SÜPÜRGELİ KALEM- Köşe Yazısı-2-

SÜPÜRGELİ KALEM…
“Hocaanım, o kadar dediydim sana… Yüreeen, yüzüüün, insanlığın çok eyi emmeee, tepen kabaah, urban çıplaah dolaşma deyiii… Baah, Rabbim zorla daahdırdı sana, oğlunun nikaaanda peçeyi…” cümlesinin cevabını, yanımdaki türbanlı(dininin vecibelerini yerine getirmenin gerekliliğine inandığı için türbanlı olan) arkadaşım verdi:

“S…. Hanım, on üçündeki kızını okuldan alıp, ellisindeki adama vererek, sefaletten kurtulan sen mi söylüyorsun bunu? Sen, kızının evlendikten sonraki giyim tarzını onaylıyor musun peki?”
Ben bu küçük diyaloğa hiç dahil olamadan, S…. Hanım hızla uzaklaşıverdi yanımızdan… Belki de haklıydı kendince; bilemedim ki… Sadece saç göstermeyip, gün görerek keyfince yaşamak varken?
Son yıllarda hızla artış göstermiş olan modern “Müslüman Kadın” tiplemesine ayak uyduran birçok hemcinsim, Allah’ın izniyle sözümona Hakk yolunda yürümeye karar verince, bırakın aç kalmayı, son model otomobillerin sahibi bile oldular.
Biz Cumhuriyet Kadınları, takılmışız bir ideolojinin ardına; “hem Cumhuriyetçi olmalı, hem kişiliğinden, benliğinden ödün vermemeli, çok çalışıp az yemeli, kaliteyi kültürde aramalı, ibadet de yapacaksak Tanrı’dan başka kimse bilmemeli… Bütün bunlar yetmiyormuş gibi hem Müslüman, hem de laik olunmalı…
Böylesine bir karmaşık duygular içinde olursak, bize her şey müstehak…
Kafamızı kullanmayı becerebilsek, her şey yoluna girecek aslında.
En yakın arkadaşımızı eşlerimize sunmaktan, tavsiye etmekten, başlayabiliriz mesela…
Başlarımızı rahibe misali örtüp, saçımızın bir tek teli dışında vücutlarımızın, en mahrem yerlerini çaktırmadan sergileyen kıyafetlerle boy göstersek caddelerde…
Her gördüğümüz sefalete dokunmak, görmek bizleri tiksindirse de, ağlayabilme yeteneklerimizi geliştirsek, bu gibi durumlarda…
Versek on üçüne yeni basmış, henüz ağızları süt kokan kızlarımızı, çenelerinden aşağıya kıl yığını sarkıtmış olan, yetmişlik taze kan seven sapkın moruklara…
Cuma namazı kılarken, elle tacize uğrayan delikanlı oğullarımıza tembihlesek “Tanrı huzurunda cinsel taciz mübahtır, sakın tepki gösterme; günah işlersin” diye…
Bir de geleceğe yönelik “kesici aletlerle adam boğazlama” eğitimi aldırırsak, mücahit adayı yaparsak tamamdır istikballeri… “Göklerde istikbal ne gezer; istikbal, insan kanı ile yıkanmış canilerin ellerindedir.” gerçeğini inkar etmesek… Koskoca devlet büyüklerimizin onayladığı bir gerçeğe, kadın aklımızla niye itiraz ediyoruz ki?
Unutsak Nene Hatun’u, Halide Onbaşı’yı, Nezahat Onbaşı’yı, Şerife
Bacı’yı, Erzurum’lu Kara Fatma’yı, Halime Çavuş’u, Gördes’li Makbule Hanım’ı, Çete Emir Ayşe’yi, Tayyar Rahmiye’yi, Tarsus’lu Adile Onbaşı’yı, Kılavuz Hatice’yi, Senem Ayşe’yi ve Binbaşı Ayşe’yi ve nice kazma-kürekle savaşırken can veren kahraman hemcinslerimizi…
Vatan, millet, namus da neymiş???
Hangisi oturabildi, kuş sütü eksik alengirli sofralara?
Hangisi gördü, kağnı dışında bir vasıta?
Hangisi giyebildi esvabın en güzelini, en iç gıcıklayıcısını?
Hangisi giyebildi, kapalı başın sonundaki sütun bacaklara, taytla birlikte topuklu rugan çizmeleri?
Hangisi ağlayabildi, elinden uçağının alınma korkusuyla?
Hangisi bir çırpıda kurabildi, çoluk- çocuğuna ticarethaneler?
Kaç tanesinin oğlunun gemisi vardı, Bandırma Vapuru’ndan başka?
Biz “Kadın Milleti” nankörüz nankör…
Sevgiyle…
Dilek UYAR
19 Eylül 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN HALKA KUMPAS

Cts Eyl 19 , 2020
‘Chp’nin Sosyal Belediyesi Toki’nin Yapıp Hak Sahiplerine Verilmesi İçin Belediyeye Teslim Ettiği Konutları Açık Arttırmayla Satışa Çıkardı’Belediyenin hak sahibi vatandaşlara satış yapması gereken konutlar için Belediyenin gediklisi inşaat firması devreye girdi. VATANDAŞLARIN HAKKINI İNŞAAT ŞİRKETİNE İHALEİzmir Büyükşehir Belediyesi’nin encümen kararı ile Karabağlar’da satışa çıkardığı 57 konutun 52’sine bir inşaat firması […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: