Ana Sayfa Kültür, Türkiye, Yazarlar 28.05.2020 210 Görüntüleme
ARDAHAN KURULUŞUN KUTLU OLSUN VE GELİŞESİN!

ARDAHAN KURULUŞUN KUTLU OLSUN VE GELİŞESİN!

ARDAHAN KURULUŞUN KUTLU OLSUN VE GELİŞESİN!

-Bir yer düşünün 3000 yıllık bir geçmişi oldu.
-M.S. 628 yıllarında Hazar Türklerinin kolu olan Arda Türklerinin eline geçsin ve adı Ardahan oldu.
-M.S. 1068 yılında Alpaslan tarafından fethedilsin ve Selçukluların egemenliğine geçti.
-29 Mayıs 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşmasıyla Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dahil edildi.
-Şimdilerde Ardahan’ın bir ilçesi olan Çıldır Osmanlı Eyaleti iken Ardahan oraya bağlıydı.
-23 Şubat 1921 tarihinde Milli Şura Hükümeti ile birlikte Kazım Karabekir Paşa ve Halit Paşa komutasındaki ordumuz tarafından kurtarılarak anavatana katıldı.
-7 Temmuz 1921 tarihinde Mutasarrıflık (ilçe ile il arasında bir yetkililik) haline getirilmiştir.
-66 yıl boyunca Kars iline bağlı bir ilçe olarak yer almıştır.
-27 Mayıs 1992tarihi ve 3806 sayılı kanunla da il olmuştur.
-Ayrıca defalarca Osmanlılarla Ruslar arasında git gel yaşayan bir durumda kalmıştır.
-Son dönemini 46 yıla yakın Rus işgali altında geçirmiştir.
-Şu anda ülkemizin Kuzeydoğusunda sınır bekçiliği yapan bir ilimizdir.
-Özgürlük ve onurundan asla taviz vermeyen bir halk kitlesine sahiptir.

-Özellikle Rus işgali altındayken bile, yetiştirdiği bir ozanı olan Aşık Şenlik’in diliyle;
‘’Ehli İslam olan işitsin bilsin,
Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana.
İsterse Uruset (Rusların tamamı) ne ki var gelsin,
Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana.’’


…Diyecek kadar onurlu, gururlu ve haysiyetli bir halk kitlesine sahiptir. İşte, 1992 yılından bu yana il olmasıyla birlikte, tam da gelişip güçlenecek dediğimiz bir il ne yazık ki kan kaybetmeye devam ediyor. Bir yandan işsizlikle mücadele ederken, özellikle işsiz genç nüfus kentlere göç etmeyi sürdürüyor. Diğer taraftan ülkenin adil olmayan bir eğitim sistemiyle birlikte ne yazık ki hep listenin son sıralarında yer alıyor. Bir yandan tarıma ve hayvancılığa dayalı bir ekonomisi varken ne tarım ne hayvancılıkta gelişme sağlayamıyor. Diğer taraftan çok geniş turizm potansiyeline sahip iken, son bir iki yıla kadar neredeyse turizmin T sinden bile söz edilmiyordu. Doğu Anadolu’nun ikinci en büyük gölüne Çıldır Gölüne sahip ve birçok balık çeşidi bulunurken, yerel balıkçılığın dışına çıkılamaz durumdadır.

Doğal ve organik tarım ve hayvancılığa müsait her türlü koşul mevcutken, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, arıcılık, kaz yetiştiriciliği üst seviyelerde yapılabilecekken ne yazık ki bu anlamda bölgenin gelişip kalkınmasına ve işsizliğin ve göçün önlenmesine dönük kayda değer bir çalışma yapılmadığını görüyoruz. Üzerinde 3 tane baraj planlanmış, ülkemizden doğup Azerbaycan’da Hazar Denizine dökülen güçlü bir ırmağı varken bundan dahi henüz ilimize bir ekonomik girdi sağlanmış değildir. İki tane sınır kapısı, doğalgaz borularının ülkemize ilk giriş noktası olmasına rağmen bu anlamda da bir girdisinin olmadığı bir ilden söz ediyoruz. İlimizde bulunan ve ilk kuruluş yıllarında ilimize ve bütün Kafkasya’ya ışık saçtığına ve ilin gelişmesine olumlu katkı yaptığına inandığımız üniversitenin bile son iki üç yıldır gerilere düştüğü bir ildir Ardahan!

Ancak hakkını yemeyelim, son bir yıl içerisinde valimizin almış olduğu olağanüstü önlemler sayesinde özellikle meracılık, hayvancılık ve arıcılık alanlarında büyümeye ve gelişmeye geçildiğini de hatırlatmak boynumuzun borcudur. Hatta özellikle belediyelerimizden Ardahan Belediyesi’nin kurduğu tekstil atölyesi ve Posof Belediyesi’nin ilçesine kazandırdığı tekstil atölyeleri sayesinde birçok insan özellikle de kadın iş sahibi olmuştur. Hatta Posof ilçemizde işsizlik sıfırlık noktasına gelmiş ve göç durmuş durumdadır.

Şimdi yukarıdaki örnekleri düşündüğümüzde zaten var olan beş ilçesinin her birisine bir fabrika kurulduğunda hiçbir ilçede işsizlik sorunu olmayacağı ve göçünde büyük ölçüde önlenebileceği açıktır. Hatta sınır kapıları aracılığıyla ticaret hacmi de genişleyeceğinden işsizliğe bir nebze de bu anlamda katkı sunulacaktır.

Hep söyleriz, yazarız, çizeriz ama ne hikmetse kimse dikkate almaz. Ama bir gerçek ki, Ardahan’a yapılacak bir havaalanı ile ve uygulanan teşviklerde dikkate alındığında iş çevresinin yatırım için Ardahan’ı tercih edecekleri göz ardı edilmemelidir. Çıldır ilçesinin kuzeyinden Asya ülkelerine giden tren hattının Çıldır gölü çevresini dolanarak Ardahan merkeze ulaşması ve hatta belki Gürcistan’a geçiş yapması; iş kurmak isteyen iş çevrelerinin kolay ve ucuz taşımacılığı da dikkate alındığında büyük bir tercih nedeni olacaktır, diye düşünüyorum. Geriye kalan Göle ilçesinde süt ve süt ürünleri fabrikası, Orman ve orman ürünleri, Damal ilçesi turizm yatırımları (Atatürk siluetinin düşmesi), Hanak ilçesinde özellikle Arıcılık ve bal üretim tesislerinin yapılabileceği ve son olarak ta Ardahan merkezde, sanayi yatırımları ile ilin işsizlik ve göç sorununun en uzun beş yıl içerisinde tamamen çözümlenebileceği çok açıktır.

Bu anlamda aslında çözüm olarak çok fazla öneri varken, sözü fazla uzatmadan 27 Mayıs Ardahan’ın il olmasını kutluyor, gelişmesinin ve göçün de kısa sürede alınacak önlemlerle (bu yıl ki Ardahan Valiliği’nin almış olduğu birkaç önlemle üretim ve verimliliği artırdığı gibi) hayata geçirilmesini diliyorum.
Yaşar GELER- Uz.Eğitimci Yazar
28 Mayıs 2020 / ÖZGÜR İFADE

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:




Tema Tasarım |