Ana Sayfa Gündem, Sağlık 8 Nisan 2020

HAYATLARIMIZ ÜZERİNDEN RULET OYNUYORLAR, CİNAYET İŞLİYORLAR

‘’Halkını Tüketen Milletlerin Kendileri de Tükenir’’ Koronavirüs Türkiye’yi çepe çevre sardığında bir tek vaka yoktu ülkemizde. Bu…

‘’Halkını Tüketen Milletlerin Kendileri de Tükenir’’

Koronavirüs Türkiye’yi çepe çevre sardığında bir tek vaka yoktu ülkemizde. Bu virüsün dışarıdan geleceğini herkes biliyordu, bu kaçınılmazdı. Yurt dışından ve umreden gelenler vakti zamanında denetim altına alınıp taramadan geçirilmedi; uyarılara kulak tıkayıp uyaranlarla dalga geçildi günlerce.

Havalimanlarına inenler elini kolunu sallaya sallaya önce İstanbul’a nüfuz ettiler; ardından memleketlerine yol alıp Anadolu’nun en ücra köşesine kadar yaydılar koronavirüsü.

Bu gün elde ki sonuç ne acıdır ki şu oldu; Çin’in Vuhan isimli şehrinde vuku bulan virüs alınan önlemlerle 1.5 milyarlık ülkenin sadece 4-5 şehrinde etkili ola bildi. Vuhan dışında başka şehirlerde sadece 96 kişi hayatını kaybetti.

Kontrolden geçirilmeyen, taramaya tabi tutulmayan yurtdışı ve umrecilerin elini kolunu sallaya sallaya dağıldıkları 83 milyonluk Türkiye de bu gün 81 şehre yayılmış bir koronavirüs gerçeği ile karşı kaldık.

Bu günlerde başta sağlık emekçileri ile sayın sağlık bakanı can siperine bir mücadele ile halkı korumaya kurtarmaya çalıştıkları bir acı tablo ile yüzleşiyoruz. Ne yazık ki ne iktidarın nede muhalefetin hala gerekli dersi çıkarmadığını; hala kişisel küçük hesaplar ve siyaset cambazlıkları ile kendi hakimiyet kavgalarını yaparken yurdum kimsesizlerin yurdu, halkımız sahipsizler halkı oldu.

EVDE KAL DA, VATANDAŞ NE HALT YİYECEK!

En önemli söylem olarak ağız birliği etmişçesine ”AVDEKAL” diyen iktidar ve muhalefet evde kal dediği yurttaşların ne halt yiyeceğini konuşmuyor. 65 yaş çıkma, 20 yaş altı çıkma derken; işe giden insanların o evde kalanlara sokaktan virüsü taşıya bileceği ihtimalini konuşmaya bile tenezzüh etmiyorlar. Hastanelerden eve gönderilenlerin evlerde hayatlarını kaybettiklerini konuşmuyor kimse; bir örnek Yalova da Mehmet Tepeli hastaneden gönderildiği evinde  ağırlaşınca 4 kişilik ailesi ile yoğum bakıma kaldırılıyor ve maalesef dün (7 Nisan) Tepeli hayatını kaybediyor diğer aile bireyleri yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor şuan.

Prof. Dr. Emrah Altındiş “Vaka sayısı 12 bini aşkın olan İstanbul gibi devasa bir kentte sıkı karantina hemen uygulanmalı. Bunu da 65 yaş üstüne ve 20 yaş altna ‘evde kal’ diyerek yapamayız”

AYRI AYRI ODALARDA OTURALIM DA ODALAR NERDE!

İkide birde milletle dalga geçer gibi çıkıp ‘Ayrı odalarda oturun’ demiyorlar mı!…Alay etmeninde olursa ancak bu kadarı olurdu, hangi odalardan bahsettiklerini, o dedikleri odaların nerde olduğunu da bir zahmet söyleseler de vatandaş gidip ayrı ayrı yatıp kalksa rahat rahat. Türkiye halkının kendileri gibi rezidanslarda, villalarda, yüzlerce odalı saraylarda mı yaşıyor sanıyorlar nedir!

BAĞIŞ TOPLAMA YARIŞINDAN MASKE DAĞITIM SAVAŞINA

Muhalefet belediyeleri çabuk davranarak başlattıkları bağış toplama yarışı iktidarın jeton düşmesiyle engellenip bizzat kendileri tarafından başlanması ile devam eden salgın üzerinden halk üzerinde hakimiyet ve şirinlik mücadelesi ileride olacaklara haberci gibiydi.

Nitekim bağış toplamada önleri kesilen muhalefet bu kez bedava maske dağıtmaya başladıysa da bu girişim de yine iktidar kanadından önce PTT sistem alt yapı yetersizliği ve hazırlıksızlıktan sonra EDEVLET üzerinden maske dağıtım hamlesiyle bertaraf edildi ve adete yardımı ben yaparım kıvamında bir tavır içine girdi.

İktidar koltuğuna oturup SOSYAL DEVLETTEN bahsedeceksiniz, muhalefet koltuğuna kurulup SOSYAL BELEDİYECİLİKTEN dem vuracaksınız sonrada kalkıp vatandaşa el açacaksınız, buna komedi derler yahu, ayan beyan komedi. Dünyanın 10. büyük ekonomisi olduğumuza şükretmek gerek ya birde 15.-20. olaydık kim bilir ne gelirdi vatandaşın başına. Suriyeliler 40 milyar dolarcık harcamakla övünüp, İMF’ye borç vermekle hava atan iktidar kendi vatandaşına cimri…Her fırsatta iktidara çemkirip ‘PARA BULURUZ” nidaları atan muhalefet o sihirli ve mucizevi aklınızı belediyelerinize verin ki görelim hanyayı konyayı.

MASKE SATIŞINA YASAK GETİRMEK NASIL BİR ZEKA ÜRÜNÜYSE!

Maske dağıtmak için yola çıkan iktidarın hazırlıksızlığı ve altyapı yetersizliği bir anda verdiği karar ve hesapsız hamlenin sonucu olarak; maske dağıtım işi arapsaçına dündü, henüz dağıtılan maske gören de yok duyan da yok. Aradan geçen bu 2 günde hem maskesiz çıkma diye hem de maske satışına yasak getiren iktidarın ne yapmak istediğini hakikaten kimse anlamış değil… Maske dağıtacaksan dağıt, elinden tutan mı var; velev ki sen beceremedin, yetişemedin maske ihtiyacı duyan vatandaş bunu nasıl temin edecek, yok eğer engelleyemediğin fahiş fiyat ise nedeni sen dağıt dağıtacağını darbeyi öyle vur tepelerine. Soğan patates fahiş fiyatlara yükselmişti kısa bir süre önce; soğana patatese ne yaptıysan aynı muameleyi maske işine de yapıver görsünler göreceklerini, yasak da ne yahu, ne yasağı!…

Ha siz eğer %95 ile %99 koruma sağlayan M tipi yada FFP tipi valflı maskeler dağıtacaksanız sözüm yok; yok eğer hala hazırda kimi belediyelerin bedava dağıttığı cerrahi maskeler dağıtacaksanız kusura bakmayın ben almayayım, çünkü koruyucu olduklarına dair hiç bir bilimsel veri yoktur. Bu tür maskeler için bilim insanlarının 3 saaten fazla kullanmanın tehlikeli olacağını, yapılan bilimsel bir araştırmaya göre ise virüsün bu maskelerde 4 ile 7 saat yaşadığını söylüyorken bunu dikkate almak gerekmez mi? Zaten niye hafta da 5 adet o da izaha muhtaç bir vaka; virüsle mukavele mi yaptınız yoksa cumartesi pazar ilişmeyecek mi! İnat etmeyin dik başlılık yapmayın; Virüsün yoğun yayıldığı tüm yerleşim yerlerini en başta da bir aydır söylemekten yorulduğumuz İstanbul’u tartışmasız derhal tam karantina ve izolasyonu başlatın çünkü bunu geciktirerek 83 milyonun tamamının hayatını tehlikeye attınız, tüm şehirlere salgını bulaştırdınız.

TÜSODER Tüketici Sorunları Derneği Sağlık Komisyonu üyesi, Kimyager Fatih Küçükuysal: ‘Toz maskeleri korunma için hiç yeterli değil’

”Basit yapıdaki toz maskeleri COVID-19 adlı Koronavirüs ve diğer virüs çeşitlerine korunma için hiç yeterli değildir. Hatta zararlı bile olabilir. Öncelikle virüsleri iyi tanımak gerekir. Virüs sadece genetik kod taşır. Yaşamını karşılayan yapısı yoktur. O yüzden bakteri mantar gibi mikroorganizmalardan çok daha küçüktür ve bir canlı dışında cansızdır. Ancak bir canlının içine girdiğinde onun yaşam yapılarını ele geçirerek işgalci olurlar. Virüsler mikron seviyesinde çok küçük olduklarından basit maskelerden rahatlıkla geçerler. Bu maskelerin hijyeni yeterli sağlanamadığından daha tehlikeli olabilir. Korunma için sağlık çalışanlarına özel yapılmış yüksek filtreli maskeler takılabilir ancak onlar da karantina bölgesinde takılması gerekir. Özellikle sağlık çalışanlarının ve hasta kişilerin bu tür maskeleri takmaları gerekir ki taşınan veya ortamdaki virüsler ağız, burun ve el vasıtasıyla bulaşmasın.”

BİRİLERİ HALA DİKİŞ MAKİNESİYLE TOPLUMU KANDIRA DURSUN; ÇİN GEREKLİ DERSİ ÇIKARDI YENİ MASKE GELİŞTİRDİ

‘Çin’in Geliştirdiği Yeni Maskeler Bir Mikrometreden Daha Küçük Parçacıkları Bile Filtreleye Bilecek’

Salgın nedeniyle 3329 kişinin hayatını kaybettiği Çin’de bilim insanları yeni bir maske geliştirdi. Elektostatik maskelerin, bir mikrondan bile daha küçük partiküllere karşı filtreleme yapabildiği, standart N95 maskelerden daha avantajlı olduğu belirtildi.

MEVCUT CERRAHİ MASKELERDE Kİ TEHLİKE!

Honk Kong Üniversitesi’nden Malik Peiris, virüsün maske üzerinde ne kadar yaşadığıyla ilgili çalışması üzerinden uyarılar yaptı.Ulaşılması en kolay ve en yaygın kullanılan cerrahi tip bir maskeye temas eden virüsün 4-7 gün arası canlı kalabildiğine işaret eden Peiris, “Bu nedenle maskeye ya da yüzümüze dokunmamak gerekiyor. Önce maskeye ardından gözlerinize dokunduğunuzda virüsü bu şekilde kapmış oluyorsunuz” dedi.

İSİMLERİNİZİ HER YERDE GÖRMEKTEN BIKTIK USANDIK GARİ

Bizim paramızla alınan kamu araçların da, belediye otobüslerin de, yapılan binalarda, parklarda, devletin kasasından bizim vergilerimizle yapılan yardımlarda siz siyasilerin, yöneticilerin isimlerini görmekten gına geldi artık. Sizlerin isimlerini görmek zorunda değiliz, yeter artık. Kamu olanaklarını kendi reklam aracınız olarak kullanmaktan vazgeçin; ne o binalar ve parklar sizin kişisel paranızla yapılıyor, ne o otobüsler ve araçlar sizin şahsi paranızla alınıyor, nede devletin verdiği yardımlar sizin kesenizden çıkıyor.

KORONAVİRÜSÜN ÖĞRETTİĞİ İBRETLİK DERS

Bu yaşananlardan bir ders çıkartmak gerek bu kesin; en önemli ders ise kesinlikle şu olmalı. Siyaset cenderesinde hapsettikleri biz, bizler yani halk, yani vatandaşlar yani yurttaşlar; siyasi partilerin elinde sadece birer oyuncağız. İstedikleri gibi kaldırıp indirdikleri, istedikleri vakit sevdikleri dövdükleri, arzu ettiklerinde yerdikleri övdükleri birer aracız onlar için. Onlar hakimiyetleri, çıkarlarını ve elde ettikleri nüfuzlarını muhafaza için ellerinden ne geliyorsa yapmaya dün devam ediyorlardı, bu gün devam ediyorlar, yarın da devam edecekler.

ONLARIN DERDİ BAŞKA HALKIN DERDİ BAŞKA
‘Trajik Olan Şudur ki, Türkiye de Yaşananlar Koronavirüsle Mücadeleden Çıktı; Yaşanan Sadece Halka Kim Çok Daha Şirin Görünecek Mücadelesine Döndü’
Merkezi hükumet muhalefet belediyelerin halka yardımını engellemek için proje üretirken, muhalefet de merkezi hükumetin önüne geçmek için uğraş veriyor; TÜRKÇESİ filler çarpışıyor çimenler aziliyor.

ÇOK DAHA TÜRKÇESİ, onlar firavun; biz, bizler, hepimiz modern KÖLELER.

09 Nisan 2020 / Abidin SARI

Google News



Tema Tasarım |