Ana Sayfa Uncategorized 14 Aralık 2019

Yerel Basın Olarak Sorumluluklarımızın Bilincindeyiz

Mehmet Can Şadioğlu yazdı: Sevgili dostlar,Biz Gazetecilerin görevi halkın haber alma hakkını doğru, objektif bir anlayışla haberyapmak…

Mehmet Can Şadioğlu yazdı:

Sevgili dostlar,
Biz Gazetecilerin görevi halkın haber alma hakkını doğru, objektif bir anlayışla haber
yapmak ve halkın bilgisine sunmaktır. Bizde bir yerel gazete olduğumuza göre, doğal olarak bizim yayın akışımız öncelikle yerel haberlerdir.

Bu nedenle, yerelde başta belediyeler olmak üzere, diğer kamu ve özel kurumlarda
yapılacak olan haksız, hatalı ve yanlış icra atlarla ilgili haberleri dile getirmek ve kamuoyunun bilgisine sunmaktır.

Yani yaptığımız veya yapacağımız haberlerin özünde; her hangi bir partiyi veya kurumu
hedef alarak yayın yapamayacağımız gibi, hiç bir siyasi partinin güdümünde de olmadığımız bilinmelidir.
Dolayısıyla, Özgür İfade gazetesinde daha önce yerel belediyeyle ilgili yaptığımız
haberler açık ve nettir. Yani birilerinin çanağına çomak soktuğumuzu biliyoruz.

Ne acıdır ki, bunlar hakkında yaptığımız haberlerin adeta kendilerine yönelik değil’ de
partiye yönelikmiş gibi bir algı yaratıp işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Bu davranışta partilerine zarar veriyor.

Şu açık bilinmelidir ki, hiç bir şey ilanihaye değildir ve çomak sokulan çanaklar bakarsın
bir gün patlayıverir, içindeki kokular etrafa saçılır ve herkes gerçeği öğrenecektir.
Gerçek olan şudur ki, seçilen her kim olursa olsun, bu makamları hizmet amaçlı değil
de çıkar amaçlı olarak görmeye devam edildikçe, biz’ de yapılan bu haksızlıkları bilgi ve
belgelerle kamuoyuna yayınlamaya devam edeceğiz.

Bizim hiçbir siyasi partiyi yıpratmak, zarar vermek veya hedef almak gibi bir amacımız,
kastımız olmadı ve olmayacaktır.

Kaldı ki, daha önce yaptığımız haberlerin iftira olduğu gerekçesiyle mahkeme
huzurunda hukuk karşısında hesaplaşılmış ve mahkemeye sunduğumuz belgeler ışığında
hukuk bizi haklı bulmuş ve ibra etmiştir.

Tüm bu olaylar analiz edildiğinde, partinin emektar tabanının öngörüsü, kültürü, sezgisi,
anlayışı ve yüksek feraseti asla bu hatalara izin vermeyecek kadar inançlı ve bilinçli olduğu
unutulmamalıdır.

Zira CHP Genel başkanı Sayın Kılıçdaroğlu her konuşmasında belediyeler objektif,
ahlaklı ve şeffaf olmalı, halka hesap verebilir olmalıdır diyerek düşüncesini sürekli dile getiren mesajlar verdiğini biliyoruz.

Peki, sormak isterim, kendi partisine mensup belediyelerden birinde yanlış,
hatalı veya taraflı icraat yapan, yozlaşmış, çürümüş ve ahlaki çöküntüye uğrayan herhangi başkan veya yönetimi hakkında, biz gazeteciler olarak, kol kırılsın yen içinde kalsın anlayışıyla mı hareket etmemiz gerekir, yoksa bu yanlışları kamuoyuna objektif bir şekilde yayınlamamız mı gerekir.

Elbette ki bizim yapmamız gereken yanlış yapanları kamuoyuna bildirmektir. Bu bizim
asli görevimiz ve ahlaki sorumluluğumuzdur.

Unutmayalım ki, geçmişte SHP döneminde belediyelerde yapılan hatalı ve yanlış
icraatların başta solun ve CHP’ nin 25 yıllık kaybına neden olmuş ve bu hataların tekrarı
halinde yeniden elli yılımıza mal olacağı bilinmektedir.

CHP yeniden halkın güvenini henüz kazanmışken, parti içinde yozlaşanları, çürüyenleri
ve ahlaki çöküntüye uğrayanları tespit ederek sizlerin bilgisine sunmak başta biz gazetecilerin görevidir.
Bu çürümeye neşter vurmak sorgulamak ve ayıklamak’ta siz partililer ve üst yönetimin
görevi olmalıdır.
Şimdi önümüzde ilçe seçimlerinin olduğunu biliyoruz. O nedenle parti delegeleri dikkatli
olmalı, tercihlerini iradeli ve objektif kullanmalı, partiye katkı sağlayacak yetkin kişileri
seçmelidir.
Daha önceki örneklerde olduğu gibi, Toplumda prestiji sarsılmış, itibar kaybına uğramış
şahısları, sadece ahbap çavuş ilişkiler, feodal bağlar ve kişisel çıkarlar etrafında dolanarak
yeniden seçmek, partiyi itibar kaybına uğratacağı anlamına geleceği bilinmelidir.
İşte CHP’ nin saygı değer delegeleri, size çağrım şudur ki, ilçe yönetimine seçeceğiniz
kişiler bu mücadele ortamından gelen ve parti mücadelesiyle sınıfsal mücadeleyi
bütünleştirecek, pekiştirecek ve koltuğu dolduracak liyakat sahibi cüzdanını rafa kaldıran
vicdanını masaya koyan etkin ve yetkin kişileri seçmek zorunda olduğunuzu biliyorsunuz.
Çünkü, Ülkemizde görülmedik bir şekilde konjektöre uygun siyasal ve sosyal
gelişmelerin olduğunu, anlık değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir ortamda toplumumuzun birleşmeye ve bütünleşmeye ihtiyacımız vardır.

Peki neden bu mücadelenin birleşme ve bütünleşmeye ihtiyacı vardır diye soracak
olursanız eğer?
 Kamu kaynaklarını yok eden ve piyasalaştıran Özeleştirmeye, taşeronlaştırmaya,
adaletsizliğe, hukuksuzluğa ve ucuz emeğe karşı durarak mücadeleyi birleştirmek,

 Yıllardır emekçileri taşeronların insafına terk eden, yoksulluk sınırında Çalıştırılarak
asgari ücrete mahküm eden, hayatları pahasına, ucuz emeğe kar hırsı uğruna emekçilerin iş başında hayatlarını kaybedilmesine karşı birlik olamak,
 
 Kamu emekçilerin Toplu sözleşme, örgütlenme ve siyaset yapma, mezarda emekliliğe
son verme ve EYT yasasına takılanların haklarının gasp edilmesine karşı güç birliği yapmak,

 Vatandaşın yasalardaki örgütlenme hakkına, mahkemelerde ve devlet katında adil
yargılama hakkına, çocuklarımızın kaderini bir avuç insanın iki dudağı arasına sıkıştırılmasına, karşı demokratik bir ülke ve adil bir düzeni hep birlikte kurmak,
 
 Şiddete karşı, namus diye öldürülen kadınların sesi olmak, kadını güvencesiz ve daha
ucuza çalıştırılmasına, güvencesiz istihdama karşı mücadeleyi yükseltmek ve kadın-erkek eşitliğini sağlayıncaya kadar mücadele vermek,
 Bu ülkede yaşayan her kim olursa olsun, hiç kimseyi ötekileştirmeden, din, dil, mezhep
ve etnisite farkı gözetmeksizin insanca ve eşit yaşamayı ve saygı göstermeyi hak edene kadar mücadeleyi ortaklaştırmak,
 
 Ülke topraklarını ranta dönüştürülmesine, kâr için deresi kurutulmasına, enerji
santralleri ve çeşitli kimyasal maddelerle, toprağın zehirlenmesine, kentsel dönüşüm adı altında inşaat çılgınlığıyla ranta dönüştürülmesine, parkların, ağaçların, tarlaların yok edilmesine, yaşadığı mekânlar üzerinde halkın söz hakkı oluncaya kadar mücadelemizi birleştirmek ve bütünleştirmek zorundayız.
Emperyal güçlerin ülkemizde fing atmasına, çocuklarımızın başkalarının emrinde
müstemleke gibi yaşamasına, kadınlarımız özgürce kendilerini ifade etmemesine, ülke
kaynaklarını eşitçe paylaşılmamasına, karşı parti mücadelesiyle sınıf mücadelesini birleştirmek için siz delegeler, birilerinin referansıyla değil özgür iradenizle oy kullanarak M.K. Atatürk’ ün hedef gösterdiği Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti ilkelerini muasır medeniyet ve demokrasiyle taçlandırmaya katkı sunacağı etkin ve yetkin kişileri seçeceğinize inanıyor ve ön görünüze güveniyoruz.
Hep birlikte güzel yarınlara,
Bizi okumaya devam edin ve yalanlara asla teslim olmayın.



Tema Tasarım |