Ana Sayfa Dünya, Gündem 16 Ağustos 2020

AKP İKTİDARI DOĞU AKDENİZ’DE TANSİYONU YÜKSELTİYOR YENİ NAVTEX İLAN ETTİ

Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de gerginlik sürerken Türkiye, Yavuz sondaj gemisinin çalışmalarını yürüteceği alana yönelik 18…

Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de gerginlik sürerken Türkiye, Yavuz sondaj gemisinin çalışmalarını yürüteceği alana yönelik 18 Ağustos-15 Eylül tarihleri için yeni Navtex (Denizcilere Duyuru) ilan etti. Navtex duyurusunda, “Çalışma sahasına girilmemesi şiddetle tavsiye olunur” ifadesine yer verildi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Türkiye’nin Yavuz için Navtex ilanı üzerine Kıbrıs da karşı-Navtex yayımladı.
Habere göre Rum yönetimi, Larnaka’daki “Arama-Kurtarma Koordinasyon Merkezi” tarafından yayımlanan “karşı-Navtex”i ile, Türkiye’nin yeni Navtex’inin “yetkisiz ve geçersiz, Yavuz ve beraberindeki gemilerin bölgedeki faaliyetlerinin de yasa dışı olduğunu” belirtti.

Türkiye, Oruç Reis sismik araştırma gemisinin, Ataman ve Cengiz Han isimli gemilerle birlikte Kıbrıs açıklarında daha önce ilan edilen bölgede sismik çalışmalar yürüteceğini açıklamıştı. Oruç Reis’in çalışmalarını 23 Ağustos’a kadar sürdüreceğine ilişkin Navtex ilan etmişti.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan açıklama
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki araştırma gemilerinin faaliyetleri ise sürüyor. Milli Savunma Bakanlığı bu konuda Twitter hesabından yaptığı açıklamada Akdeniz Kalkanı Harekâtına katılan TCG Kemalreis fırkateyninin, Barbaros Hayrettin Paşa araştırma gemisine refakat ettiğini duyurdu.

Bakanlığın açıklamasında, “Akdeniz Kalkanı Harekâtına katılan TCG Kemalreis fırkateyni Akdeniz’de Kıbrıs Adası doğusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahil güvenlik gemileriyle deniz eğitimlerini müteakip Barbaros Hayrettin Paşa araştırma gemimize refakat etmektedir” ifadesine yer verildi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Kıbrıs-Fransa anlaşmasına tepki
Öte yandan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, 1 Ağustos’ta yürürlüğe girdiği açıklanan Kıbrıs ile Fransa arasındaki “Savunma Alanında İşbirliği Anlaşması”nı eleştirdi. . Aksoy yazılı açıklamasında, “Söz konusu anlaşma, 1960 Antlaşmalarına ve bu Antlaşmalar tarafından kurulan dengeye aykırıdır. Doğu Akdeniz’de istikrar ve güvenliğin sağlanması yönündeki çabaları da sekteye uğratma riski barındırmaktadır” dedi.

Yasal sorunlar
Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımıyor ve bu nedenle açık deniz sondajına ilişkin iddialarını reddediyor. Türkiye aynı zamanda okyanusların ve kaynaklarının kullanımını düzenleyen uluslararası bir antlaşma olan BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (UNCLOS) taraf olmayan birkaç ülkeden biridir.

BMDHS’ye göre, bir ülkenin karasuları kıyıdan 12 deniz miline (22,2 km) kadar ve kıyıdan 200 deniz miline (370 km) kadar, Münhasır Ekonomik Bölgedir (MEB). Adından da anlaşılacağı gibi, bu mesafeye kadar suyun içinde veya altında bulunan her şey yalnızca o ülkeye aittir.

Ancak Türkiye, MEB’lere benzersiz bir bakış açısına sahip, adaların bu tür bölgelere sahip olabileceğini kabul etmeyi reddediyor ve herhangi bir adanın kontrolünün kıyıdan sadece 12 deniz mili kadar uzandığını iddia ediyor.

Türkiye, kıta sahanlığı teorisi denen şeyi aktarıyor ve bir ülkenin kara kütlesinin (adalar hariç) ve dolayısıyla MEB’inin su altında kıta sahanlığının en ucuna kadar uzandığını söylüyor. Ve bu kıta sahanlığındaki her şey, dipler düşene kadar kendi bölgesinin bir parçası.

Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan arasında yapılanları kabul etmeyi reddettiği için, ülkeler arasında bir dizi iddia ve karşı iddiayı tetikleyen bu hesaplama yöntemini BM kabul etmiyor. Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığı için de Kıbrıs’ın Lübnan ve İsrail ile ikili anlaşmalarını tanımıyor.
16 Ağustos 2020 / ÖZGÜR İFADE

Tema Tasarım |