Ana Sayfa Türkiye 18 Mart 2020

ÇANAKKALE RUHU VİCDANLARDA HEP TAZEDİR!

Çanakkale deniz zaferinin 105 nci Yıl dönümü Tüm halkımıza kutlu olsun. Birinci Dünya Savaşında Çanakkale savaşı Türkiye cumhuriyetinin…

Resim Kamu blogu sitesinden

Çanakkale deniz zaferinin 105 nci Yıl dönümü Tüm halkımıza kutlu olsun.

Birinci Dünya Savaşında Çanakkale savaşı Türkiye cumhuriyetinin kuruluşu için tarihin dönüm noktalarından biriydi. Çanakkale zaferi başta Mustafa Atatürk’ ün stratejik üstünlüğünü ile Türk ordusunun başarısını bir kez daha dünyaya örnek olmuştur. Bu zafer Türkiye Cumhuriyetinin oluşumunda temel taşı olarak döşenmiş, kurtuluş mücadelesinin dönüm noktası haline gelerek İsmini tarih sayfalarına yazdırmıştır.

Dolayısıyla, şehitler diyarı Çanakkale Zaferi, vatandaşlarımızın nezdimizde sadece ziyaret edilecek mezar ve anıttan ibaret değil anlam ve önemiyle hem kurtuluş, kuruluş hem de özgürlük destanı olarak anılmaktadır.

İhtişamıyla insanları cezbeden ve orada şehit düşenlerin anısı Toplumumuzun kalbinde yer edinen ve derin bir anlam taşıyan Çanakkale, M. K. Atatürk’ ün emaneti olan sadece şehitlerimiz değil, bağrında koyun koyuna yatan yabancı şehitlerin de ülke için derin anlamı olan engin bir ruha sahiptir.

105 yıldır ebedi istigahlarında huzur içinde yatan şehitlerimizi anarken, Ebedi uykularında koyun koyuna yatan tüm şehitlerimiz ile Başkomutan M.K. Atatürk halkımızın en değerli emanetleridir.

Omuz omuza ülkeyi kurtaranların ruhları yad edilirken, Çanakkale savaşını camilerde M.K. Atatürksüz okunan hutbelerle ananlar, toplumu bir inanç ve kimlik üzerinden ayrıştırarak ötekileştirilenler, toprak altında yatan şehitlerimizin ruhlarını inciterek ıstırap verdiğini bilmeliyiz.  

Peki ya kadınlarımız, Kurtuluş mücadelesinin her aşama ve kademesinde kadınlarımızın rolü büyük olmuştur. Onun için M.K. Atatürk kadınlara verdiği önem küçümsenmeyecek kadar büyüktür.

Cumhuriyet dönemlerinde erkekler için elleri havaya kalkan eşitlik, hak, hukuk ve saygı duyulan kadınlar varken, ne yazık ki şimdi cumhuriyeti bitirenlerin döneminde ise kadınlara kalkan erkek elleri var, kadınlarımıza olan taciz, tecavüz ve öldürme olayları M.K. Atatürk’ ü ve şehitlerimizi üzdüğünü biliyor musunuz?

105 yıl sonrasında M. K. Atatürk ile Çanakkale kahramanları bu olan bitenlerin tümünü kalpleriyle hissettiklerini duyar gibiyim.

Masmavi gözleriyle bizleri izliyor ve diyor ki, biz bu vatanı kurtararak sizlere emanet ederken, kadına el kaldırılsın, tacize ve tecavüze uğrayarak öldürülsün, çocuklara tecavüz edilsin, dinimizi hurafelere teslim edilsin, eğitimi cemaatlerin insafına bırakılsın, Hak, hukuk ve Adalet yok edilsin diye mi kurtararak teslim ettik, yazıklar olsun sizlere emanetimize böyle mi sahip çıktınız diyen isyanını duyar gibiyim.

Evet acıdır ama bizler o gözlere baka biliyor muyuz bilemem!

Çanakkale zaferinin 105 ci yıl dünümü coronavirüsü nedeniyle kutlanmadı. Sadece mesaj ve camilerde okunan hutbelerle anıldı.  Acı olan şudur ki, okunan hutbelerde, dini kurtarana, diyaneti kurana, Anafartalar’ı düşman işgalinden, camileri emperyalistlerden, andımızı zalimlerden kurtaran M. K. Atatürk’ ten bahsetmemeleri elbette ki üzüntü vericidir.

105 yıl önce destan yazanlar masal dinlemişçesine uyuyanlara vatan uğruna Çanakkale’de düşmanla mücadele ederken, öte yandan da boğaza gelen hilafet kuvvetlerinin büyük donanmasıyla çarpışan M.K. Atatürk’ ün o namuslu kahramanları düşmanın üstüne korkusuzca koşup mermisiyle şehit düşen veya uzvunu kaybedip mağdur edilenlerin suçu neydi diye soranlara veya Anafartalar Kahramanı M.K. Atatürk Çanakkale’de yoktu diyen iftira kuvvetlerine ne denmeli! kör mü denmeli yoksa nankör mü?

Bugün şehitliğin karşılığı nedir acaba. Mesela Atatürk’ e hakaret edenler,  bir emirle gözü kapalı ölüme giden Çanakkale kahramanların gözünde ne değer taşır. Hoş görüşlü kahramanlar düşmanı bile kucağına alan Çanakkale kahramanları iftira kuvvetlerini acıyla esefle izlediğini duyuyor gibiyim,

Ülke toprakları için can veren kahramanlara rağmen, nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilenler, oturacak bir koltuk uğruna onurunu ve aklını takas edenler, istiklali için istikbalini düşmandan yana kullananlar varsa eğer, büyümeden okulunu bırakıp tüfek dipçiğini yastık yapan ve makamlarını kara toprak yapan 15 lik kahraman şehitlerimiz için ne önem taşır acaba.

Aslında şunu çok iyi biliyorum ki, Çanakkale’de ve ülkemiz için hayatını kaybeden tüm şehitlerimize haklarımızı sonuna kadar helal ediyoruz. Orası tamam da, peki bu ülke için şehit düşen kahramanlar bizlere haklarını helal eder mi bilemem,

Hakikati söylersek eğer, şehit kanıyla kazanılan topraklarımızı bir çıkar uğruna yabancılara satmayı düşünenlere, şehitlerimiz ile 215 kiloluk topu kucaklayan seyit onbaşı ve Yahya çavuşun hakları helal olur mu bilemem ama o gün geldiğinde kendi cenaze namazının kılınması helal olur mu acaba?    

Ama şunu çok iyi biliyorum ki, tüm bu olan biten olumsuzluklara rağmen, Anafartalar kahramanı başta M.K. Atatürk ile cephedeki nişanlısından mektup alan kadınlarımıza, Evlatlarına kına yakıp cepheye gönderen analara, şehit düşersem eğer emanetimdir dediği çocuğunu anaya emanet ederek çanakkale de toprağa düşen babalara, geleceğini hiçe sayarak ölüme giden 15 li mekteplilere karşı derin bir mahcubiyetimiz ve borcumuz vardır, 

Kuşkusuz, 105 yıl önce siperlerden dönmeyen veya şehit düşenlere yakılan annelerin ağıtlarıyla, söylenen Çanakkale türkülerin huzuru, ihtişamıyla cezbedilen şehitlik ruhunun insanlık onuruyla, kendi topraklarında seksen milyonu aşkın Türkiye Cumhuriyeti halkının emaneti olarak, huzur içinde ebedi uykusunda yatıyorlar. Bizler bu kahramanlara minnettarız. Toprağı bol, mekânları cennet, ruhları şad olsun.

İşte Çanakkale nin engin ruhu budur.

Özgür İfade – M. Can Şadioğlu

Google News XX Sitesi


Tema Tasarım |