Ana Sayfa Gündem, Yazarlar 25 Mart 2021

BU DÜZEN BÖYLE GİTMEZ, GİTMEMELİ!

Burhanettin Yılmaz yazdı Günümüz Türkiye’sine dönüp baktığımızda, çevremizde savaşların yaşandığı, kan ve gözyaşının aktığı AB’nin tahkim yasalarını…

Burhanettin Yılmaz yazdı

Günümüz Türkiye’sine dönüp baktığımızda, çevremizde savaşların yaşandığı, kan ve gözyaşının aktığı AB’nin tahkim yasalarını dayattığı, ABD’nin BOP adı altında bölgemizi yeniden dizayn etme ve ülkemizin bir bölümünü parçalama çabasında olduğunu görüyor ve geleceğimizin tehlike içinde olduğunu görüyoruz.

Günümüz Türkiye’sine dönüp baktığımızda, çevremizde savaşların yaşandığı, kan ve gözyaşının aktığı AB’nin tahkim yasalarını dayattığı, ABD’nin BOP adı altında bölgemizi yeniden dizayn etme ve ülkemizin bir bölümünü parçalama çabasında olduğunu görüyor ve geleceğimizin tehlike içinde olduğunu görüyoruz.

Geleceğimiz olan çocuklarımıza bırakmayı arzuladığımız barış içinde yaşayacakları, çağdaş, laik ve demokratik bir Türkiye hayalinden, her geçen gün ülkemiz uzaklaşıyor…

Uzaklaştırılıyor…

Yerli işbirlikçilerin, gaflet ve dalalet içeresinde olan yönetenlerin çabalarıyla önümüz tıkanıyor.

Ülke toprakları, yeraltı zenginlikleri, tarım alanları yabancılara, emperyalistlere peşkeş çekiliyor.

Ülkenin en verimli işletmeleri teker teker satılıyor.

Ekonomi yönetimi ile siyaset çarkı dişlileri arasında köylüler, işçiler, emekçiler ve geniş halk kitlelerin ezmekte, insanın, insan gibi yaşamasına geçit verilmiyor.

İktidarı ele geçirenler kendilerini ve yandaşlarını efendi, yurttaşı kul gibi görüyor,

Hor görüyor…

Her geçen gün işsizlik artıyor, yoksulluk çığ gibi büyüyor.

Fakirlik halkın kaderiymiş gibi gösterilerek seçimden seçime bir file erzak dağıtılarak oy avcılığı yaparak halkla alay ediliyor.

Yurttaşa karşı hoyrat olan iktidar, görev ve sorumluluklarını yerine getirmekten aciz durumda. Devlet tüm kurumlarını FETÖ yöntemiyle ele geçirdi. Geleceğe yön vermeyi bırakın, acil ihtiyaçlara bile yanıt veremeyerek, gününü kurtarmaktan bile aciz durumda.

Devleti yurttaşın hizmetine sunmakla yükümlü iktidar, halka hizmeti bırakarak kadrolaşmayı öncelik olarak gündemine almış. Kadrolara yerleştirmede bilgi, birikim ve iş deneyimini hiçe sayılarak, imamların, mollaların ve tarikat üyelerinin kadrolara yerleştirilmesini fütursuzca sürdürüyor. Kendi partisinden olmayan belediyelere el koyuyor, çalışmalarının önüne engeller koyuyor.

Kısaca bizi yönetenler kimi zaman kısa vadeli siyaset hesabı içinde, kimi zamanda açıkça maddi menfaat peşinde. Lider partisi görünümündeki sistem siyasetçinin dürüstünü kenara itmiş, çaresiz ve etkisiz bırakmıştır.

Halkçılar, devrimciler, demokratlar ve yurtseverler olarak, bu böyle gitmez, gidemez, gitmemeli!

Türkiye’nin önündeki bu engeller kaldırılmalı!

Tıkanan nefes yolları açılmalı!

Halkçı bir programı çevresinde bulunan bizler, Türkiye’nin önündeki bu tıkanıklıkları aşmak için fabrikalarda, sokaklarda, alanlarda, sitelerde her yerde örgütlenmek zorundayız.

Yalnz ve Çaresiz Değiliz

Gücümüzü dürüst ve yurtsever insanımızdan alıyoruz.

Gücümüzü kul olmayı reddeden, kendini özgür birey gören cumhuriyetin değerlerine bağlı halkımızdan alıyoruz.

Kuşkumuz yok:
Toplumumuz dürüstlüğü, ilkeli ve onurlu bir yaşamı bir arada istiyor.

Demokrasinin, sosyal adaletin, hukukun hâkim olduğu, herkesin düşüncesine, inancına, kimliğine özgürce sahip çıkabileceği bir dünya özlüyoruz.

Kararlara herkesin katılacağı bir Türkiye istiyoruz.

Ne yazık ki, bu hedeflere bugüne kadar ulaşılmamıştır.
Dileğimiz bu hedeflere ulaşmanın tek yolu da parti içi demokrasisini işleterek, devrimci ve sosyalist kadroları iş başına getirmekten geçer.
Bunu hep birlikte devrimci yoldaşlık dayanışmamızla bizler başaracağız.

Bu inançla hücre örgütlenme modelimizi her geçen gün ileriye taşımak zorundayız.

Burhanettin YILMAZ- Sol Medya.
25 mart 2021/ Özgür İfade

Google News



Tema Tasarım |