TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KİMSESİZ GARİPLER MEZARLIĞI

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KİMSESİZ GARİPLER MEZARLIĞI
Ölse kimin umurunda
Kimsesi yok garip garip
Aynı benim durumumda
Kimsesi yok garip garip
Yüzünde yaş izleri var
Hayal dolu yüzleri var
Ne aranlık gözleri var
Kimsesi yok garip garip
Dünyası yok ahreti yok
Hiçbir yerde kısmeti yok
Yüreğinde dertleri çok
Kimsesi yok garip garip
Akarsunun dertleri çok
Kimsesi yok garip garip
(Muhlis AKARSU)

“Afgan”… “Kargoyla geldi”… Mezar taşlarında isimleri yok, yaşları ve ne tür hayatlar yaşadıkları da belirsiz. Yollarda hayatını kaybeden yüzlerce mülteci, Van’daki Türkiye’nin en büyük mülteci mezarlığında gömülü.

Van’ın Tuşba İlçesi’ndeki Seyrantepe Mezarlığı’nda yatanların tamamı Türkiye’ye kaçak yollardan gelen ve burada ölen göçmenler. Türkiye’ye kaçak yollardan giren göçmenlerin yaşadığı kazalar son yıllarda sıkça gündeme geliyor. Kazalarda ölenler, yakınları gelmezse, Van’daki kimsesizler mezarlığına gömülüyor.

Van’ın Tuşba İlçesi’ndeki Seyrantepe Mezarlığı’nın bir bölümü resmi kayıtlarda Kimsesizler Mezarlığı olarak geçiyor. Ancak bu mezarlıkta yatanların tamamı Türkiye’ye kaçak yollardan gelen ve burada ölen göçmenler. Bangladeş, Pakistan, Afganistan ve İran gibi ülkelerden gelen mültecilerin yollarının kesiştiği yerlerden bir de bu mezarlık.

Kışın donarak, yazın trafik kazasında ya da gölde boğularak ölen göçmenlerin cenazeleri yasal süre olan 15 günün ardından, yakınları bulunamazsa buraya gömülüyor. Neredeyse tamamının ismi yok. Mezar taşlarına sadece numara ve kaldırıldıkları hastane yazılıyor.

“Türkiye’nin göç politikalarında çok keskin dönüş yaşanıyor”
10 yıla yakın Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Van Saha Ofisi’nde çalışan Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu’ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mahmut Kaçan, göçmenlerin yaşadığı sorunların BM’nin ofisini kapatmasıyla başladığını savundu. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Kaçan, mevcut durumla göçmenlerin teşvik edildiğini söyledi.

Kaçan, “Bizce öncelikli neden Türkiye’nin göç politikalarında çok keskin dönüşünün yaşanıyor olması. Gerçi bu uzunca bir süredir böyle ama bir dönem Türkiye özellikle göç ve mülteci alanında açık kapı politikası izliyordu. Bu da mültecilerin sisteme erişimini kolaylaştırdı. Ancak geçen yıllarla birlikte bu politika da ciddi bir değişikliğe gidildi. Hatta bunun en önemli belirtisi Suriye sınırına örülen duvar oldu. Bu, politika değişikliğinin çok güzel özetidir” dedi.

Kaçan’a göre göçmenler teşvik ediliyor. Kaçan bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Mülteci politikaları giderek güvenlikçi hal alıyor. Bu politikayı özellikle günlük siyasi alanda sıkışan siyasal iktidarın Avrupa Birliği ve diğer değişik ülkelere karşı bir araç olarak kullandığını görüyoruz. İltica sistemini kapatan, erişimi güçleştiren bir politikaya doğru evrildiğini görüyoruz. Bununla birlikte özellikle Van üzerinde bir neden söyleyecek olursak uzun yıllar Van kentinde UNCHR vardı. Neden; Türkiye’nin iltica sisteminin ve kapasitesinin yetersiz olması gerekçeleriyle uzunca yıllar yoğun bir süreç içerisinde Türk devletine yardım eden bir sistemin bir anda ortadan çekilmiş olması.

Eskiden sığınmacılar Van kentine ulaştığında gidip oraya kayıt oluyordu ve süreçlerle ilgili sisteme alıyorlardı bir şekilde. Bütünüyle İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Bu devirden sonra da belirsiz bir süreç başladı çünkü insanlar iltica talep ettiklerinde çok uzun yıllara varan kayıt ve görüşme tarihleri verilmeye başlandı. Şu an bir şekilde iltica talebinde bulunmayı başarabilen bir kişiye belki 3 yıl sonrası için kayıt tarihi verilebiliyor ya da bir kişi bu sürece girdi ve mülteci statüsü kısa süre sonra tanındı, bu kişinin üçüncü bir ülkeye yerleşme süresi oldukça belirsiz.

Türkiye’ye, hiçbir şekilde burada entegre olmayacak burada kalmayacak insanlar yaşamlarını riske ederek bir şekilde Avrupa ülkelerine ulaşmaya çalışıyor. Bu durumda bir şekilde fiilen kamu gücü tarafından teşvik ediliyor, bu sonuca varıyoruz. Çünkü sınır hattı özellikle uzun yıllara varan bir çatışmalı süreç nedeniyle oldukça sıkı olarak korunan, izlenen bir yerdi, kontrol altında olan bir bölgeydi. Günümüzde sosyal medya ağlarında göçmen kaçakların reklamlarını görüyoruz, açıkça telefon numaralarını vererek ne tür hizmetler sağladıklarını dair reklam içerikli hesaplar oluştuğunu görüyoruz.” (dw, mynet)

İZMİR’DE DE İSİMSİZ GÖÇMENLERİN MEZARLIĞI VAR
İzmir’de mülteciler mezarlığına dönüştürülen kimsesizler mezarlığında ise üstünde sadece rakamların olduğu tahta levhalar göze çarpıyor.
18 Eylül 2020 / ÖZGÜR İFADE

ozgurifade

Next Post

ESKİ MECLİS ÜYESİ 'SONUNA KADAR İNCE'

Cum Eyl 18 , 2020
ESKİ MECLİS ÜYESİ ‘SONUNA KADAR İNCE’Muharrem İnce’nin 4 Eylül de Sivas’tan başlattığı ”100 GÜNDE MEMLEKET HAREKETİ” desteği bu kez Gebze eski Meclis üyesinden geldi. Kocaeli Barış Gazetesi tarafından ”Meclis üyesinden İnce’ye sinyal!” başlığıyla verilen haberde. Gebze Belediyesi CHP eski Meclis Üyesi Fahrettin Bostan, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve Yalova Milletvekili Muharrem […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: