UMUT

*UMUT *
Bu günkü köşe yazımda, yaşanmış gerçek bir öykü var dostlar….
Bir gazeteci dostumun gerçek öyküsü bu…
O anlattı ben kaleme aldım. Buyrun birlikte okuyalım..

*..Her zamanki gibi, yorgun uyandı yine bu sabah…
Akşamdan kalma değildi ama yinede, yorgundu… çaresiz yinede kalkmalıydı, işe gitmeliydi…
Günlüktü işi ve asla aksatmaya, atlatmaya gelmezdi..o bir gazeteciydi. .
sözü vardı,
randevuluydu, her sabah buluşmak için binlerce kişiyle…
bir başka deyimle,
o işiyle nikahlıydı….
asla aksatmadı yıllarca bu randevuyu…
Şöyle bi gerindi yatağında, bir Sağa bir sola attı kendini..
ııhhh.. Olmadı..
sopa yemiş gibiydi…
Uzandı tekrar yatağa, bırakmadı yılların alışkanlığı, sıçradı oturdu tekrar…
Her akşam su koyardı yanı başına … Gözü bardağa gitti…
Dün içtiği sigaraların,acı ve ağır kokusu sanki tümüyle ağzında toplanmıştı….
suya, uzandı, dikti bardağı, içti içti içti..
Sanki yıkanmış, tertemiz olmuştu ağzı, …ayağa kalktı, Lavaboya gitti, yıkadı elini yüzünü… Çalkaladı, fırçaladı ağzını…
Gitmiyor inadına ta burnuna geliyordu nikotin kokusu…
Ve yeniden canı çekti..direndi… meret nasılda zorluyordu iç diye… hemde,aç karnına,
Biraz ayılmıştı…
mutfağa yöneldi…
göz gezdirdi şöyle bir,etrafa, buzdolabına yöneldi..açtı, Baktı baktı içine bomboştu..tekrar Çevresine bakındı, Ne çay ne ekmek ağzına atacak Bi lokma hiçbirşey bulamadı…
kızdı içten içe, sıktı yumruğunu,kaç yıldır bu meslekteydi, ta o 36 yılla yargılanıp beraat ettiği 17 yaşından beri… Döndü, yatak odasına,komidinin üstünde duran sigara paketine gitti eli.. Açtı,boştu.. sigara kalmamıştı… sıktı eliyle boş paketi attı … boşlukta hisset ti kendini…hızla giyindi…fırladı dışarı.. Soğuktu hava…Yıllardır geçtiği sokak vev caddeyi aştı,sabah sabah, tost, döner kokuları yayılan büfenin önüne geldi,durdu elini cebine attı, 10 lirası vardı,tüm ceplerini, arandı, arandı her yerini tekrar tekrar baktı.. hiç başka para bulamadı..
sigaraydı derdi…
Ama yetmiyordu cebindeki para, 3 lira noksandı… Yemek mi o önemli değildi.. Sigara ilk ihtiyaç, ve herşeyin önündeydi… lanet olsun dedi, nerden alıştım bu zıkkıma…düşmanından dahi istetiyordu… Kendine kızarak, uzaklaştı büfeden,belli belirsiz bir sesle, söylendi kendi kendine,
-Allah kerim dedi, bu günde çıkar rızkımız bir yerden,..
Hep böyle olmadı mı,
acının en kötüsünü yaşadım, sağ sol davasında 36 yılla yargılandım, umudumu tüketmedim. ,. direndim,.. Hapis yılları bitiremedi beni okadar yıl gitti ömrümden..
umudum sayesinde yeniden dirildim..
Ben gazete bile çıkardım..patron oldum, Hemde Tek başıma… ailem Arabam evim oldu…idealim uğruna bak yine tükendim…herkes bıraktı beni… Bit tek umudum terketmedi.
Kaç yıldır böyleyim..
Beş parasız.. Ama olsun be… Yaşıyorum ya… varlığıda gördüm, yokluğuda…
yıkılmıyacağım…umudum var benim… Umudu m..
Onu asla bitirmeyeceğimDiren aslanım, diren..
Diyerek,her gün içinden geçtiği, temiz havasını doluklsnfıpı, oturup dinlendiği semt parkına girdi, ve en büyük dostu tekir kedisini aradı gözleri… Her sabah günaydın dediği, sevdiği, kahvaltısını onunla paylaştığı tekir kediyi…
bu sabah eli boştu, ama olsun, tek dostunu, görüp onu sevmeliydi.. İŞTE orda uzakta birşeyler oynuyordu tekir…
yanına yaklaştı..
Tekir patisiyle yerde bir şeye pençe atıyor geri çekiliyor, zıplıyor,üstüne yatıyor, yuvarlanıyor, oynuyordu… İyice yaklaştı dostuna, tekir ona baktı,sev dercesine uzandı yere,
eliyle, müşfikçe başını okşadı tekirin..
-özür dilerim tekir..
Bu gün sana birşey ikram edemedim…
Sevdi sevdi sevdi..
Gözleri doldu, elini gözüne götürdü, oğuşturdu,birden tekir doğruldu yerinden, bir pençe attı yerdeki oynadığına…
Gazetecinin
Gözleri büyüdü birden…
Tekirin oynadığı bu şey, ,iyice buruşturulup,sanki kedi oynasın diye, top yapılmış kağıt 20 liraydı..
açtı buruşuğunu , güneşe tuttu, evet, halis muhlis kağıt bir yirmi lira.. Gökyüzüne kaldırıp, başını, yarım gülümsemeyle, bakıp söylendi kendi kendine..
-umut fakirin ekmeği ye memet ye demişler ama, bak şu hale, yahu, bak şu işe, demekki neymiş
-yeterki umut et. Asla onu tüketme… Tüketmedim tüketmeyecem..
Hızla doğruldu, koştu büfeye, uzattı parayı, bana bir sigara ve beş liralıkta, parktaki tekire, tavuk döner…
Öyle ya herkesin nasibi kendine..
Yeterki, sen umudu tüketme…
Hoş kalın dostlar hoşçakalın..
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
15 Ekim 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

İNCE'DEN BAHÇELİ'YE SORU 'ÜLKE UÇUYOR MU, EKMEĞE MUHTAÇ MI?

Cum Eki 16 , 2020
Muharrem İnce 1000 Günde Memleket Hareketi 40. Gününde Erzincan, Gümüşhane ve Bayburt’taydı.Muharrem İnce: Bahçeli karar versin, ülke uçuyor mu ekmeğe muhtaç mı?Memleket Hareketi Muharrem İnce, Anadolu gezileri kapsamında Bayburt, Gümüşhane ve Erzincan’a gitti. İnce Erzincan’da “Acilen eğitime el atılmalı. Çocukların bilgisayarı, interneti yok. Eğitimden uzak kalıyorlar. Gelecekte kayıp bir nesil […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: