Ana Sayfa Uncategorized 12 Kasım 2017

Rüşvet ve Yolsuzluk

Günümüzde rüşvet ve yolsuzluk, gücü, köşe başlarını tutanlar tarafından topluma doğal bir iş gibi kabul ettirilmeye çalışılmaktadır….

Günümüzde rüşvet ve yolsuzluk, gücü, köşe başlarını tutanlar tarafından topluma doğal bir iş gibi kabul ettirilmeye çalışılmaktadır.

Ekonominin her gün kötüye gittiği, işsizliğin ve kültürel yozlaşmanın arttığı ülkemizde ‘Rüşvet, yolsuzluk, iltimas’ günlük yaşamın bir parçası oldu. Özellikle siyasi partiler etrafında örgütlenen insanlar, yolsuzlukları parti çıkarı olarak kabul edip, buna zaman zaman alet olarak “Yiyor ama çalışıyor”dan “Benim hırsızım iyidir” anlayışına kadar giden yozlaşmış bir beyin olarak yaşıyorlar.

Bir toplumu çökerten, insan olmaktan çıkaran ‘rüşvet, yolsuzluk, iltimas’ adalete ve hukuka olan güveni de yok eder.

Yalanın ve rüşvetin döndüğü alan en çok siyaset alanıdır. Belediyeler, genelde bu işin odak noktaları haline gelmiştir. Dün kendini yönetemeyenler bugün toplumu yönetmeye çalışmaktadır.

Hedefleri bu olan siyasetçilerin ortak noktası “halkla birlikte yönetiyoruz” yalanıdır. Hele hele Pir Sultan Abdal rolüne soyunup, Hızır Paşa rolünü oynayanlar en tehlikeli tiplerdir. Hızır Paşa yemeğini yemeyen Pir Sultan Abdal’ın köpekleri kadar olamayan bu tipler, harama, rüşvete, halkın malına göz dikenler… Bunu siyaset adına, bunu halk adına diye çevrelerine topladıkları cahil insanlarla, toplumu sömürürler.

Haram lokmayı çocuklarına, eşlerine, nasıl yedirirler acaba? Aynaya bakınca kızaran bir yüz görürler mi? Rüyaları nasıldır?

Körelmiş vicdanları, yok olmuş duyguları, dillerinde yalanları, hep bireysel çıkar için çalışan beyinleriyle, halkın kanını emen birer sülük olarak yaşamaktadırlar. Üzerlerinde hep bir yalan siyaset gömleği, hemşeri ayakkabısı, din ceketiyle dolaşmayı seven bu tiplerin aslında boş bir beyinle masum insanların zaaflarını kullanan birer tacir olarak ortada gezerler.

Google News XX Sitesi


Tema Tasarım |