SALGIN BİTMEDİ FUTBOL MAÇLARINI KİM, NEDEN BAŞLATMAK İSTİYOR ‘Biliyor Musunuz?’

SALGIN BİTMEDİ FUTBOL MAÇLARINI KİM, NEDEN BAŞLATMAK İSTİYOR
‘Biliyor Musunuz?’
Dünyayı alt üst eden 5 milyon insanın enfekte olduğu, 500 bini aşkın insanın hayatını kaybettiği (kimi ülkeler koronavirüsten ölenleri doğal ölüm olarak kayıtlara geçiriyor) koronavirüs salgını etkisini ve yayılmasını her geçen gün arttırmaya devam ediyor.

Hiç kuşkusuz ki etkileri ile uzun yıllar derin izler ve travmalar bırakacak olan virüs salgını kendi kendine bu denli öldürücü bir yapıya erişmedi. Dış etkenlerin neler olduğunu anlamak için dünya da siyasi, ekonomik ve askeri hakimiyet mücadelesi içinde olan emperyalist burjuva devletlere bakmak gerekir.

Emperyalist sömürgeci burjuvaların ve halkın temel sorunlarını çözmekten aciz yönetimlerin en önemli silahlarından biri hiç kuşkusuz Futbol endistrüsüdür. İngilizler tarafından dünya insanlığına sunulan bu sözde eğlence oyunu zaman içinde yönetimlerin halkı yoğun bir şekilde kanalize ettiği muhteşem bir uyşturucu silahına dönüştürüldü. Öyleki futbol sayesinde hemen hemen her kıtada halklar kendi temel sorunlarına yabancılaştırılıp hem kendi yaşamsal meselelerini konuşmaktan ilgilenmekten uzaklaştırıldı hemde yarattıkları sahte mutluluk sayesinde makamlarını, mevkilerini, yönetimlerini güçlü tutup, kendi kişisel zenginliklerine servet kazadırdılar.

Koroavirüs salgını ile birlikte Türkiye de oldukça geç alınan zoraki kararla durdurrulan futbol karşılamalarının yeniden başlaması tartımaşmalarını biraz da bu ölçekte değerlendirmekte ve bakmakta yarar var. Sürecin tepe noktasında ki BİLİM kurulunun maçların yeniden başlamasına karşı olduğu kulis bilgisinin doğru olduğu kanısındayız. Çünkü ne denli tarafgirlik ülküsü ile hareket ediyor olsalarda sonuçta kendileri bilim insanı. Yarın ortaya çıkacak çok daha fazla can kaybının tehlikesinin farkındalar ve bu cihetçe sorumluluk almayacakları ve almadıkları yaşanan tartışmalar gösteriyor.

MAÇLARI KİM İSTİYOR, SORUMLU KİM OLACAK
Beri tarafta siyasi iktidarla uzun yıllardır çıkar ve menfaat ilişkisi içinde olan mevcut Futbol federasyonu başkanının can siperane maçların yeniden başlamasına yönelik çabalarını anlamlı ve amaçlı olduğu ortada. 83 milyon yurttaşa ‘sosyal mesafe’ dikte edenlerin bir top sahasında hava topu mücadelesine girecek futbolcu kardeşlerin bu sosyal mesafeyi nasıl muhafaza edeceğini izah etsede hepimiz öğrensek sayelerinde… Nasıl becereksiniz bu işi sayın hava topu mücadelesinde yazı tura mı atacaksınız kimin topa kapa atıp atmayacağına…İkili mücadeleleri yeniden mi düzenleyeceksiniz, temassız yanaşıksız… Bu maçlarda ki etkileşimden kaynaklı futbol endistrüsü işçilerinin evlerinde ki anna, baba, eş, çocuklarına olası bir bulaşığı taşımalarının ve olası ölümlerin sorumluluğunu kim alacak; lütfen bunu açık ve net bir şekilde kamuoyuna açıklayın, topa kendinizi kaptırıp birbirinize göndererek bu sorumluluktan hiç biriniz kurtulamazsınız.

‘Birleşen, birlikte hareket eden hiç bir halka diz çöktüremezsiniz’
Komik olmayın, çıkın şunu açık bir şekilde ifade edin; hükumet zor durumda halk boşta kaldı, boşta kaldığı içinde artık etrafına bakıyor, ormanında ağacına yapılan katliamı görüyor, deresine yapılan zulmü, ovasına yapılan vahşeti, şehrinin göbeğine kurulmak istenen santrallerin farkına vardı…Ses yükseltiyor, tepki gösteriyor, karşı çıkıyor; bunun son örneği Denizli Tavas’ta yaşananlar ayan beyan gösteriyor; şehrin 10 kilometresine kurma izni verilen santrale bu gün iktidar kesimi ‘İZİN VERMEYECEĞİZ’ diye biliyor. NEDEN; bu izni hükumetiniz, iktidarınız vermedi mi, hayırdır niye karşı çıkıyorsunuz diye sorulmaz mı? Sorulur elbet, lakin cevap alamazsınız; oysa yaşanan gerçek şudur ki, futbolun konuşulmadığı Denizli de halk başına örülen çorabı çok erken idrak etti, müthiş bir duyarlılık, birliktelik ve örgütlülükle iktidar taifesi kendi izinlerine karşı çıkmaya mecbur kaldılar…

KAR TOPU BÜYÜYOR
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün; Futbol ile uyşturulmadığında kendi özüne dönenlerin Samsun Çarşamba ovasında, mesela Muğla Fethiye Ölüdeniz’de – Datça Alavara’da, Antalya Kumluca’da, Balıkesir’de, Antalya’da, Çanakkale’de, Tekirdağ’da, Rize’de, Amasra’da, Ordu’da vs. bir çok yerde ki çevre, doğa, tabiat katliamcısı yandaşa menfaat ve çıkar amaçlı projelere tabandan gelen tepkiler ve karşı çıkışlar kar topu gibi büyüyor. İşte futbol maçlarnı biran evvel başlatmakta ki püf noktası bu kartopunun yarattığı korku, endişe ve paniktir.

KORONAVİRÜS SAYESİNDE ASLINDA ÇOK ŞEY ÖĞRENDİK!
Mesela; Devletleri yönetenlerin programlı olarak yıllardır futbol endüstrisine kanalize ettiği ve bu şekilde sorunlardan problemlerden uzak tutarak meşgul ettiği büyük bir insan kitlesi sorunları gördü, sosyal yaşamın artıları ve eksileri ile hasbıhal oldu. Dünyada yaşadığının (temennim) farkına vardı.

Mesela; yıllardır hastanelerde darp ettiğimiz, linç yaptığımız, vahşice saldırıp yaraladığımız kafasını kırıp gözünü patlattığımız sağlık sektöründe hizmet yürüten profesörlerin, doktorların, hemşirelerin sağlık emekçilerinin kıymetini ve önemini anladık, (umarım) kavradık…

Mesela; sokaklarımızı 24 saat temiz tutan mikroptan arındıran, sağlıklı temiz ve hijyen bir çevrede yaşamamız için gece gündüz çalışan temizlik işçilerinin varlığıyla müşerref olduk. Varlıklarının ne denli önemli olduğunu (dilerim) gördük…

Mesela; yönetenlerin canı istediğinde ve izin verdiği ölçüde birlikte ola bileceğimizi, birbirimize yardım ve dayanışma içinde ola bileceğimizi, bütün bir toplumun kaderinin hakim otoritenin iki dudağı arasında olduğunu (inşallah) anladık.

Mesela; asl olanın halk değil bir avuç burjuvanın zarar etmemesi, para kaybetmemesi olduğunu. Ekonomik kayıpların insan hayatının kayıplarından çok daha önemli olduğunu ve öncelikli olduğunu (umuyorum) öğrendik.

Mesela; 24 saat başkalarının kötü durumlarını tüm ulusal yayın yapan televizyonların ekranlarda gözümüze sokmalarının, gazetelerin sayfalarına taşımalarının kendi gerçeklerimizi örtbas etmek ve adeta VEREMLE korkutup SITMAYA razı etmek olduğunu (sanırım) çözdük.

Mesela; salgına karşı mücadelenin sözde, asl olanın siyasi öncelik olduğunu, tüm insani vicdani ve ahlaki değerlerin siyasi partilerin paçavralarına feda edile bileceğini, hizmet yarışı dediklerinin aslında üryan bir şekilde kendilerinin çıkar,menfaat ve rant mücadelesi olduğunu (idrak) çözdük.

Koronavirüsten çıkartacağımız çok dersler var; çıkartırsak ne ala, yok olmadı bu devran böyle sürüp gidecektir vesselam.
‘Hayat DÜZ Yazılarak Anlatılamadığında; DİK Yazmak Bir Alternatiftir’
08 Mayıs 2020 / Abidin SARI-ÖZGÜR İFADE

Next Post

GLADIO ve NWO / Fiona Barnett

Cum May 8 , 2020
Avustralya ‘da Çocuk İstismarcılarına Karşı Amansız Mücadelenin Kahramanı Fiona Barnett’in Kaleminden. Wikipedia, Gladio’yu şu şekilde tanımlar: ”Gladio Operasyonu , Batı Birliği (WU) ve daha sonra NATO tarafından Avrupa’da potansiyel bir Varşova Paktı istilası ve fetih için planlanan gizli silahlı direniş operasyonlarının gizli “geride kalma” operasyonlarının kod adıdır. Gladio özellikle NATO’nun […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: