ZIBIK

Malum son günlerimiz hayli acılı vede, gerçekten ensemizi karartmamıza ramak kalmış gibi, yorgun ve bitap düşürdü bizi. ..
pandemi ve ,son olarak deprem, bunun son kertesi oldu sanki… .

Vicdan,
Ahlak, inanç, edep, örf adet velhasılı insanlık, öldümü diye, bağıracak hale getirdi bizi. Çünkü, acıları saralım birlik beraberlikle derken, arada Bi kaç manyak, birileri sapıttı iyice..
insanlığı unuttu, edebi unuttu, acılardan, dincilik, siyaset yapacak kadar zıvanadan çıktı…
Üzülürken, bu ettiği saçmalarla, İnsanlığın sanki son kırıntılarını da kaybettik gibi bi hava yarattı bazı aymazlar …
İnsanlar betonların altında canıyla uğraşırken,onları kurtarmak için canını dişine takıp tırnağıyla beton kazılırken, şu edilen söz öyle yaraladı ki bizi.
Yetti artık bunların bu terbiyesizliği..
Deprem doğuda olmuşsa “oh oldu teröristlere”,
Batıda olmuşsa “iyi oldu gavurlara” diyecek kadar türedi bazı yavşaklar…
Diğerlerinde olduğu gibi bun da da değişmedi bu yobaz takımı…
Olmayan beyniyle yumurtladı saçma sapan, yine bişeyler…
İzmir’de deprem oldu
“İçki ve fuhuşun başkentine oh olsun” lafı geldi hemen,
Ya da “29 Ekim’de Cumhuriyeti kutladınız, 30’unda deprem oldu, gibi Bi paylaşım.. Hilafeti kaldırırsanız Allah cezanızı verir elbet” gibi saçmalıklar ard arda sıralandı, sosyal medya çarşafında…
Yahu kara cahil, depremin dinle, kitapla, tanrıyla ne ilgisi var… Senin yoksa bile din kardeşim dediğin orda ölen kim bilir kaç kişi var. Densiz.
Bir kere Deprem,
Yerkabuğunda biriken enerjinin bir anda ortaya çıkıp,
Yeraltı, veya yerüstünde sismik dalgalanmalara neden olması…bari oku da bunu öğren…
Özellikle sen gibi öküzle dolu ülkemde ,yobazın dediği gibi
Dünya bir öküzün boynuzları arasında hiç durabilir mi. …
Bu olan “Kıyamet alameti” falan da değil, Allah la bir ilgisi yok bunun..
Hele İçkiyle, kumarla, fuhuşla hele hele de o bahane edip tesbih gibi çektiğin, hilafetle falan da asla bi ilgisi yok.. Eğer olsaydı, “dedemiz”dediklerin Osmanlının,
Kendilerinin de yaşadığı payitahtın
Saray avanesi,
Haremdekiler, “Zıbıkçılar Çarşısı”nı kurmaz, o saltanatın yerle bir olmaması gerekirdi…
Neydi o zıbık çarşısı biliyon mu a soysuz

“Zıbık”, Osmanlı da seks malzemeleri pazarıydı yani şimdiki seks şhoptu… şimdiki vibratör ya da dildoya verilen ad…
Şimdikiler gibi, öyle hareketli “oynar başlıklı” falan değildi elbet ama yinede idare ediyordu demekki…
Biraz incelesen tarihi, okusan, neler göreceksin neler, yobazlığın gidecek, nakledene değil kendine inanacaksın, beynin gelişecek biraz daha bilgili olacaksın… Hani senin kitabının ilk ayeti ne diyor, *ikra * hadi birlikte okuyalım da sende öğren seni gidi zıbıkseni…
Yıllar öncesinden gelen, psyitahtta, yani İstanbulda,
“Zıbıkçılar Çarşısı” adıyla Kapalıçarşı içinde özel bir bölüm bile vardı…
Müşterileri arasında fahişeler, eşi savaşa giden kadınlar olduğu kadar ,bolca da saray hareminden cariyeler vardı…bu konuyu yazmış
Şeyhülislam Mehmet Esat Efendi… “Lehcet’ül-Lügat” adlı eserinde;diyorki
“Meşhurdur,”
… fahişe avratlar alet-i recul sureti üzere yapıp istimal ederler diye yazar…Yani,
Ağaç, erkek cinsel organı şeklinde yontulup zımparalanıyor,
Üzerine deri geçirilip satışa sunuluyor…basit ama gerçek…
Üç farklı tip ve boyutta yapılıyor üstelik, bu zıbıklar; “Arabi, Kürdi ve Türki…”
İsteğe ve tarife bağlı özel üretim de var elbet…
Hatta eskilerden şöyle bir anekdot bile var;
“Saraydaki cariyeler bakarlar ki padişahın koynuna girmek için aylarca sıra gelmiyor, ‘biz de yaptıralım şu meretten’ deyip içlerinden birini zıbıkçılar çarşısının en meşhur zıbıkçısına gönderirler.
Kız derdini anlatır, sipariş için tarif vermeye başlar; ‘Efendi baba, arabi gibi uzun, kürdi gibi kalın, türki gibi letafetli olsun’…der..
Zıbıkçı kızın sözünü kesip ‘Valla hanım kızım’ der ‘öylesini bulsam ben kendi göZüme sokarım”…
Bunlar da aynı baptan,süregelen, halk deyimi tevatürler, hikayeler ve kıssalar…
“İçki ve fuhuşun başkentiymiş” de,falan filan.. bre,utanmaz,CAHİL bak sana Bi örnek işte Bi gerçek durum daha,…
savaş tarihinde vardır, gerçektir bu yıllardan öte süregelir..
Kurtuluş Savaşı yıllarında bile önemli bir anekdotu vardır bu zıbık’ın.. Malum savaşlarda, bu günkü gibi cephane motorlu araçlarla değil, katır sırtında taşınıyor, dağlar, dereler tepeler ve Sarp uzun yollardan… Malum katır zamanın en iyi taşıma, aracı özel bölük bile var,katırların bakımından sorumlu…
ve bir görevlileri varki adı zıbıkçılar takımı…Malum adı üstünde katır… inadı kadar, dalaba(isteğe) geldiğinde dağı taşı inletecek kadar da, arsız ve yüzsüz saygısız, birde malum cephane nakli gecenin bir saatinde ve sessizce yapılması gerek,smzmü dinler katır bu,.. aşka gelipte anırdımı katır, yandı gülüm keten helva.. İşte bu anda devreye giriyor zıbık takımı, başı topuzlu özel yapım aletin komutu da ilginç.
Çavuş anında sesleniyor anırmak üzere olan katırı sezince takıma…
-zıbık takımı hazırol, Zıbıklanacak, zıbık la ..
Ve sesi kesiliyor katırın
Eylem, işlem ve durum berkamal…
Vesselam. Seni gidi *zıbık *seni
Şimdi koy,erkeksen, sarığını, kadınsan,başlığını önüne, bi kere daha düşün, insanlığı ve dünya ahvalini…
sonra de ki, herşey insan için…bu banada olabilir..nitekim olduda… sen gibi düşünenlere… Hemde çok yakında, doğal afetin, dini, inancı, mezhebi, canlı cansız, hele insan ayrımı hiç yoktur..
Önce kendini sonra tüm insanları sev..
Herkesin iç dünyası kendine..
Önce insan ol… Sözüm, yobaz, CAHİL ve cühelalara densizleredir dostlar,…
kalın sağlıcakla,
Hoşkalın Hoşça kalın..
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
06 Kasım 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

Next Post

TÜRKİYE'NİN KURTULUŞU CHP'Yİ BU ZİHNİYETTEN KURTARMAYA BAĞLI

Per Kas 5 , 2020
ALİ KILIÇ’TAN MASALLAR HALK KART, GERÇEKLER ESNAFA VERGİİstanbul Maltepe’de 2014 yılında belediye başkanlığı koltuğuna oturan bay Kılıçdaroğlu’nun özel himayesi altında ki bay Ali Kılıç göreve geldiği günden itibaren çeşitli vaatler ve Maltepe halkına uçuk sözler vermeye başlamıştı. ALİ KILIÇ MASALLARIBu vaatlerinden biri hiç kuşkusuz taraflı tarafsız tüm Maltepe halkında memnuniyet […]

Son Yazılar

%d blogcu bunu beğendi: