Tırmık’la sohbet III – Mavi Dosya

Heeey ben geldim. Alın size mavi dosya. Yetmezse bir de siyah dosya.
Tırmık yine çok çalışmışsın galiba. Yine ne yalanlar uyduracaksın bakalım.
Bak amca, şunu bil ki, insanların yönettiği bir dünyada kedi, köpek olmak gerçekten çok zor. Yalan diyorsun ya, bu siyasetçilerin işi. Sana gerçek yalanların ne olduğunu belgeleriyle daha sonra anlatacağım. Ama önce şu mavi dosya işinden biraz bahsedeyim. Ne kadar ciddi olduğumu anlayacaksın. Rüşvet, yalanlar burada yeni başlamadı ki.
Tırmık kısa kısa anlat, sonra dosyandakilere bakarım. Sen öykü anlatmaya bayılırsın.
Bak amca, Bir “Deniz Feneri” kahramanı sayılan, ‘Yurtdışı Örgütlenme Koordinatörü’ olarak atanan Ali Kılıç, Gazeteden alıntı yapıyorum dinle.
Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Almanya’da yolsuzluğu araştıran Kılıç, yeni PM listesine alınmayarak saf dışı bırakıldı.
Almanya’daki Deniz Feneri e.V yolsuzluğu ile ilgili gelişmeleri Türkiye’ye taşıyan ve dosyalardaki birçok bilgi ve belgeyi açıklayarak gündem oluşturan CHP PM üyesi Ali Kılıç’da parti yönetiminden tırpan yedi. (Kurultay 2010)
CHP’li Ali Kılıç’tan parti yönetimine sitem
Kılıç “Bugüne kadar parti adına uğraştığım Zahit Akman koltuğunda oturmaya devam ediyor. Partim ise benim kellemi alıyor” dedi. (25 Mayıs 2010, Gazeteport)
Şimdi Tırmık ne alaka anlamadım. Biraz açar mısın.
Amca bu işin Almanya ayağını anlatacağım ama önce, şu mavi dosyayı anlatayım.
Partiden uzaklaştırılan Ali Bey, Parti üsten değil, tabandan örgütlenmelidir diye sitem ederek sahaya iniyor. Ne hikmetse CHP’nin zayıf olduğu yerler değil güçlü olduğu yerlerde kendine belediye başkanlığı arıyor. Yer Bakırköy. Buradan başlamasının farklı nedenleri var ama adaylık yoklamalarına başlıyor. Bir gün Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Ali beye gel bir çay içelim diye davet eder ve önüne Mavi bir Dosya koyar. İşte sana getirdiğim bu dosya. Ali beyi terler, kızarır ve orayı terk eder. Doğru Avcılar. Orada aynı dosyayla karşılaşınca, Doğru Sarıyer ama yine dosya karşısına çıkar ve doğru Hemşerisi T. Çokyiğit’le Kartal. Ama Kartal Belediye seçimleri çok zordur. Mevcut Başkan Altınok Öz dışında seçim almak çok zordur. Ali Bey’in gözü kesmez. Ve Maltepe.
Bir dakika Tırmık bu dosyada ne var. Oooo ihale sözleri, benzinlik ruhsat meselesi, verilen paralar, bu senetler ne?
Ya amca sözümü kesme, Bakar incelersin. Kitap için bir sürü doküman ve ifade var. Ben sana öykü bölümünü anlatıyorum. Çokyiğit Maltepe’de birkaç kişiyi arayarak Beşçeşmeler de ilk tanışma ve sohbet başlar. İstersen isimleri orda yazılı. Yorumlara bakalım.
Maltepe de CHP güçlüdür. Başkan Zengin, ilçe, il, genel merkezle sorunlu görünmektedir. Gezi olayları ve 17-25 Aralık olayı nedeniyle AK Partiye tepki vardır. Hırsızlık var diye tencere tava çalınmaktadır. Alevi oyları yüksektir. Ali Kılıç’ın Ankara’dan geldiği (oysa Erzincan’dan gelmiştir ikametine bakabilirsin) Merkezden atandığı yayılacaktır. Deniz Feneri kahramanı olarak işlenecektir. Buraya bir parantez açıp bir alıntı yapayım…
İŞTE DENİZ FENERİ e.V. DAVASINDA BİLİNMEYEN DETAYLAR
Yalçın Bayer ise bu konuda toplam 4 kitap yazılmışken, Deniz Feneri konusunda geçmişi öğrenebilmek için iki kitabı öneriyor’. Ve CHP’li Ali Kılıç’ın bu konudaki angajmanını öne çıkarıyor. Oysa Kılıç, iyi niyetle veya siyasi kariyer kaygısıyla da olsa, birçok hata yaptı. Sağdan soldan topladığı dosyalarla yaptığı toplantılarla AKP’nin bu konuda tepkisel davranmasını körükledi. İşin hukuksal ciddiyetini zedeledi. En son, kurulan bir tuzağa düşerek, şimdi tutuklanan 4 şüpheliyi aklayacak, sahte imzalarla dolu bazı belgeleri savcılığa ve kamuoyuna aktardı. Yeri gelmişken, elbette bu Y. Bayer’in yazarların emek ve çabasına saygıda kusur etmeden, bu kitapların 2’sinin Almanya’ya hiç gelmemiş, Almanca bilmeyen ve dava konusunda hiç bir belgeyi bizzat görmemiş kişilerce yazıldığını anımsatmak durumundayız. Almanya tarihinin büyük bağış dolandırıcılığı davasını yerinde inceleme şansına sahip Ali Gülen ve Vedat Ali Aydın’ın iki kitabından birincisinin kapağındaki Deniz Feneri adına rağmen daha çok OFWBe.G. kooperatifi konusunu ele aldığını, diğerinin ise bütünüyle polisin soruşturma raporuyla sınırlı kaldığını da belirtmeliyiz. Bu durumlar bile, Gülen’in birçok dava ve toplatma kararına maruz bırakılmasını, haksız biçimde işsiz bırakılmalarını engellemedi. (İrfan Ergi-Berlin / Odatv.com 12.07.2011)
Tırmık! Yeter kafam şişti! Hikayeyi keste şu dosyalara bakayım.
Tamam, amca son söz. Bunlar tartışıldı. Sonra ki günlerde önce adres ayarlandı. Orada yazılı, sonra adaylık için ekonomi soruldu ve Ali Bey parasının olmadığını belirtti. Tabi sonra destek verenler işi halletmeye çalıştı. Burasıda biraz uzun, sonra anlatırım. Atanması tam muamma, eskiye gitmeden olmaz. Üstüne de 5+5 eklersen sonuca ulaşırsın.
Ha birde eğitim sorunu var ki. Bunu mutlaka dinlemelisin.
Tamam, Tırmık çok uzattın. Bunu sonraki yazıya bırakalım. Ayrıca Almanya, İzmir mevzularını sonra görüşürüz.
Valla sen bilirsin amca. Bizde konu çok. Her yerden yalan dolan fışkırıyor. Ve CHP hep yara alıyor. Benden uyarması. Haydi, hoş çakal.

Hayrettin Demir

1991 yılından beri gazetecilik yapmaktadır. Birçok gazete ve dergide haberleri, makaleleri, araştırma yazıları yayınlanmıştır. Halen serbest gazeteciliğe devam etmektedir.

Next Post

O'nsuz Kasım

Paz Kas 12 , 2017
10 Kasım ve 23 Ocak! Benim yaşamak istemediğim iki gün.. 23 Ocak 1977 de babamı kaybettim. 10 Kasım 1938’de ise babamın ve benim bu günkü kimliğimizle yaşama sebebimiz Atatürk’ü! Tarif edilmez bir acının ve eksiklik duygusunun yıl dönümüdür bu iki tarih benim için. Yarın 10 Kasım. Atatürk’ün ölümsüzlüğe intikal edişinin […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: