Ana Sayfa Uncategorized 4 Ocak 2020

BİR HIŞIMLA GELDİ GEÇTİ, PEH PEH PEH!

BİR HIŞIMLA GELDİ GEÇTİ, PEH PEH PEH! Bir hışımla geldi geçti peh peh peh Kiziroğlu Mustafa Bey…

BİR HIŞIMLA GELDİ GEÇTİ, PEH PEH PEH!

Bir hışımla geldi geçti peh peh peh

Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey hey

Hışmı dağı deldi geçti

Ağam kim, Paşam kim, Ayvaz kim,

Nigar kim, Hanım kim, canım kim kim kim

Kiziroğlu Mustafa Bey bir beyin oğlu, zor beyin oğlu

Vay ben ona eş olaydım peh peh peh

Anadan on beş olaydım hey hey hey

Keşke onla gardaş olaydım

Ağam kim, Paşam kim, Nigar kim,

Ayvaz kim, Hanım kim, canım kim kim kim

Kiziroğlu Mustafa Bey bir beyin oğlu, zor beyin oğlu

Hay edende haya teper peh peh peh

Huy edende huya teper hey hey hey

Köroğlu’nu suya teper

Ağam kim, Paşam kim, Nigar kim,

Ayvaz kim, Hanım kim, canım kim kim kim

Kiziroğlu Mustafa Bey bir beyin oğlu, zor beyin oğlu…

     Bu hikâye, yüz yıllar önce Anadolu’da geçmiş, iki Türk kahramanının öyküsünü anlatmaktadır. Buradan anlatılmak istenen koç yiğitlerin bile bir birlerinin önünde saygıyla eğilmeleridir. Hatta törelerine aykırı bir durum olmasına rağmen üstünlüklerini kabul edip, saygılı davranmalarıdır.

     Evet, iki bin on dokuz yılı çok hareketli bir yıl olarak çok gerilerde kaldı. Acısıyla, tatlısıyla, elemiyle, kederiyle koca bir yılı geride bıraktık. Kimi zaman üzüldük, kimi zaman sevindik. Kâh ağladık, kâh güldük. En çok ta çok mu çok tedirgin olduk. Neden mi derseniz? Nedeni çok açık değil mi? Dünyanın en ücra köşesinde her olup biten bizleri de etkiledi. Bir yandan dolarla, avroyla savaştık. Diğer yandan yanı başımızda var olan terör belasıyla mücadele ettik. Bazen içerde bazen de dışarda var olan vatan hainlerinin çelmesini savuşturmaya çalıştık.

     Halen içimizdeki hainleri bile daha ayıklayamadık. Kocaman bir ömrümüzü çalmışlar. Geleceğimizi yok etmişler. Asıl çalışan beyinlerimizi, gençlerimizi haince saf dışı etmişler. Onların sayesinde kocaman bir kara delik açıldı ülkemizin tam kalbinde. Şanlı Türk Ordumuzu bile terörist göstermeye çalıştılar. Polisimizi, hukukumuzu, kamunun her alanını işgal altına almışlarda kimsenin ruhu duymamış.

     Emperyalist devletlerin kan kokan duygu ve düşünceleriyle dünyanın her köşesinde dehşet yaratan olaylara tanık olduk. Bir damla petrol için acımasızca sivil halkları katlettiler. Milyonlarca insan ülkelerini bırakarak başta bizim ülkemiz olmak üzere çeşitli ülkelere kaçmak ya da göç etmek zorunda kaldı. Aklıselim insanlar, gerçekten ülkesine, vatanına, milletine bağlı insanlar başka ülkelere beyin göçünü sürdürdüler.

     Hırsızlık, yolsuzluk ve ahlaksızlıklar nedeniyle insanların bir birlerine karşı hatta kamuya karşı da güvenleri sıfırlandı. Nereye elini atsan bir usulsüzlükle karşı karşıya kaldık. Binlerce kilometre uzaklıklardan kalkıp hiç te ilgisi olmayan bir yerlere demokrasi götürmeye çalışan vampirlerin dişleri arasında masum insanların et parçaları, kanları asılı kaldı.

     Çok mu çok zor bir yıl geçirdik. Bunlara rağmen güzel şeylerde duymadık değil. Yerellerdeki usulsüzlüklerin yavaş yavaş ortaya çıkıyor olmasına sevindik. Ülkemizi şahlandıracağına inanmaya çalıştığımız bazı projelere de çok sevindik. Kanalların açılması, tünellerin bitirilmesi, turizm patlamaları, özellikle doğudaki turizm hareketliliği içimizi ısıtmaya başladı. Tabii ki gerçekleşebilir ise. Mesela Milli Eğitimin başına bir eğitimcinin geçmesi, zor durumda olan milli eğitim sisteminin değişiyor olacağına inandırmaya yetti. Gerçi henüz önemli değişimleri daha yaşayamadık. Ama yaşıyor olacağımıza kendimizi inandırmaya çalıştık.

     Yazacak olursak daha neler neler yazabiliriz. Hisseden kıssa şunu tekrar ederek yazabiliriz. Ayrıca rahmetli ünlü halk ozanımız Murat Çobanoğlu’nu da rahmet ve saygıyla anarak deriz ki;

Bir hışımla geldi geçti peh peh peh

İki bin on dokuz hey hey hey…

Ağam kim, Paşam kim, Ayvaz kim,

Nigar kim, Hanım kim, canım kim kim kim

Kiziroğlu Mustafa Bey bir beyin oğlu, zor beyin oğlu…

     Bu vesileyle kahramanlıklarımıza örnek olmuş, Köroğlu ve Kiziroğlu Mustafa Beyi de saygı ve rahmetle anıyor, iki bin yirmi yılının tekrardan sağlık, huzur, mutluk, bolluk, bereket ve barış getirmesini umut ediyoruz.

Yaşar GELER

Google News



Tema Tasarım |