Ana Sayfa Gündem, Magazin, Türkiye 27 Mayıs 2020

IMF, devletlerin borçlarında patlama bekliyor..

Alman DW gazetesine roportaj vererek İMF raporunu değerlendiren TÜSİAD Berlin Direktörü Alper Üçok, Dünya ekonomisinde büyük sarsıntılarla…

Alman DW gazetesine roportaj vererek İMF raporunu değerlendiren TÜSİAD Berlin Direktörü Alper Üçok, Dünya ekonomisinde büyük sarsıntılarla birlikte, siyasi gerginlikler ve iktisadi istikrarsızlığa yol açan Covit-19 pandemi salgını, Türkiye’yi de aynı zorluklarla arşı karşıya bıraktığını ifade edilmektedir.

İMF’nin Küresel Ekonomik Görünüm raporuna göre, 1929’daki Büyük ekonomik Buhran’dan bu yana, ekonomik darboğazın gösterdiği dünyanın bir çok ülkesinde Covid-19 salgını nedeniyle büyük resesyonun yaşanacağı uyarısında bulunurken, Türkiye ekonomisi için de iyimser olmayan bir tablo çizdiğini ortaya koymaktadır.

Direktör Alper Üçok un MF raporundaki Türkiye ekonomisi üzerinde öngürülen durum ise şöyle, bu yıl yüzde 5 lik bir oranla küçüleceği gibi yüzde 17,2 oranda da işsizliğin meydana geleceği tahmini yapılmaktadır. Ayrıca, Dünya Bankası ve Goldman Sachs inde 2020 yılındaki Türkiye ekonomisi için büyüme tahminini revize ederek düşürdüğü bilgisini hatırlatmaktadır.

Salgından etkilenen bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik yaşamın durma noktasına geldiği, ekonomiyi ayakta tutan sektörler alarm vermeye başladığı, özellikle ihracat gelirlerindeki sert düşüşlerin yaşanması ile dış ticaret ortağı olan Avrupa ülkelerinde alınacak taleplerinde de büyük azalmalar meydana geleceğini ifade eden TÜSİAD Berlin Direktörü Alper Üçok, kısaca rapor üzerindeki değerlendirmesi aynen şöyle;

Covid-19’un sınadığı Türkiye ekonomisi için kritik eşik

Türkiye ekonomisi üzerindeki Covid-19 baskısı gün geçtikçe artıyor. Erdoğan IMF’den destek arar mı? Ya da ABD’nin desteği için S-400’ler konusunda geri adım atar mı? Uzmanlar DW Türkçe’ye değerlendirdi:

Küresel ekonomide büyük sarsıntıya yol açan koronavirüs salgını, son yıllarda siyasi gerginlikler ve iktisadi istikrarsızlıkla boğuşan Türkiye’yi de zora sokuyor. 

Uluslararası Para Fonu (IMF), Covid-19 salgını nedeniyle dünya ekonomisinde, 1929’daki Büyük Buhran’dan bu yana en büyük resesyonun yaşanacağı uyarısında bulunurken, Türkiye ekonomisi için de iyimser olmayan bir tablo çizdi. 

Küresel Ekonomik Görünüm raporunda IMF, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 5 küçüleceği, işsizliğin ise yüzde 17,2 olacağı tahmininde bulundu. Dünya Bankası ve Goldman Sachs da Türkiye ekonomisi için 2020 büyüme tahminini revize ederek düşürdü.

Salgından etkilenen bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik yaşam durma noktasına geldi, ekonomiyi ayakta tutan sektörler alarm vermeye başladı, özellikle ihracat gelirlerinde sert düşüşler yaşanıyor. 

Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağı olan Avrupa ülkelerinin, koronavirüs salgınının yeni merkezi haline gelmesiyle birlikte, Avrupa’dan gelen taleplerde de büyük bir azalma görülüyor, daha önce verilmiş birçok sipariş iptal ediliyor, ihracata dayalı üretim yapan birçok firma, buralarda çalışan yüz binlerce kişi zor günlerle karşı karşıya bulunuyor. 

“Ticaret durma noktasına geldi”

DW Türkçe’ye konuşan TÜSİAD’ın Berlin Direktörü Alper Üçok, koronavirüs salgınının ticarete etkilerini değerlendirirken, “Avrupa ile ticaretimiz neredeyse durma noktasına geldi” dedi. 

Avrupa ülkelerinde yaşanan krizin, Türkiye ekonomisinde salgın nedeniyle yaşanan zorlukları daha da artırabileceği endişesini dile getiren Üçok, “Türkiye’nin en büyük ticaret partneri Avrupa, ihracatımızın yüzde 50’sini Avrupa’ya yapıyoruz, ürettiğimiz malların çoğunu Avrupa’ya satıyoruz. Salgından en çok etkilenen kıta ise Avrupa ve Avrupa’dan taleplerde azalma olduğu için bu Türkiye ekonomisini, üretim sanayisini negatif etkiliyor” diye konuştu. 

Türk iş insanlarının ihracatta yaşadıkları güçlüklere, kapanan sınırlardaki kontrollerde yaşanan sıkıntılara işaret eden Üçok, “Eskiden bir haftada gelen TIR’lar şimdi bir ayda gelebilecek, talep olmadığı için siparişler de ya iptal ediliyor ya da öteleniyor” bilgisini aktardı.

İhracatın yanı sıra turizm de Türkiye ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından. Turizmin ekonomiye katkısı son yıllarda yüzde 10’un üzerinde gerçekleşmişti. 

Koronavirüs salgınıyla birlikte, Türkiye’ye en fazla turistin geldiği Avrupa ülkelerinde getirilen seyahat kısıtlamaları nedeniyle, Türk turizm sektörünün de bu yıl büyük kayıp yaşamasından endişe ediliyor.

Avrupa krizden nasıl çıkacak?

Avrupa ülkelerinin koronavirüs krizini geride bırakması, ekonominin krizi en az hasarla atlatması, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da büyük önem taşıyor. 

Avrupa ekonomilerinde, salgını önlemek için alınan önlemler nedeniyle önümüzdeki aylarda sert daralma bekleniyor. IMF’ye göre Alman ekonomisi bu yıl yüzde 7, Euro Bölgesi ise yüzde 7,5 daralacak. 

TÜSİAD Berlin Direktörü Üçok, AB’nin koronavirüsün ekonomiye zararlarını asgariye indirmek için aldığı önlemleri çok yakından takip ettiklerini belirtirken, “Marshall Planı ve korona bonoları, tahvilleri ile ilgili önlem müzakerelerini takip ediyoruz. Bunların Avrupa özel sektörünü nasıl etkileyeceği kritik öneme sahip. Avrupa ekonomisindeki gidişat Türkiye için önemli, yansımaları olacak” dedi. 

Türkiye avantaj yakalayabilir mi?

Koronavirüs salgınıyla birlikte küresel üretim ve tedarik zincirleri de tartışılır hale gelirken, Avrupa iş dünyasında da Çin gibi uzak bölgeler yerine, daha yakındaki ülkelere yoğunlaşma düşüncesi öne çıkmaya başladı. 

Alper Üçok, bu süreçte Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığından dolayı avantajlı bir konuma gelebileceğine işaret ederken, “Avrupa uzaktan ticaretten imtina ederek tedarik ve üretim zincirlerinin yakında olmasını tercih edecek, bu bağlamda Türkiye de pek çok sektörde, uzak ülkelerdeki sanayi ürünlerini ikame edebilecek sanayi kapasitesine sahip. Bu kriz aşıldığında Türkiye’nin konumu güçlenebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Peki, Türkiye sanayisini koruyabilecek mi?

Ancak bunun için Türkiye’nin üretim sanayisinin yok olmayarak, ayakta kalmasını sağlayacak tedbirleri alması, krizi en az hasarla atlatabilmesi gerekiyor. 

Fakat yalnızca bu yıl 170 milyar doların üzerinde dış borç ödemesi olan Türkiye’nin yükü, küresel ekonomideki çalkantılar, koronavirüsün ekonomiye verdiği zarar nedeniyle daha da artıyor. 

Ekonomi çevrelerinde “AKP hükümeti nereden kaynak bulacak?” sorusuna yanıt aranıyor. 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin IMF ile bir anlaşma yapmak gibi bir gündemi olmadığının altını çizdi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ise bu hafta, “Hiçbir uluslararası kurum ya da kuruluştan destek veya yardım talebinde bulunmadan süreci yönetiyoruz” açıklamasını yaptı.

Ünlü ekonomistten sert eleştiri 

Londra merkezli Bluebay Asset Management Stratejisti Timothy Ash, Albayrak’ın bu açıklamasını, olağandışı bir sertlikte eleştirdi. 

Ash, Twitter’da yaptığı paylaşımda, Albayrak’ın açıklaması için, “Bu, IMF’nin Hızlı Finansman Aracı kapsamında bedavaya, hiçbir koşula bağlanmaksızın alınabilecek 6 milyar dolar anlamına geldiği için çok aptalca gözüküyor” yorumunu yaptı.

Kaynak: Reuters/BÜ,BK © Deutsche Welle Türkçe

Özgür İfade



Tema Tasarım |