TÜRKİYE’DE YAŞANANLAR VE DURUM TESPİTLERİ

Türkiye’de yaşananlar ve durum tespitleri:
Eski ile yeninin unsurlarının iç içe geçtiği çelişkilerle yüklü bir dönem devam etmektedir.

Burjuvazi,
Siyasal gericilik içine girmiştir.

Demokratik taleplerle başlayan mücadelelerde hegemonyayı eline alma cesaretinden tümüyle yoksunlaşan burjuvazi ve siyasal yapılanması,
bu görevleri eski sömürücü sınıflarla
(dini, etnik ve global emperyalizm uzantılı sermaye gruplar vb.)
uzlaşma temelinde kısmen ve çok güdük biçimde çözmenin yollarını arıyor.

Nüfusun ezici çoğunluğunu kırsal nüfus oluştururken ve bu kırsal nüfus şehirlere de göçle taşıdığı Orta Çağ kurumlarını ve ilişkilerini hâlâ bünyesinde barındırırdığını
burjuva demokratik görevlerin gündemde olduğu ve hala aynı düzlemde kapitalistleşen ülkemizde,
burjuvazi ilerici-devrimci bir rol mümkün mü!(?)

1900’lü yıllara ilişkin sorular Türkiye için hala cevap beklemeye devam ediyor:
“Burjuvazi bu rolü oynamazsa, bu durumda önde duran tarihsel-toplumsal görevleri hangi sınıf çözecekti?
Devrimci mücadelede hegemonya hangi sınıfta olacaktı ve iktidar hangi sınıf tarafından ele geçirilecekti?
Bu sınıflar bu görevleri yerine getirebilecek ve iktidarı alabilecek olgunluk düzeyinde miydi?
Ve dolayısıyla olgunluk düzeyini saptamak için hangi kriterlere bakılması gerekiyordu?…”

Tıpkı II.Enternasyonelin oportünist tavrı olan devrimcilikle bağını tamamen koparan ve reformlarla gerçekleştirilecek bir asgari programla,
sonsuza kadar ertelenen bir azami program ayrımında ifadesini bulan reformist, legalist bir zihniyeti yerleştiriliyor.

Tıpkı CHP bünyesinde vücut bulmuş hakim anlayışta da olduğu gibi
1917 Bolşevik Sosyalist Devrim öncesinde diğer grup olan Menşevikler,
devrimin temel görevlerinin burjuva demokratik doğasından hareketle, devrimin burjuvazinin önderliğinde, onun hegemonyası altında gerçekleşmesi ve onun iktidarıyla sonuçlanması gerektiği görüşünü savunmaktaydılar.
Peki ‘Rusya’da bu görevleri çözmeye aday bir devrimci burjuvazi var mıydı?’ sorusu,
Türkiye içinde sorulduğunda
Menşeviklerin de verdiği cevabı vereceklerdir:
“Var!”

ve onlar gibi düşündüklerini görmeye devam ediyoruz:
“Burjuvazi henüz devrimci barutunu tüketmemişti. Ama yine de onu keskin proleter eylemlerle ürkütmemek gerekiyordu. Proletarya burjuvaziyi desteklemeli, yüreklendirmeli, arkadan iteklemeli, kurulacak burjuva demokratik cumhuriyette de iktidardan kesinlikle uzak durmalı ve bir aşırı muhalefet konumunda kalmalıydı. Proletarya, ancak çok uzun yıllara yayılan bir kapitalist gelişme sayesinde toplumun çoğunluğunu oluşturacak, kapitalizmin kendisine sunduğu tüm elverişli koşulları da kullanarak sosyalist görevleri gündeme getirebilecekti! “

Ama Türkiye burjuvazisinde bu cesaret ve kararlılık,
süreçler itibarı üzere tutarlı kalıcı netlikte bulunmamaktadır.
Çünkü Türkiye’de Burjuvazi gericidir.
Bu sebeple,
örtülü monarşinin faşist ve dinci argümanlar eşliğinde sözde demokrasi salvoları attırıldığı düzene karşı ,
karşı yönde yer alanlarla gerici nitelikli bir burjuva hareketinden başka birşey değildir yaşanılanlar;
adı
“Herşey güzel olacak” …
olsa da!
/EngelliSATAŞMALAR
Turushan Mungan
24 Haziran 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Şiirlerine de Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

YENİ BİR VİRÜS ORTAYA ÇIKTI 'CRİSTOLİ'

Çar Haz 24 , 2020
YENİ BİR VİRÜS ORTAYA ÇIKTI ‘CRİSTOLİ’‘Dünya da 2020 Musibetleri Devam Ediyor’Cristoli virüsü: Paris’te koronavirüs tekniği kullanılarak keşfedilen yeni virüs Fransız bilim adamları, Covid-19 pandemisinin arkasındaki koronavirüsü tanımlamak için kullanılan aynı tekniği kullanarak Paris’in hemen dışındaki bir hastanede yeni bir virüs keşfettiler, ancak benzer bir sağlık krizine yol açacağından şüphelenmek için […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: