Zabıta Terörü! Kim Dur Diyecek?

Gün geçmiyor ki zabıtalar tarafından zor kullanılarak ürünlerine el konulan, hatta darp edilen seyyar satıcı olarak tanımlanan vatandaşların haberleri çıkıyor. Tabii ki bu ülkede kanunlar var ve zabıtalar da kendi görev tanımları çerçevesinde görevlerini yapıyor diyeceksiniz. (Görevlerini hakkıyla yapan zabıta memurlarımızı tenzih ederek yazıyorum)
Şimdi size birebir tanık olduğum hatta istemeden de olsa müdahil olduğum bir olayı kısaca anlatmak istiyorum.Bu olay yaklaşık 1 yıl önce oldu :
Maltepe merkezde valiz- çanta satan bir esnaf dükkanının önüne teşhir amaçlı sattığı valizlerden koymuş.  Zabıta ekibi bir araçla gelmiş ve bir tartışma yaşanıyor; bir yandan da valizler aracın su dolu olan açık kasasına adeta fırlatarak doldurmaya çalışıyorlar. Esnaf arkadaş (zabıta müdürü olduğunu sonradan öğrendiğim) görevliye
-Amirim cezam neyse kes, bir daha buraya koymam. Ama sen mallarıma el koyma. Kırıyorsun zarar veriyorsun valizlere diye feryat ediyor.
Zabıta adeta kabadayı edasıyla yaparım, alırım ifadeleriyle resmi görevliye  yakışmayan cümleler kurmaya başladı.  Tabii duruma biz yoldan geçen birkaç kişi duyarsız kalamadık.
Ben Zabıta Müdürüyüm karışmayın dedi.  Biz de olabilir! Peki bu, sizin esnafın  malına zarar vermenizi mazur gösterir mi? Adam itiraz etmiyor, cezam neyse kesin diyor. Buna rağmen siz esnafı tahrik edercesine konuşuyorsunuz. Valizlerini adeta bilinçli olarak parçalıyorsunuz. Sizin göreviniz bu mu dedim.  Bir arka sokakta lokanta ve kafeteryalar tüm kaldırımları masaları ile işgal etmiş onlara neden yaptırım uygulamıyorsunuz dediğimde; haczetme yetkim var yediemin  olarak alır giderim mallarını kimse karışamaz dedi. Sonuçta vatandaşların tepkisi üzerine esnaf valizlerini geri aldı.
Kıssadan hisse!  Ben yetkiliyim, kanunu istediğime uygularım! Eğer zorda kalırsam, vatandaş hak etmese de istediğim  kanuna uydurur cezayı basarım. Bu örneği birebir İstanbul-Maltepe’de yaşadım.
Vatandaş geçim derdinde. Geliri olmayan, bakacak kimsesi olmayan yaşlılar var, işsizler var. Çalışamıyorlar. Devlet sahip çıkmıyor ama yaşamak zorunda bu insanlar.
 Patik örüp satan 80 yaşında teyzeyi , zabıta patiklerine ve parasına el koyarak karakola götürüp ceza kesiyor.  Simit satan ya da bahçesinde ki iki üç kap ürünü toplayıp satmaya çalışan insanlar darp ediliyor. Bu resmen  zulüm vatandaşa. Onlarca örnek videolarla sosyal medyada paylaşıldı. Çocuğunun önünde acımasızca dövülen seyyar satıcının videosunu lanet okuyarak izledim.
Eğer siz kanunları mazlumu ezip, zengini ve güçlüyü koruyacak şekilde uyguluyorsanız bu zulümdür.
Şimdi bu zihniyette ki zabıta memurlarına soruyorum! Eğer seyyar satıcılık suçsa, kaldırım işgali de suç. Neden diğer işletmelere ceza kesmiyor, masalarını fırlatmıyorsunuz? Gün boyu defalarca önünden geçiyorsunuz. Görmemeniz mümkün değil.  Kaldırımda yürümek imkansız, yola inerek geçmek zorunda kalıyoruz.
Açık rögarlarla ilgili defalarca ihbar yapılıyor size. Vatandaş kendi imkanları ile çevresini kapatıp olabilecek  kazaları önlüyor. Bu da sizin görev tanımınız içinde! Hatta bu açık rögarlara düşüp yaralananlar oluyor.  Bu konuda neden aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz? Bu örnekleri çoğaltabiliriz.
Siz zabıta olabilirsiniz. Ama her şeyden önce insani tarafınızı kaybetmemelisiniz. Yol kenarında çilek satarak evine bir ekmek alan yaşlı kadın ülke ekonomisini batırmaz. Evet yasalara göre suç olabilir. Ruhsatsız çalışan işletmeler için ya da kaldırım işgali yapan esnaf için sessiz kalıp bu zavallı insanlara kaplan kesiliyorsanız burada bir sorun var demektir.  Yasaları uygularken lütfen insan yönünüzü kaybetmeyin.  Ülke olarak büyük bir ekonomik kriz yaşıyoruz. O üniforma içinde olmanız sizi bu olumsuzluklardan soyutlamaz.  
 Peki şiddet uygulayan zabıtalara ceza veriliyor mu? Ya da ne gibi yaptırımlar uygulanıyor? Yaşadığımız kriz derinleştikçe bu nahoş olaylarla daha çok karşılaşacağız. Belediye yasasında zabıtaya zor kullanılması halinde kendisini korur ve kanunu uygular diyor. Bir ek madde de gerekli bence.  Zabıta sebepsiz şiddet uyguladığı zaman da zabıtaya ceza verilmesi gerekiyor. Ya da ceza keserken adil davranmayıp güçsüzü ezerek güçlüyü görmezden geliyorsa  bunun da bir yaptırımı olmalı. Ve bu cezalar basit yaptırımlar olmamalı. Kanunlar vatandaşın huzuru ve güvenliği için yapılıyor. Kanun uygulayıcılar da yetkilerini bu doğrultuda kullanmalı. Yapılan kanunlar, uygulayıcılar tarafından vatandaşa zulmetmek adına kullanılıyorsa,  bunun denetimini ve gereğini yapmak vatandaşı korumak yine devletin görevidir.


Gülbin Aybar

Next Post

Kastamonu Tanıtım Günleri’nin Açılışı Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yüksel'in Katılımıyla Yapıldı

Cum Eyl 20 , 2019
Kastamonu Tanıtım Günleri’nin açılışı Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yüksel’in katılımıyla yapıldı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Maltepe Sahili Etkinlik Alanı’nda Kastamonu Tanıtım Günleri’nin açılış törenine katıldı. Kastamonu Valiliği himayesinde Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) tarafından düzenlenen tanıtım günleri ile Kastamonu’nun zengin tarihi, […]
kastamonu tanıtım günleri

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: