TMMOB: Kanal İstanbul Projesi İnsan Eliyle Hazırlanmış Bir Afet

Kanal İstanbul’a ilişkin açıklama yapan TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, projenin geri dönülmez tahribatlar yaratacağını vurguladı.

Deniz TUGAY
İstanbul

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Kanal İstanbul projesini tüm yönleriyle değerlendirmek ve İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunda tartışılacak olan projenin ÇED raporuna ilişkin görüşlerini paylaşmak için bir basın toplantısı gerçekleştirdi. “Yeniden uyarıyoruz! Çok geç olmadan Kanal İstanbul Projesi’nden vazgeçilmelidir!” başlıklı basın açıklamasını TMMOB İstanbul İl Koordinasyonu adına Cevahir Efe Akçelik okudu.

MESLEK ODALARI GÖZARDI EDİLEMEZ

Akçelik, son günlerde, İstanbul, Trakya, Marmara ve Karadeniz için, coğrafi, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel, yani yaşamsal bir yıkım ve bir eko-kırım projesi olan Kanal İstanbul ile ilgili hazırlık süreçlerinin hızlandırıldığını, bu süreçte, önce 2018 yılında Çevresel Etki Değerlendirme Ön Başvuru Raporu hazırlandığını ve sunulduğunu belirtti. Akçelik, “Şimdi ise, kapsamlı bir Çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlandığını ve bu raporun 28.11.2019 tarihinde, yani bugün, İnceleme, Değerlendirme Komisyonu’na taşındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu toplantı meslek odalarının ve TMMOB ‘un katılımı olmadan gerçekleştirilmektedir. Projenin sorumlularının, konunun tarafı olan meslek odalarını göz ardı eden bu tutumunu takdirlerinize sunuyoruz” diye ekledi.

“MEVCUT SU KAYNAKLARININ YOK EDİLMESİ SÖZ KONUSU OLAMAZ”

Geçtiğimiz günlerde 1600 sayfalık ÇED Dosyası ve eklerinin, kendileri tarafından incelendiğini söyleyen Akçelik, İDK’da görüşülmekte olan ÇED Raporu’na dayanarak, “Bugün İstanbul, içme suyunun %70’ini başka illerden karşılamak zorunda bırakılmış bir şehir iken ve Cumhurbaşkanı Erdoğan daha yeni ‘İstanbul susuzluğa doğru yürüyor’ demişken, mevcut su kaynaklarımızın yok edilmesi söz konusu bile olamaz. Kuzey ormanlarını, meraları, tarım alanlarını, tüm hassas ekosistemleri yok edecek bu proje savunulamaz. Üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıran bu projeyi kabul etmiyoruz. Kentin tüm kuzey bölgesini ve hassas ekosistemlerini, kentsel, arkeolojik ve doğal sit alanlarını baskısı altına alacak bu projeyi kuvvetle reddediyoruz” ifadelerinde bulundu.

“BU PROJE YOK HÜKMÜNDE”

Sosyolojik etkileri çok güçlü olacak, bölgede yerinden edilmelere yol açacak, halkın yaşam kalitesini ve ekonomisini derinden sarsacak, yaşam ve su hakkını elinden alacak bu projenin, Anayasa’nın 56. maddesine aykırı olduğunu bir kez daha vurgulayan Akçelik, “İstanbul Boğazı’nda sağlanamayan geçiş güvenliğinin Kanal İstanbul’da sağlanmasının mümkün olmadığını iddia ediyoruz” dedi. Kaynak Evrensel

ozgurifade

Next Post

Mahir Kılıç, Açlık Grevi Eylemini Ölüm Orucuna Çevirdi

Cts Kas 30 , 2019
Mahir Kılıç, işine geri dönmek için başlattığı açlık grevi eylemini ölüm orucuna çevirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 11 yıl kadrosuz çalıştırıldıktan sonra 2017 yılında işten çıkarılan Mahir Kılıç, CHP Genel Merkezi önünde başlattığı direnişini CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde sürdürüyor. 99 gündür açlık grevindeki Kılıç, eylemini ölüm orucuna dönüştürdüğünü duyurdu. Artı […]
Mahir Kılıç

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: