NEDEN BÖYLE Kİ?

“NEDEN BÖYLE Kİ ..?”


Bu ülke insanlarının
çok partili ve demokratik kandırılmış ve teslim alınmışlığının sebeplerine bakıldığında
Siyasetçi,
Bürokrat ve
Sermaye sahiplerinin
baş aktörlerinin
vasıtasıyla,
gerçekleşerek geliyor oluşu yanında,

çakma aydını vb. ile
akil koltuğuna oturtulanların
embesilliğe varan
boş balonlar
ve bir şekilde satın alınmış olmalarıyla da
çok ilgisi vardır.

Bu kanmanın,
bir çok nedeni olmasıyla birlikte,
temel belirleyici nedenlerinden birini de
‘Beyaz Zambaklar Ülkesinde’
romanında Grigory Petrov :
“Bir millet nasılsa
devlet adamları da
onlar gibidir.
İşte bu yüzdendir ki
eskiden beri
‘Her millet,layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur’ denmiştir.”
şeklinde ifade etmiştir.

Yine
Ülke insanımızı çok iyi bilen aydın ve yazarımız olan
Aziz NESİN,
“BöyleGelmiş” eserinde,
nedenselliği şöyle ifade eder:
“Her oluş,
toplumsal birikimlerin ürünüdür.
Bizim
toplumsal birikimlerimizse bu gerici geleneklerin yığınıdır.
Terse yönelmiş bu gerici birikimlerle bu toplum bugünkünden daha başka nasıl olabilirdi?
Türkiye,
ulusal kurtuluş silkinişinden bisüre sonra geriliğe gidiyor,
gericiliğe kayıyorsa,
bunun nedeni
gericilik geleneğinin
köklü ve zengin birikimi oluşundandır.”

Bir Cumhuriyet duayeni,
Gazetecisi
ve Yazarı olan
İlhan SELÇUK
ise
“bir nevi ihanet,
cehalet ve nankörlük gizli öznesine ait bir çerçeveden ele alır bu durumu
ki şaşarak ve sorgulayarak,
ve üzüntü içinde
bu nedene,
şöyle yaklaşır:
“Şaşıp Kalıyorum,

Arap İngiliz’le birleşmiş Türk’ü arkadan vurmuş;
Ermeni Rus’la birleşmiş,
Doğu Anadolu’yu kana bulamış;
Rum Yunan’la, Yunan İngiliz’le birleşmiş,
Batı Anadolu’yu ele geçirmiş.
Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık,
kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış,

Elde avuçta İstanbul ile İzmir bile yok!..
Anadolu’nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle, yüzde doksan beşi okuma yazma bilmez,
yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk..
Nasıl kurtulmuşuz?..
Şaşıp kalıyorum…

Yunan’ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz,
İngiliz’i İstanbul’da nasıl çıkarmışız, dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz?

Yıl 1923
Anadolu’da 10-11 milyon savaş artığı yaşıyor; aç biilaç, parasız; yüzde 95’i elifi görse mertek sanacak kadar alfabesiz… Ne yapacaksın?..
Demokrasi yap!.. Nasıl yapacaksın?..

2000’li yıllarda Nurcu tarikatının ardına
Bu kadar adam takılmışken,

1923’ün yanmış yıkılmış Anadolu’sunda nasıl demokrasi yapacaksın?..

Kalan ne? Yıl 1923
Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, Anadolu’yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın.
Fabrikan yok,
İşçin yok,
İş adamın yok,
Mühendisin yok,
Doktorun yok,
Uzmanın yok,
Tüccarın yok,
Suyun yok,
Barajın yok,
Elektriğin yok,

Kadınların çarşafta çuvala giriyor,
Erkeğin dört karı alıyor,

Yurttaşlik yasası yok,
Üniversiten yok,
Banka yok,
Burjuva yok,
Proletarya yok,
İhracatçı yok,
İthalatçı yok,
Sermayen yok.

Kalkın bakalım…
Nasıl kalkınacaksın?…

Sermayesiz ekonomik kalkınmanın yumurtasız omletten ne farkı var?

Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış?..
Yöneticiler devletçiliğe neden ve nasıl sarılmış?..

Türkler bankacılığı nasıl öğrenmiş?..
Merkez Bankası 1930’a değin neden açılamamış?..

Özel sektör nasıl oluşturulmuş?..
Yeni devlet nasıl kurulmuş?..

Çağdaş öğretime nasıl geçilmiş?
1920’de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95’i
Alfabesizken savaş artığı bir toplumla,
Okuma yazma seferberliği nasıl açılmış?

Kitaplıklarda kitap yokken,
Ulusal kütüphane nasıl kurulmuş?..

Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış?..
Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış?..

Yunanlı ile dostluk nasıl kurulmuş?..
Avrupa’da saygınlık nasıl kazanılmış?..
Şaşıp kalıyorum…

2000’li yılları geçtiğimiz,
Yetmiş milyonluk Türkiye’nin haline bakıyorum…

Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız?..
Herşeyimiz varken neler yapamıyoruz?..

Bir de bu ortamda,
Mustafa Kemal’e saldıranlara bakıyorum..”

Ve
Kurucu ebedi önderimiz ATATÜRK,
kendisinin yazdığı NUTUK’ta şöyle demektedir:

” Efendiler, sırası gelmişken,
aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki,
vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın! “
Peki ya,
SİZCE NE?
… Ki yazık, utanır insan,
eğer
biraz “İnsan” kalmışsa içinde!
/
EngelliSATAŞMALAR – Turushan Mungan
30 Temmuz 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Şiirlerine de Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

Kurban Bayramı Cümle İnsanlığa Hayırlar Getirsin

Per Tem 30 , 2020
KURBAN NİÇİN YAPILIR, NASIL DAĞITILIR KISA TARİHİMÖ. 2300-2000 yılları arasında başlayan Bir GelenekKurban kelimesinin anlamı Allaha yaklaşmak Allahın rızasını kazanmak demektir; bu gelenek HZ. İbrahim’in oğlu İsmail’i (Musevilere göre İshak) kurban adak etmesiyle başlar. HZ. İbrahim çocuğu olmadığından Allaha yakınırken ya Rabbim benim günahım neydi de bu kadar malım mülküm […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: