Ana Sayfa Gündem, Türkiye 20 Temmuz 2020

CHP’Yİ %40 YAPMAZSA İSTİFA EDECEKTİ, KIRKI ÇIKMADI KOLTUĞA YAPIŞTI KALDI

“CHP” KİME HİZMET EDİYOR?Mustafa Acer / 20 Temmuz 2020Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU; önceki dönem Genel Başkan Deniz BAYKAL’a…

“CHP” KİME HİZMET EDİYOR?
Mustafa Acer / 20 Temmuz 2020
Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU; önceki dönem Genel Başkan Deniz BAYKAL’a Egemen dış Güçlerin desteği ile uygulanan bir komplo sonucu 22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 33. Genel Kurulda CHP Genel Başkanlığına seçilmişti. Wikileaks belgelerine göre; Daha 2008 yılında ABD Ankara Büyükelçisi’nin Washington’a gönderdiği raporda “Çıkarlarımız için Deniz Baykal CHP’nin başından gitmelidir” ifadesi yer almaktadır.

Sayın KILIÇDAROĞLU Genel Başkan seçildikten sonra yaptığı teşekkür konuşmasında; “CHP oylarını yüzde 40 oranına çıkarmaz ise istifa edeceğini” söylemişti. Sayın KILIÇDAROĞLU; geçen 10 yılda CHP’nin oy oranları % 26 üzerine çıkamamıştır, Fakat hala istifa etmeyi aklına bile getirmemektedir..

CHP’nin son 10 yılda yapılan seçimlerde aldığı sonuçların başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir.
• 12 Haziran 2011’de yapılan ilk MV genel seçimde yüzde 25,98 oranında,
• 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde R. T. ERDOĞAN %51,79 ve E. İHSANOĞLU %38,44
• 07 Haziran 2015 MV Seçiminde yüzde 24,95 oranında,
• 01 Kasım 2015 MV Seçiminde yüzde 25,32 oranında,
• 16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği Halk oylaması EVET: % 51,41, HAYIR: 48,59
• 24 Haziran 2018 MV Seçiminde yüzde 22,65 oranında
• 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde R. T. ERDOĞAN %52,59 ve M. İNCE % 30,64 oranında,

Sayın KILIÇDAROĞLU iktidar olması için CHP Genel Başkanlığına getirilmemiş, Egemen dış Güçlerin emellerine hizmet etmesi için getirilmiştir. Egemen dış Güçler Türkiye’de Ilımlı İslam ve AKP iktidarının devam etmesinin kendi çıkarlarına daha uygun olacağını gördükleri için muhalefetin de ona hizmet etmesinin uygun olacağını görmüş ve Sayın KILIÇDAROĞLU’nun da muhalefette kalmasını sağlamışlardır.

Egemen dış Güçler de AKP’de biliyor ki; Sayın KILIÇDAROĞLU Genel Başkanlıkta olduğu sürece, Türk Milletinin onu desteklemesi ve CHP’nin başarılı olması mümkün değildir.

Sayın KILIÇDAROĞLU 10 yıllık Genel Başkanlığı süresinde başarılı olamadığı için sürekli eleştirilmesine rağmen, Genel Başkanlıkta kalması için zaman zaman parlatılması için sübjektif olaylar yaratılmaktadır. Örnek olarak 15 Haziran 2017 tarihinde Ankara’dan İstanbul’a Adalet yürüyüşü düzenleyerek, gündem yaratılmak istenmiştir. Buna rağmen AKP’nin başarısız yönetimi değerlendirilerek seçimlerin CHP lehine çevrilmesi mümkün olmamıştır.

Son 30 Mart 2019 Yerel seçimlerde Millet ittifakı ile 30 Büyükşehirden 11 Büyük Şehrin Belediye Başkanlığının kazanılması büyük bir başarı gibi gösterilmektedir. Bu durum CHP’nin kendi başarısı olmadığı, AKP’nin başarısızlığının sonucu Millet İttifakının kazanımı olduğu ve bu şartlar altında elde edilen başarının yeterli olmadığının bilincinde olunması gerektiği bilinmelidir.

Sayın KILIÇDAROĞLU; Kasım 2013’de ABD’ye davet edilmiş ve bazı sivil toplum kuruluşları ile görüşmeler yaparak, ABD çıkarları ve Türkiye’den beklentileri hakkında bilgi verilmiştir.

CHP lideri ABD ziyaretinde; Yahudi kuruluşlarının temsilcileriyle yemek yedi. Ankara’da da görev yapmış olan İngiltere’nin Amerika Büyükelçisi Peter John Westmacott ile kahvaltı yaptı. “Türkiye’nin Dönüşümü ve Amerikan Politikası” konusunda rapor yazan CIA görevlisi eski Ankara Büyükelçisi Abramowitz ve Eric Edelman’la buluşarak basına kapalı bir toplantılar yaptı.

19 Aralık 2013 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone ile öğle yemeğinde buluştu. Büyükelçi Ricciardone’nin rezidansında gerçekleşen yemeğe CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu ile birlikte katıldı.

