Ana Sayfa Uncategorized 11 Aralık 2019

Muhalefet ve Sol

Birgün-Güray Öz Önümüzdeki günlerde Sol’un-sosyalistlerin, kendi durumlarını, yükseldiği konusunda ciddi belirtiler bulunan ya da saptanan kitleselleşme eğilimindeki…

Birgün-Güray Öz

Önümüzdeki günlerde Sol’un-sosyalistlerin, kendi durumlarını, yükseldiği konusunda
ciddi belirtiler bulunan ya da saptanan kitleselleşme eğilimindeki muhalefetle ilişkilerini
tartışacağı anlaşılıyor. “Siyaset ile kitle arasında bir orantısızlık var” saptaması bir süredir
benim de tartıştığım bir konuydu Can Soyer net bir şekilde dile getirdi. (İleri Haber.
Muhalefet var mı? Var. )
Oradan sürdürüyorum.


Yanlış anlamıyorsam sözü edilen, Sol hareket ve partilerin genel olarak kabul ettiği
saptama, henüz şekillenmemiş olsa da kitlesel olmaya eğilimli bir muhalefetin çok farklı
alanlarda, çok farklı biçimlerde kendini gösterdiğidir. Çeşitli boyutlarda muhalif kesimlerin
sorunlar çevresinde toplaştığını, sorunların çözümsüzlüğünün nedeninin de iktidar, rejim,
sistem olduğunu giderek gözle görülür biçimde kavradığını görebiliyoruz.


Belki çok iddialı sayılabilir, ama özellikle çevre kirliliği-iklim sorunu, kadına karşı şiddete
güçlü itiraz, ekonomi (işsizlik, pahalılık, artan vergiler ve zamlar, yolsuzluklar) eğitim ve
laikliğin ağır ya da ölümcül yara almış olması konularında kitlesel, yaygın ve giderek
daha fazla politize bir muhalefetin varolduğu ortada.


Bundan ne sonuç çıkıyor. Eğer böyle bir orantısızlık varsa, yapılacak iş bellidir:
Orantısızlığı çözmek; muhalefet hareketinin siyasileşmesine katılmak; Soyer’in söylediği
gibi “muhalefetin temsilciliğini üstlenecek, ona siyasal ve örgütsel bir beden verecek, bir
kitleselleşme stratejisine de sahip olan mücadele kulvarı (abç) yaratmak”tır. Orantısızlığı
saptadıktan, sorunu gördükten sonra, bu neden gerçekleştirilemiyor sorusunun da
yanıtını vermek gerekiyor kuşkusuz. Ağır ama kabul etmek gerek; “ortada yapısal ve
kangrenleşmiş bir sorun vardır ve o sorun sosyalist siyasetin stratejik düşünme becerisini
(ve hatta, isteğini) kaybetmiş olmasıdır.”


Belki bu kadar umutsuz olmayabiliriz. Çünkü sorunu bu şekilde görenlerin, -gördünüzse
aşmak için bir şeyler yapmaya da niyetlenirsiniz- işe koyuldukları, kitleselleşmeyi
hedefleyen bir kulvar yaratmak ya da böyle bir kulvarda yer alabilmek için harekete
geçtikleri de görülüyor. Öyleyse kitle ile Sol siyaset arasındaki yoğun çaba isteyen bu
orantısızlık çözülebilecektir.


Önemsenmesi gereken bir sorun daha var. Söz konusu muhalif ama hem sorunlar hem
hedefler konusunda homojen olmayan çevreler, hareketlenmeler, “Sol ne zaman ortaya
çıkacak bize yön gösterecek, yordam öğretecek” diye beklemiyor. Sol’un sözü edilen
“stratejik düşünme becerisini” de gözden geçirmesi gerekiyor. Bunun anahtarı, sorunlar
ve çözümler konusunda daha geniş düşünmek, hedefe yönelik pratik adımları
birleştirebilmek, teorinin hizmetine girmek değil, teoriyi somut göreve çağırmak olabilir
mi?


Belki bir “küçük” nokta daha var. Sosyalist Sol geniş muhalefet cephesinde yalnız
değildir. Sorunların çözümünü solda arayan, kendini sosyalist olarak tanımlayan, rejimle
uzlaşmayı hiç bir biçimde düşünmeyen muhalefeti, özellikle sıkışma anlarında,
yönlendirebilen bir “sosyal demokrasi” var. Ayrıca ağır baskı altındaki Kürt siyasal
hareketi beğensek de beğenmesek de varlığını, siyasetteki etkisini sürdürüyor. Kitlesel
muhalefet, tıpkı kendi parçalılığı gibi siyasi yelpazenin de geniş tutulmasını, olabildiğince
ortak hedefe kilitlenmesini ister. Sosyalist Sol yalnızca muhalif kitleleri değil muhalif
siyasetleri de etkilemek zorundadır.
Bir küçük nokta daha, sosyalist Sol güçlenmedikçe öteki siyasetlerin sağa kayması
kaçınılmazdır.
Görsel Gazete Duvar

Google News XX Sitesi


Tema Tasarım |