SEVR GERÇEĞİ! (Yazı Dizisi) 2.BÖLÜM

2.BÖLÜM: “San Remo Konferansı!”


Türklerle ilgili barış görüşmeleri sıraya dökülmüş. Her bir konferans üç galip devletin başşehrinde yapılıyor.
İlk konferans Paris’te yapılmış, ikincisi Londra’da.
Paris ve Londra konferanslarında kırk kere fikir değiştirmişler.
Kırk fikirlerinin kırkı da erik-armut üzerine.
Türkleri kırk kere öldürmüşler, kırk kere Ora Asya bozkırlarına sürmüşler, kırk kere idam hükmü vermişler, kırk kere İstanbul’u ellerinden almışlar.
İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların kırk türkülerinin kırkı da İstanbul üzerine.

İstanbul!
Tanrı’nın gerdanını pırlantayla süslediği muhteşem şehir.
Sırtlanlarla leş kargalarının bütün kavgası bu muhteşem pırlanta için.
Osmanlı mirasını aşağı yukarı paylaşmışlar; üzerinde tek anlaşamadıkları İstanbul’un, Boğazların kimin olacağı.

Türk’ü en kötü durumda yakalayan İngiliz Başbakanı Lloyd George; “Türklere Boğazlarda ve denizlerde hiçbir yer verilmeyeceğini,” söyledikten sonra Türkleri; “İnsanlığın kanseri.” olarak niteliyor.

İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon ise; “Türkler Avrupa’dan atılmalıdır. Amerikalı senatör Lodge’nin dediği gibi İstanbul Türklerden tümüyle alınmalı ve bir veba tohumu olan savaşların yaratıcısı, komşuları için küfür olan Türkler Avrupa’dan silinmelidir.” diyor.

Diyor ama bu arada Anadolu’da doğan Kuva-yı Millîye boğazlarına takılmaya başlamış.
Ne yaptılar ne ettilerse Kuva-yı Millîye’yi yok edememişler. Kuva-yı Millîye’den Akbaş’ta, Maraş’ta, Urfa’da, Bandırma’da darbe üzerine darbe yemişler.
Şaşırmışlar!
Bu şaşkınlıkla tarihlerinin en büyük hatasını yapmışlar.
Vahşiyane bir gösteriyle dünyanın pırlantası, Türk’ün göz bebeği İstanbul’u resmen işgal etmişler.
Yandaşların toplanma, birleşme, karar alma yerleri değişmiş. “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.” diyerek taslarını taraklarını, takunyalarını, özellikle kirli çamaşırlarını toplayarak İtalya’nın San Remo kentine getirmişler.
Bundan sonra Türklerle ilgili caniyane kararlarını San Remo’da alacaklarmış.
Emperyalistler Türklerin ölmesine yahut ölecek gibi kalmasına burada karar verecekler.

Lloyd George sık sık Türk düşmanlığını kusmuş;

“Türkler asırlarca Avrupa’da kalmışlar ve Avrupalıların başına daima dert açmışlardır. Hiçbir zaman Avrupalı olamayan Türkler, Avrupa medeniyetini de benimsememişler ve daima savaşa sebep olmuşlardır. Türk’ün huyunu değiştirmesini beklemek iyimserlik olacaktır.”

Ölümlerine yahut kalımlarına karar verilecek Türklerin konferansa çağrılmasına tenezzül edilmemiş.
Fakat diplomat Galip Kemali, toplantı başlamadan önce, saraydan ve hükûmetten bağımsız bir vatandaş olarak İtalyan Başbakanı Nitti’ye bir mektup yazmış; “Gayet mühim ve vahim kararlar alınmadan evvel, Türklerin de dinlenmesi lâzım gelmez mi?” demiş.
Nitti bu mektubu ciddîye bile almamış; fakat Galip Kemali pes etmeyerek San Remo’ya gitmeye karar vermiş.

San Remo büyük olaylara gebe.
Bütün kirli çamaşırlar San Remo’da temizlenecek.
İtalya’nın San Remo kentinde 18 Nisan 1920’de başlayan konferansta İngiltere Başbakanı Lloyd George, Fransa Başbakanı Alexandre Millerand, İtalya Başbakanı Francesco Nitti ile Japonya, Yunanistan ve Belçika temsilcileri bulunuyor.
Mareşal Ferdinand Foch başkanlığında toplanan askerî komitenin görüşleri doğrultusunda barış şartları tartışılacak.
Fakat konferansa Amerikan Başkanı Wilson’un bir telgrafı gelmiş.
Wilson demiş ki;

“Konferansta bütün taraflar için dürüst ve âdil davranılmalıdır.”

Konferansın ilk oturumu Amerikan Başkanının telgrafı üzerine tartışmalarla başladı.
İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon, Amerikan başkanına gönderme yaptı:
– Türkler bize karşı savaşarak en büyük cezayı hak etmiştir. Ya masum Ermenilerin, ya zavallı Rumların hakları? Kimse bizden hak ve eşitlik beklememelidir.
Osmanlı, Türkler, Yunanlılar, Rumlar, Ermeniler…
Osmanlı mirasından hangi sırtlan, hangi leş kargası, hangi kıymetli parçaları kapacak.
İzmir ve havalisi daha önceki gizli antlaşmalarla İtalyanlara verilmişken şimdi buralara İngiltere’nin büyük desteğiyle Yunan göz koymuş.
Mezopotamya, Arabistan, Irak karşılığında bütün Güney Anadolu Fransız hissesine düşmüş.
Antep sillesinin ardından Urfa tekmesi kuyruk sokumlara inince hırlamalar başlamış.
Ermeni eline bir kalem almış, Trabzon’dan Mersin’e bir çizgi çizmiş; “Benimdir” diyor.
Atlatıldığına ve hissesinin Yunanlılara verildiğine inanan İtalyanlar dişlerini gıcırdatıyorlar.
Kendilerine oyun üstüne kirli oyun yapan İngilizler için Fransızlar; “Alçak kaypak dost!” diyor.

İngiliz Başbakanı Paris’te neredeyse, Londra’da neredeyse San Remo’da da orada.
Bağlandığı yerden hiç ayrılmamış:
– Türkler cezalandırılmalıdır! Ermeni katliamına devam ederlerse barış şartları ağırlaştırılacaktır. Kararlaştıracağımız barış şartlarını icabında silâh zoruyla kabul ettireceğiz.

Osmanlı cesedinin en kıymetli uzvunu kapan Venizelos, Lloyd George’a destek veriyor:
– Müttefiklerin alacağı her kararın Türklere uygulattırılmasını Yunan ordusu şerefle üzerine alacaktır. Sadece İstanbul’la yetinmeyelim Anadolu’daki belli başlı şehirlerin hepsini işgal edelim.
Konferansta aklı başında askerler var.
Anadolu hareketini takip ediyorlar.
Ankara’da bir meclis toplanmak üzere.
İstanbul’un işgaliyle Türklerin patlayan galeyanı siyasî liderlerin dikkatine sunuluyor.
Askerlerin ikazı siyasîleri ürkütüyor.

Müzakereler 26 Nisanda tamamlandı ve anlaşma taslağı son şeklini aldı.

İstanbul ve boğazlar milletlerarası bir idareye bırakılacak,
Irak ve Filistin’de İngiliz mandası,
Suriye’de Fransız mandası,
Güneydoğu Anadolu’da İtalyan ve Fransız nüfuz bölgeleri kurulacak,
İngilizlerin himayesinde bir Kürt devleti kurulacak,
Doğuda altı vilayet Ermenilere verilecek,
İzmir ile Batı ve Doğu Trakya Yunanistan’a verilecek,
Kapitülasyonlardan bütün itilaf devletleri yararlanacak.

Şimdi tek sorun aralarında paylaştıkları Osmanlı mirasını Osmanlı Hükümetine onaylatmak.
Hiç kimsenin dillendirmemesine rağmen onları en çok meşgul edecek olan şey baştan beri başlarına belâ olan;
“Kuva-yı Millîye, Temsil Heyeti ve Mustafa Kemal.”
Öyle kolay değil SEVR belasını anlatmak.. Devam edecek.
(Teşekkürler Nurten Arslan… Dönemeç- N. ARSLAN)
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
13 Ağustos 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN SUYA HER AY TÜFE ORANINDA ZAM

Per Ağu 13 , 2020
BELEDİYEDEN SUYA HER AY TÜFE ORANINDA ZAMMHP’li belediye, suya her ay otomatik zam yapıyormuş!Manisa’da bir yurttaşın su fiyatlarına ilişkin itirazına yanıt veren MHP’li Büyükşehir Belediyesi, suya her ay TÜFE oranında zam yapıldığını bildirdi. CHP’li Bakırlıoğlu, 30 büyükşehir arasında en pahalı suyu kullanan ikinci ilin Manisa olduğuna dikkat çekti. MHP’li Cengiz […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: