Ana Sayfa Gündem, Türkiye 14 Ağustos 2020

SEVR GERÇEĞİ! (Yazı Dizisi) 3.BÖLÜM

SEVR GERÇEĞİ! (Yazı Dizisi) 3.BÖLÜM 3.ÖLÜM: Ölüm Fermanı”Emperyalizmin İngilizce, Fransızca ve İtalyanca konuşanları San Remo’da itişmişler, kakışmışlar,…

SEVR GERÇEĞİ! (Yazı Dizisi) 3.BÖLÜM

3.ÖLÜM: Ölüm Fermanı”
Emperyalizmin İngilizce, Fransızca ve İtalyanca konuşanları San Remo’da itişmişler, kakışmışlar, küsüşmüşler ama anlaşmışlar.
En büyük emperyalist İngilizce konuşan!
Dünya gemisinin dümeni İngiliz’in elinde.
Büyük karaların eşkıyası, uçsuz bucaksız denizlerin tek gözlü korsanı İngiliz!
Denizler korsanının sömürdüğü topraklar üzerinde güneş batmıyor.
Kırk milyon kişiyle, beş yüz milyon insanın kanını emiyorlar.
Korsanın temsilciliğini Başbakan Lloyd George yapıyor.
Lloyd George bir Türk düşmanı Yunan Başbakanı Venizelos’un da hayranı.
Lloyd George bir Türk düşmanı; çünkü Yunanlılar Türklere düşman.
Lloyd’un bir kırığı var; bir sabun fabrikası sahibinin karısı.
Bu kadın Yunanlı ve diyorlar ki; “Corca Türk düşmanlığını bu kadın aşıladı.”
Korsan isterse, Lloyd George’un başçavuşu Venizelos, imparatorluk hayalleri kurabiliyor.
Lloyd George isterse, koca bir devleti yerle bir edebiliyor.
Lloyd George Türkleri; “İnsanlığın kanseri.” olarak niteliyor.

Emperyalizmin İngilizce konuşanının başı çekmesiyle Fransızca konuşanı ve İtalyanca konuşanı Osmanlı topraklarını bölüşmüşler!
Şimdi hazırladıkları barış kararları Paris’e davet ettikleri Osmanlı heyetine tebliğ edilecek.
Padişah Vahdettin eski sadrazam Ahmet Tevfik Paşa’nın başkanlığındaki bir heyeti yola vurmuş.

Paris’e giden heyetin eline tutuşturulan barış şartları yenilir -yutulur değil. Tevfik Paşa okur okumaz reddeder ve kararlarının değiştirilmesi veya hafifletilmesi talebinde bulunur.
Tevfik Paşa İstanbul’a da bir tel çeker.
Der ki; “Bağımsız bir devlet bu şartları kabul edemez.”
Ve görüşmelerden çekilir.

Tevfik Paşa görüşmelerden çekilir ama emperyalizmin çeşit çeşit oyunları var.
Şeytanı bile utandıran oyunlar…
“Haydi” der İngilizce konuşan emperyalist Yunan piyonuna!
21 Haziran’da İzmir’de bulunan Yunan kuvvetleri Anadolu içlerine sürülür. Milne hattını geçen Yunanlılar; Balıkesir, Bursa, Uşak ve Trakya’yı kısa sürede işgal eder.
İngiliz de boş durmaz Bandırmaya asker çıkarır.
30 Haziran’da Eşme, Sındırgı, 1 Temmuz’da Nazilli, Edremit Yunanlılarca işgal edilir.
İngiliz filosu 3 saat Mudanya’yı bombalar.
10 Temmuz’da bir Ermeni Lejyonu Adana’ya gelir.
Aynı gün, Ankara’nın tepkisi!
TBBM başkanlık kürsüsü siyah bir örtüyle kaplanır.
Bu kadar sıkı yeter.
Osmanlı tekrar çağrılır ve 17 Temmuz 1920’de Spa konferansında emperyalistler son kararlarını bildirirler.
Onlara göre; “Osmanlı Devleti büyük savaşta Çanakkale, Kut’ül Ammare gibi başarılarla, savaşın daha uzun zamana ve mekâna yayılmasına neden olmuşmuş. Kendilerini pek çok zarar ve ziyana uğratmışlarmış.”
Üstelik İngilizler kendi sömürgelerine rezil olmuşlarmış.
Türkler cezalandırılmalıymış!
Ve Osmanlıya son emir “Hazırlanan barışı imzalamak veya reddetmek üzere 27 Temmuz 1920 akşamına kadar süreniz var.”
Hadi bakalım!
Yapacak bir şey yok!
Emperyalistlerin son işgalleri hükümetin elini kolunu bağlamış. Barış şartlarının hafifletilmeyeceği anlaşılmış.
Meclis de yok.
Tek çare…

22 Temmuz 1920!
Perşembe!
Yıldız Sarayı!
Padişah Vahhdettin başkanlığında düzenlenen Saltanat Şûrasına hükümet üyeleri ile birlikte 55 kadar eski sadrazam, nazır, devlet adamı ve komutan katıldı.
Padişahın huzurunda Damat Ferit durumu açıklayan bir konuşma yaptı.
Damat Ferit’in konuşması üzerine tartışma başladı.
Her birinden bir ses!
Çatlak sesler!
Önlerine konulan barış antlaşmasının aynen kabul edilmesini isteyenler olduğu gibi, bu antlaşmanın bağımsızlık anlayışıyla çeliştiğini dile getirenler de oldu, ancak hiçbiri ne yapılacağı konusunda bir çözüm getiremedi.
Damat Ferit’e göre “var olabilmek için” Sevr’i imzalamaktan başka çare yok.
Hadi Paşaya göre Sevr’i reddetmek demek “Ölmek daha iyidir” anlamına gelir ki bu da “intihar” demektir. Oysa dinimize göre intihar günahtır.
Bir acayip bakış açısı!
Vahdettin son noktayı koydu. Dedi ki “Kabul edenler ayağa kalksın, kabul etmeyenler otursun” ve padişah ayağa kalktı.
Gelenekte, padişah kalkarsa herkes ayağa kalkar.
Herkes ayağa kalktı!
Dolayısıyla Osmanlı’nın idam kararı, padişah tarafından da onaylandı.
Ayağa kalkmayan bir kişi var; Topçu Feriki Rıza Paşa.
Bütün gözler Rıza Paşada.

Saltanat Şurası, barış antlaşmasını imzalamak üzere Sadrazam Damat Ferit başkanlığında bir heyeti Paris’e göndermeye karar verdi.
Heyettekiler;
Maarif Nazırı Bağdatlı Mehmet Hadi Paşa.
Eski Şura-yı Devlet Reisi Rıza Tevfik Bey.
Bern Sefiri Reşat Halis Bey.

Heyet alâyı valâ ile Paris yolunu tuttu.

10 Ağustos 1920!
Fransa’nın başkenti Paris’in 3 km batısındaki Sevr banliyösünde bulunan Porselen fabrikasının çinili salonu.
Osmanlı heyeti ölüm fermanını imzalıyor.
Bir tarafta Osmanlı, diğer tarafta İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz Krallığı, Polonya, Portekiz, Romanya, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı, Çekoslovakya.
ABD, Osmanlı ile savaşmadığı, SSCB ise henüz Milletler Cemiyeti üyesi olmadığı için imza atmıyorlar.

Sevr Antlaşması 13 bölüm 433 madde.

Bu antlaşma ile Ortadoğu haritası adeta yeniden çizildi.
“İstanbul ve civarından oluşan küçük bir bölge ile Orta Anadolu’nun küçük bir kısmı Kastamonu kıyılarına kadar Türklere bırakıldı.
Rumeli ve Boğazlar İtilâf Devletleri’nin işgaline bırakılmakla birlikte Boğazlar trafiğe açık olacak ve karma bir komisyon tarafından yöneltilecekti.
Doğu Anadolu’da Kürdistan ve Ermenistan devleti kurulacak, bu devletlerin sınırlarını ABD çizecek ve Ermenistan 20 yıl ABD mandası altında bulunacaktı.
Arabistan Osmanlı Devleti’nden ayrılacak ve Müttefiklerin isteklerine terk edilecekti.
Müttefikler tarafından daha önce işgal edilen yerler; Fransa, İtalya ve İngiltere’de kalacaktı.
Azınlıklar, Osmanlı Devleti’nde eşit haklara sahip olacak ve mecliste temsil edilecekti.
Kapitülasyonlar yürürlükte kalacaktı.
Devletin askerî ve mali işleri kontrol edilecekti.
Sadece iç asayişi temin için kullanılmak üzere 50.000 kişilik askeri güç dışında silahlı kuvvet olmayacaktı.
Liman ve demiryolları uluslararası bir komisyona teslim edilecekti.
Osmanlı Devleti savaş tazminatı ödeyecekti.
Kendi aralarında paylaşamadıklarından İstanbul Osmanlı Devleti’nde kalacak ama azınlıkların hakları gözetilmezse Türklerin elinden alınacaktı.
İzmir’in yönetimi Yunanlılara bırakılacaktı.
Savaşa girmiş ve idarî kademelerde bulunmuş Türk vatandaşları savaş suçlusu olarak yargılanacaktı.”

Cümle emperyalistler, saray, hükümet ve işbirlikçiler derin bir nefes aldı.
Amma bir sıkıntı daha var!
Sevr antlaşmasının yürürlüğe girmesi için meclisin onaylaması gerekiyor, fakat meclis yok ki!
Meclis Anadolu’nun tam ortasında
Meclis Ankara’da…
Ankara, Orta Anadolu’nun ortasında bir kent!
Ankara, Orta Anadolu yaylalarının ortasında yalçın kayaların eteklerine tutunmuş bir kent!
Ankara’da yiğit bir yürek var.
Mustafa Kemal Paşa!
Mustafa Kemal Paşa, Sevr’i sert bir bildiriyle kınadı ve “Ankara’da bir meclis var. Meclisin kabul etmediği bir anlaşma hiçbir şekilde bizi bağlamaz” diye ünledi.
Yiğit yürek daha gür bir sesle “Sevr’i tanımıyorum” dedi.
Cesur siyasetin cüretkâr adamı Mustafa Kemal Paşa bununla da yetinmedi.
19 Ağustos 1920’de TBMM’de alınan bir kararla Sevr’i imzalayanlar ve onaylayanlar vatan haini ilan edildi.
Cesur siyasetin cüretkâr adamı Mustafa Kemal Paşa bununla da yetinmedi.
7 Ekim 1920’de Ankara İstiklal Mahkemesi Sevr’i kabul eden Damat Ferit ile imzalayan Hadi Paşa, Rıza Tevfik, Reşat Halis’i idama mahkum etti.
Cümle emperyalistlerle saray, hükümet ve işbirlikçiler bu işe şaştı kaldı.
Belli ki Türkler pes etmeyecekti!… Evet devam Sevr için yaktık Bi kere mumları..sağol Nurten Aslan hocam, Okuyalım okutalım, ve konuşalım dostlar,… Devam..

Kaynaklar:
Yüyılın Kitabı- Sinan Meydan
Bu Vatan Böyle Kurtuldu- Erol Mütercimler
Milli Mücadele 1919-1922- Kazım Özalp
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi 2013 – Komisyon
Şeytan Üçgeni Mondros- N. Arslan
Kızılca Gün- N. Arslan
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
14 Ağustos 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makale ve Yazılarına Göz Atmak İster Misiniz!

http://ozgurifade.com.tr/circir-bocegi/
http://ozgurifade.com.tr/sevr-gercegi-yazi-dizisi-2-bolum/
http://ozgurifade.com.tr/sevr-gercegi-yazi-dizisi-1-bolum/


Tema Tasarım |