11 Aralık 2019 Kemal Kılıçdaroğlu, ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield’i kabul etti, toplantıya Ünal Çeviköz de katıldı.
01 Haziran 2016 ve 02 Şubat 2017’de AB Büyükelçilerle basına kapalı görüşmelerde, Kemal KILIÇDAROĞLU, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ile birlikte, AB Türkiye Delegasyonu ve Başkanı Büyükelçi Christian Berger ile bir otelde toplantı yaptı.

CHP seçimlerde başarılı olamadığı gibi, gösterilen tutarsızlıklar sayesinde, AKP’nin kazanmasına ortam hazırlamıştır.
• 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçilemeyeceğini bildikleri halde Ekmeleddin İHSANOĞLU’nu aday göstererek R. T. ERDOĞAN’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin sağlanması,
• 30 Mart 2014 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde Trafoya kedi girmesi ile ilgili tartışmalar ve seçim hileleri sonucu CHP Adayı Mansur YAVAŞ’ın seçilmesi engellenmiş ve CHP; Mansur YAVAŞ’ın seçim sonuçlarına itirazların takipçisi olunmaması,
• 07 Haziran 2015 MV Seçimlerinde AKP, TBMM’de çoğunluk sağlayamadığı halde muhalif Partilerin Hükümet kurmasına imkan verilmemesi,
• 01 Kasım 2015 MV Seçimlerinde seçimde şaibe olmasına rağmen müdahale edilememiş olması,
• 16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği Halk oylamasında mühürsüz oyların sayılması, diğer sayılmayan oylar ve YSK kararlarına itirazların takip edilmeyerek şaibeli oylamanın zımnen kabul edilmesi,
• 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına müdahale edildiği söylentilerine rağmen, iddialar takip edilmeyerek “Adam kazandı” denilerek kabullenilmiş olması,

Egemen dış Güçler; Ilımlı İslam anlayışına sahip AKP’nin kendi isteklerine daha fazla hizmet ettiğini gördükleri için AKP İktidarının devamında kendi çıkarlarına uygun olduğunu görmekte ve İktidarda tutmak istemektedir. Atatürkçü bir CHP’nin buna müsaade etmeyeceğini bildikleri için CHP’nin Atatürkçü kadroların eline geçmesine karşı Kemal KILIÇDAROĞLU’nu CHP’nin Genel Başkanlığında tutmayı ve başarısız muhalefeti sayesinde AKP’nin İktidarda kalmasını sağlanın mümkün olacağını görmektedir.

Sayın KILIÇDAROĞLU, Genel Başkanlığı kaybetmemek ve Atatürkçü kadroların Yönetime gelmesini engellemek için Parti içerisinde demokrasinin uygulanmasına müsaade etmemektedir. İlçe-İl kongreleri tek aday dayatması ile CHP Üyelerinin serbest demokratik seçim hakları elinden alınmakta, Parti Yönetimleri ve delegeler genel merkez tarafından belirlenmektedir.

Bu şekilde oluşan delege yapısı ile Egemen dış Güçlerin emellerine uygun bir Yönetim sistemi oluşturmanın yolu sağlanmış olmakta, Atatürk’ün Partisi CHP’de Partinin gerçek sahibi Atatürkçülerin söz sahibi olması engellenmektedir.

Atatürk’ün kurduğu CHP, “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” anlayışından ve Kuruluş değerlerinden uzaklaşmış olmaktadır. Parti içerisinde ve Parti yönetiminde bulunan Atatürkçüler de zamanla etkisiz hale getirilerek Yönetimden dışlanmaya başlamıştır. Böylece Egemen dış Güçlerle işbirliği yapabilecek kadrolar CHP Yönetiminde söz sahibi olmuştur.

AKP İktidarı Türkiye Cumhuriyetine büyük zararlar vermiştir ve ilk Genel Seçimde değiştirilmelidir. Fakat yerine gelecek İktidar da Egemen dış Güçlerin güdümünde olacak ise Türk Milleti yine kaybetmiş olacaktır. AKP gitsin de kim gelirse gelsin demek, Egemen dış Güçlerin kontrol ettiği Muhalefetin iktidar olmasını istemek olur ki değişen çok farklı bir şey olmaz.

AKP İktidarının değişmesi çok önemlidir, Fakat yerine Türk Milletinin Bağımsızlığını sağlayacak Atatürk İlke ve hedeflerinde birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe ümitle bakacağımız bir Yönetimin İktidar olması daha da önemlidir. Bu da Atatürk’ün kurduğu Parti olan CHP’nin asıl sahibi olan Atatürkçü kadrolarla Ülkenin geleceğine sahip çıkması ile mümkün olacaktır.

Atatürk’ün Türk Milletine Vasiyeti olan “Gençliğe Hitabeyi” esas alarak, onun emaneti olan Bağımsız Türkiye Cumhuriyetine ve Kuruluş değerlerinde Milli, Laik, Demokratik, Sosyal, Hukuk Devleti anlayışına sahip çıkmak zorundayız.
“Ne Mutlu Türküm diyene” (Mustafa Acer)
20 Temmuz 2020 / ÖZGÜR İFADE

Tema Tasarım |