Ana Sayfa Politika, Yazarlar 28.12.2020 355 Görüntüleme
YIKMAK MI? YAPMAK MI?

YIKMAK MI? YAPMAK MI?

YIKMAK MI? YAPMAK MI?
Dünyada toplam şeker üretiminin %77’si şeker kamışından, %23’ü ise şeker pancarından elde ediliyor. Pancar ve kamıştan üretilen şekerler arasında kalite anlamında bir fark yok. Ancak, tropik bölgelerde yetiştirilebilen şeker kamışından elde edilen şekerin maliyeti pancara göre çok düşük olmasına rağmen ülkemiz ikliminde yetiştirilememektedir.

AKP İktidarı 14 Şeker Fabrikasını (Gayrimenkulleri dahil) zarar ettikleri gerekçesiyle özelleştirme kapsamına alarak satış bedelleri tespiti yapılmasını takiben ihale sürecini başlatmıştır.

“Bir bütün olarak bakıldığında şeker fabrikaları zarar etmemekte, bazı fabrikaların yatırım eksikliğinden kaynaklanan zararları diğer fabrikalar tarafından telafi edilmektedir. Sektöre bir bütün olarak bakılması ve çiftçi, fabrika çalışanı, tüketici tarafının Yarattığı katma değer ve kamu yararı unsuru da göz ardı edilmemelidir.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, TÜRKŞEKER’e ait 14 adet şeker fabrikalarının özelleştirilmesi için çıktığı ilanda ödeme koşulunu “Teklifler TL. olarak peşin veya talep edilmesi halinde %30’u peşin kalan miktarın ise 48 ay eşit taksitlerle ödenebileceği” şeklinde belirlemiştir.

Şeker fabrikalarnın belirlenen gerçek satış değerlerinin altında bedellerle satışı yapıldığından Kamunun toplamda 2 milyar 382 milyon TL gibi büyük bir zarara uğratılmasına ve bu fabrikalardaki işçilerin, verilen sözlere rağmen mağdur edilmesine sebep olmuştur.

Özelleştirmeden önce 2.5 milyon insana (işçi ve üretici) iş ve aş sağlamakta olan bu fabrikaların 2016 yılı zararı Devletin resmi rakamlarına göre 76 milyon TL’dir.

Aynı yıl saray; 1 milyar 650 milyon TL örtülü ödenek harcaması ve 650 milyon TL saray harcaması olmak üzere toplam 2 milyar 300 milyon TL harcama yapmıştır. Yani devletin resmi kesin hesaplarıyla kıyaslanırsa, sarayın 12 günlük harcaması şeker fabrikalarının tüm zararını karşılayacak durumdadır.

Özelleştirmenin kamuya verdiği zararın yanında. Çalışanlar işsiz kaldı, emekliliğe zorlandı, sürgün edildi, fabrikaların kıymetli arazileri peşkeş çekildi, şaibeli satışlarla el değiştirenler oldu. 11 bin işçi ve yaklaşık 50 bin çiftçi mağdur edildi. Devir işlemi tamamlanan fabrikalarda şirketlerin koyduğu “kotalar” nedeniyle çiftçilerin pancar üretiminden vazgeçmelerine sebep olunmuştur.

Özelleştirmelerdeki diğer usulsüzlükler ise;
* Devredilen şirketlerde siyasilerin yakınlarının görev aldığı,
* Özelleştirme kapsamında olmayan ancak özelleştirmenin ardından değeri bilinmeyen tırlar dolusu kayıt dışı malzemelerin yeni sahiplerine bila- bedel verilmesi,
* Kota altı firmaların kotalarını devretmemek için ne olduğu bilinmeyen mücbir sebepler, kotayı sağlayan firmaların ise kayıtlar ile oynadığı, Şeklinde olan ve basınımızda da yer alan hususlardır.

AKP İktidarı , bu zararı kolaylıkla karşılayacak durumda iken bahse konu fabrikalar birilerine rant oluşturma amacını gütmekte olduğu şüphesinin haklılığını ispat eder niteliktedir.

DOĞRU olmayan bu yanlış ve taraflı uygulamalar; İşçilerimizi ve pancar üreticisi çiftçilerimizi ekonomik açıdan olumsuz olarak etkilemekte ve Ülkemizin İşsizlik oranında ilave artışa, tarımda ise ilave üretim azalması gibi içinden çıkılmaz bir sorunlar yumağı oluşturmuştur.

Sayıştay, özelleştirilen şeker fabrikaları ile ilgili hazırladığı raporunda belirtilen;
* Özelleştirmeler nedeniyle fabrikalarda üretimin yarı yarıya düştüğü ve Şekerde dışa bağımlılığın rekor düzeye ulaşıldığı,
* ‘’İnsan sağlığı açısından olumsuz etkileri olduğu bilinen yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların kullanımının giderek yaygınlaştığı,
* Şeker sektörü açısından haksız rekabete yol açtığı, Hususlar dikkate alınarak; “ilaç sektörü dışında yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalatına sınırlama getirilmelidir” ifadeleri yer almaktadır. Görüldüğü üzere Sayıştay raporu söylediklerimizi DOĞRUlamaktadır. Ne diyelim EĞRİYE EĞRİ DOĞRUYA DOĞRU .

Cumhuriyet döneminin kazanımları olan bu yerli ve milli değerlerimizi satışa çıkararak üreten bir ekonomiden uzak, dışa bağımlı bir yapıyı daha da güçlendiren bu anlayış, DOĞRU PARTİ olarak bizim için asla kabul edilemez bir anlayıştır.

Özelleştirilme sonucu ; Şeker fabrikalarının yeni sahiplerine, AKP Yönetimince milyonlarca lira modernizasyon teşviği ve ayrıca KDV istisnası, vergi indirimi, sigorta primi, faiz desteği gibi teşviklerden de yararlanma imkanı sağlanmıştır.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ekim-2020 tarihinde imzalanan ve resmi gazetede yayımlanan özelleştirme kararı doğrultusunda daha önce özelleştirilen ve Mülkiyeti Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait;
* Tokat’ın Merkez ilçesi Çiftlik köyündeki Alanda ticaret merkezi, konut, meydan, park ve yol yapılacağı.
* Afyonkarahisar’ın Çay ilçesi Dörtyol mahallesinde 246 ada 33 ve 109 parselde bulunan park alanında, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanarak “Özel Sosyal-Kültürel Tesis Alanı, Park Alanı, Yol” olarak değiştirilmesi kararı verildi.

Görüldüğü üzere şeker fabrikalarının kalan arazilerinin tarımsal amaçlı kullanılması yerine konut, ticaret merkezi, yol, v.s. amaçlı olarak özelleştirme metodu ile elden çıkarılmaktadır. DOĞRU PARTİ olarak bizim sektöre bakışımız; Şeker üretim tüketim dengesine, artan nüfusa baktığımızda, hem şeker pancarı hem şeker üretimi artırılmalıdır. Bunun için ise çiftçi örgütleri, çalışan ve kamunun içinde yer aldığı yeni bir yapılanma modeliyle bu fabrikalar ve arazileri yaşatılmalı, Teknoloji açısından güçlendirilmeli, çalışan sayısı artırılmalı, gerekli yatırımlar yapılmalı ve Şeker pancarı üretiminde destekler artırılmalı şeklinde olacaktır.

Sonuç olarak ;
Cumhuriyet tarihinde bin bir zorluklarla vatandaşımızın hizmetine verilen diğer birçok değerler gibi bu değerler de AKP İktidarı tarafından yok pahasına elden çıkarılmıştır, çıkarılmaya devam edilmektedir. Bir tesisi yıkmak kolay, yapmak zordur. AKP İktidarı kolay olan yolu seçerek var olan değerlerimizi yok pahasına elden çıkarmıştır, çıkarmaya devam etmektedir.
Tüm bunlar ne uğruna …………..? BİR AVUÇ YANDAŞ SERMAYEDAR için mi?

DOĞRU PARTİ İktidarında milletimize ait olan bu değerlerin yaniden milletimize iadesi için, her türlü hukuksal çalışmalar yapılarak bu değerlerimiz asıl sahibi olan milletimize teslim edilecektir.

Sahi “Özelleştirmeyi Yeniden özelleştirmeli mi?”!
Selam ve Saygılarımla…
Cezmi Orkun
DOĞRU PARTİ Genel Başkan Yardımcısı
27 Aralık 2020 / İstanbul’un Siyasi Gazetesi 

Google News XX Sitesi

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:




Tema Tasarım |