Yasalar Kimin İçin Hazırlanıyor?

Yakın zamanda bir haber okuduk. Tarihi Eminönü Balıkçısı’nda bir aile, çalışanlar ve çevre esnafı  tarafından saldırıya uğradı.

Ailecek bir yemek yiyelim diye balıkçıya giriyorsunuz. Sonra rahatsızlık verdiği için uyardığınız garson tarafından küfürlü bir şekilde önce sözlü, sonra da fiziksel saldırıya uğruyorsunuz. O da yetmiyor çevre esnaf toplanıp olayın boyutunu ve vehametini büyütüyor. Adeta linç girişimine  uğruyorsunuz. Aileden bir kişi kafasından pala benzeri bir kesici aletle yaralanıyor. O da yetmiyor iddialara göre sizi korumakla görevli emniyet güçleri, hem geç geliyor hem de  bu şahıslara işlem yapmamak için elinden geleni yapıyor. Olay sosyal medyaya yansıdıktan sonra yetersiz de olsa bir açıklama yapılıyor ki o da evlere şenlik. Olayın ihbarı  bize ”devam eden bir kavga olarak gelmedi” açıklamasını yapan  emniyetin, 10 dakikalık mesafeye 25 dakikada gittiği ve olay yerinde tutanak bile tutmadığı iddia ediliyor.

Günümüzde geldiğimiz nokta, sosyal medyaya yansıtılmayan olaylar üzülerek görüyoruz ki, üzeri kapatılıp sümen altı ediliyor. Mağdur olan tarafın yaşadığı haksızlık da yanına kar kalıyor.

Yasalara saygılı bir işletmenin ya da daha açık bir anlatımla denetime tabi bir işletmenin yapması gereken, olay bu korkunç boyutlara taşınmadan önce garsonun işine son verip, aileden özür dilemek olurdu. Olay basına taşınınca işten çıkardık, aileden özür diledik açıklaması hiç de samimi görünmüyor. Samimi olmadığını da biliyoruz. Burada gördüğümüz tabloda  ise ne söz konusu Tarihi Eminönü Balıkçısı’nın, ne de çevresinde ki esnafın böyle bir endişesi  olmadığını görüyoruz. . Hatta gizli bir el tarafından, yasalara karşı korunuyorlar cümlesi çok daha doğru olur. Bu tip olaylar haliyle vatandaş olarak denetleyici birimlere ve polise  olan güvenimizi zedeliyor.

Ben yazımı yazarken bu kez de Çeşme de bir plajda ki işletmede  garsonlar(!)  müşteriyi tekme tokat dövmüş. Başka bir müşteri tarafından kayda alınmış. Turistik beldelerde kural ve sınır tanımamanın örneği fiyatlarda da öne çıkıyor.  Bu kadar fahiş fiyatlarla satış yaptıkları adisyonlarla sosyal medyada duyurulan bu işletmeler neden denetlenmiyor? Yoksa denetlenemiyor mu? Fiyatlar yüksek gitmeselermiş dediğinizi duyar gibi oluyorum. Benim öne çıkartmak istediğim konu bu işletmelerin kanun kural tanımadan vatandaşı sömürmesi ; hatta şiddet uygulama hakkını kendisinde görmesi ve denetlemekle yükümlü birimlerin de buna sessiz kalması. Vatandaş olarak bizlerin huzurumuzun temini ve haklarımızın korunması bizi yönetenlerin görevi değil midir? Adeta Muz Cumhuriyeti olduk farkında mısınız?

 Eşinize veya bir yakınınıza rahatsızlık veren bir garsonu uyaracaksınız, sizden özür dileyeceğine size küfür edecek kadar hadsizleşecek, saldıracak; bir de adeta çeteleşmiş çevre esnafı toplanıp gelip sizi darp edecek.  Sebep her ne olursa olsun hiçbir işletme müşterisine bu şekilde davranamaz.  İşletme sahiplerinin göz yummasından daha kötüsü bizleri korumakla görevli polis adeta işletmeden yana tavır alıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil.
Bu kişiler kime güvenerek kendilerini yasaların üzerinde görüyor? Polis neden müdahale esnasında kendisini vatandaşı değil de bu vandalları korumak zorunda hissediyor?
Bu tip olaylara tanık oldukça vatandaş olarak ailemizle beraber sokaklarda gezip, bir lokantaya, bir çay bahçesine girmekten korkar duruma geldik.
Peki bizleri bu olumsuzluklardan korumakla görevli olanlar, bu nedenle ödediğimiz vergilerle maaş alanlar neden eskiden olduğu gibi bizleri koruyamıyor? Haberlerde çok okuyoruz. Zabıtalar simit tezgahına el koydu veya seyyar araba ile sebze satan vatandaşın mallarına el konuldu ve seyyar satıcı zabıtalar tarafından dövüldü. Aynı zabıtalar küçük ölçekli sadece günlük ekmeğinin derdinde olan seyyar satıcılara uyguladıkları yasaları(!)  lokantaların, restaurantların masaları ya da büyük marketlerin  ürünleri ile yaptıkları kaldırım işgaline neden ses çıkartmaz????? Küçük seyyar satıcılara terör estiren zabıtalar bu lokantaların masalarının kaldırımı tamamen işgal ettiğini neden görmez? Zabıta müdürlüklerine yapılan şikayet başvuruları neden işleme konulmaz?
 
Sistem tamamen kokuştu. Şikayet etme hemşerim arkasında falan kişi var baş edemezsin cümlesi maalesef  yasaların önüne geçiyor. Belediyeler türlü hilelerle yasaları birilerini korumak için kullanıyor(!)  Yani artık yasalar bir avuç insanın emrine,  kalan vatandaşları sömürmesi için amade ediliyor. Geldiğimiz nokta gerçekten çok ama çok tehlikeli.

Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun ve diğer Büyükşehir Belediye Başkanlarının, belediyeler içinde oluşan bu tip çıkar örgütlenmelerini tespit edip ; artık kemikleşmeye başlayan bu kokuşmuş gayri yasal koruma ve kayırmalara son vermesini bekliyoruz. Biz Şehrimizde huzur içinde yaşamak istiyoruz.

Gülbin Aybar

Next Post

"Alo Evladım" Diyenin Evi Temizlenip Yemeği Yapılacak

Pts Ağu 12 , 2019
Urla Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında tek başına yaşayan ihtiyaç sahipleri için ‘Alo Evladım’ hattını hizmete soktu. Kendi başına iş göremeyen, kimsesiz veya engelli vatandaşların bu hizmetten faydalanacağını söyleyen Urla Belediye Başkanı, “Belediyemiz personeli ihtiyaç sahibinin evine giderek hem temizliğini yapacak hem de bir tas çorba ile vatandaşımızın karnını doyuracak. […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: