, İTAAT ve BİAT Kültürüne Gark Olmuş Kölelere hiç kimse DÜZ de Anlatamaz DİK’te.

Öteki ben yapma, etme, eyleme, yazma bak başın belaya girecek diyor; beri ki benden itiraz yükseliyor ”Niye ki demokrasi vardı ya, yoğmu”. Yazmaya kuruluyorum, çünkü düşünceleri için hapishanelere doldurulan aydınlardan, karikatürcülerden, yazarlardan, gazetecilerden utanırım; cümlesine selam olsun, aşk olsun.

02 Mayıs 2020 / Abidin SARI-ÖZGÜR İFADE

Next Post

BASINA VE KAMUOYUNA-30.04.2020

Cts May 2 , 2020
Kovid-19 “EvdeKAL” Sürecini İktidar ve Şirketler Fırsata Dönüştürdü!Ekolojik Yıkım Projeleri Bir An Önce Durdurulmalıdır! Kovid-19 Sürecinde Ekolojik Yıkıma Yol Açan Projeler ve İlgili Gelişmeler:1.​Çanakkale Kumarlar Köyü’nde baraj inşa etmek isteyen Doğu Biga Madencilik isimli şirket tarafından, köylülere mera alanlarını boşaltmaları için baskı yapıldı. 2.​ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize Güneysu Gürgen […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: