Ana Sayfa Gündem, Türkiye 4 Ocak 2021

ÇIPLAK ARAMAYA AYM’DEN HAK İHLALİ KARARI

Hani Çıplak Arama Yoktu!

AYM’den çıplak arama mağdurunun başvurusuna ‘hak ihlali’ kararı HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Meclis’e taşıdığı ve mağdurların anlatımıyla gündemden düşmeyen çıplak arama dayatmasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi (AYM) hak ihlali kararı verdi.

Türkiye’nin günlerdir tartıştığı “çıplak arama” konusu ile ilgili AYM’ye yapılan bir başvuruda mahkeme kararını açıkladı. Rüya Ağdaş Sönmez’in başvurusunu karara bağlayan AYM Birinci Bölümü, hak ihlali kararı verdi.

Mahkeme kararındaki bilgilere göre Sönmez, 9 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul Yenikapı’da bulunan Marmaray hızlı tren istasyonunun ana girişindeki polis arama noktasından geçerken, çantasını aramak isteyen kadın polis memuru Y.T. ile tartıştı. Sönmez daha sonra kadın polis memurları Y.T. ve S.K. tarafından İstanbul Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Aksaray Şehit Vedat Ulusoy Polis Merkezi’ne götürüldü.

Memurlar Sönmez’i polis merkezindeki çay ocağına götürüp burada bir müddet tuttu. Aynı polisler, adli muayene raporu almak için Sönmez’i Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Doktor muayenesi esnasında yanında kadın polislerden biri olduğu için kötü muameleye maruz kaldığını ve çıplak aramaya tabi tutulduğunu söyleyemeyen Sönmez, daha sonra Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.

Sönmez başvurusunda şunları dile getirdi:
“Daha sonra polis merkezine bu polislerle beraber geldik. Burada çay ocağında üst aramamı yapmak için, Y.T. ve S.K. isimli polisler, beni polis merkezinin çay ocağına soktular. Kapıyı kilitlediler, beni aralarına aldılar. Y.T. isimli polis memuru beni saçımdan çekip yere düşürdü. ‘Şimdi bakalım ne yapacaksın, vatan haini’ diyerek bana hakaret etti. Sonra beni Y.T. ayağa kaldırdı, S.K. isimli polis memuruna ‘Ben tuttum’ diyerek ‘Vur hadi’ dedi. Bunun üzerine S.K. bana vurmadı ama Y.T. isimli polis tutmuş olduğu kollarımı bırakarak, yüzüme tokat attı. Daha sonra hıncını alamayıp, ‘Üstünü arayacağız’ diyerek, benim çırılçıplak soyunmamı istedi, ben de soyundum. Daha sonra iki bayan polis çırılçıplak vaziyette çöküp kakmamı istediler, bunu bana seri halde yaptırdılar. Benim bu olaydan sonra bacaklarım tutmaz hale geldi. Bana ikisi de ‘Hadi bakalım sporunu da yapıyorsun’ dediler. Bu sırada ben çay ocağında çığlık atarken dışarıdan sesini duyduğum bir polis memuru, Y.T.’ye, ‘İşin ne zaman bitecek?’ dedi. Daha sonra bu bayanlar beni doktor raporu için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdüler. Burada Y.T. isimli bayan tek başına doktora muayene oldu, buna rağmen ben S.K. isimli polis memuru ile muayeneye girdim ve bu polis yanımda olduğu için de tekrar başıma bir şey gelir korkusu ile bir şey anlatmadım. Daha sonra da gerekli ifade için polis merkezine getirildim. Burada telefonla görüşmeme de bu iki bayan polis müsaade etmedi. Ben tekrar kendim için adli rapor almak istiyorum. Ben bu olayla ilgili olarak bana hakaret eden, şiddet uygulayan Y.T. ve S.K. isimli polislerden davacı ve şikayetçiyim. Uzlaşmak istemiyorum.”

Cumhuriyet Başsavcılığı, Sönmez’in şikayeti üzerine soruşturma başlattı. Savcılık şüpheli polisler Y.T. ve S.K. hakkında, “çantasını ve üzerini aratmayan müştekiye orantılı güç kullanılıp, polis merkezine getirilip aramasının yapıldığı, zor kullanma yetki sınırını aşmadıkları, arama sırasında müştekiyi soyarak eziyet ettikleri, hakaret ve tehditte bulunduklarına dair kamu davasının açılmasına yeterli kanıtlar elde edilemediğinden, şüpheliler hakkında atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığı” kararını verdi.

Savcılığın kararından sonra Rüya Ağdaş Sönmez, avukatı aracılığı ile AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. AYM Birinci Bölümü, polis merkezindeki çay ocağında tutulma sırasında kolluk görevlileri tarafından yapılan kötü muamele iddialarına yönelik etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle anayasanın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının usul boyutuyla ihlal edildiğine hükmetti.

Kararda şöyle denildi:
“Kötü muamele yasağının usul boyutuna yönelik ihlalin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın işlemlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu durumda kötü muamele yasağının usul boyutuna yönelik ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden soruşturma ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden soruşturma kararı verilerek Anayasa Mahkemesi’ni ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir soruşturma yapılmasından ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden soruşturma yapılmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.”

Öte yandan Uşak merkezli 12 ilde yapılan operasyonlar kapsamında 31 Ağustos 2020’de 26 öğrenci bulundukları illerde gözaltına alınarak Uşak’a götürülmüş ve öğrencilerin Uşak Emniyeti’nde çıplak aramaya maruz kaldıkları ortaya çıkmıştı. Uşak Valiliği ise yaptığı açıklamada çıplak aramayı inkar etmiş ve herhangi bir şikayetçinin olmadığını belirtmişti.

Gergerlioğlu, çıplak aramaya maruz kalan iki kadın öğrencinin hem Uşak Valiliği hem de İzmir Emniyeti hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
”@usakemniyetmd deki çıplak arama için bugün 2 genç üniv.öğrencisi mağdure @TC_UsakValiligi ve İzmir Emniyeti hakkında suç duyurusunda bulundu Korku duvarları yıkılıyor,çıplak arama yargılanıyor! Valilik şikayet eden yok açıklaması yapmıştı Susmadılar”

NE DEMİŞLERDİ:
– Uşak Emniyeti’ndeki çıplak arama iddialarına Vali Funda Kocabıyık “Yaşananlar göstermektedir ki FETÖ ve PKK terör örgütleri aynı amaç uğrunda birleşmişlerdir” demişti.
– İçişleri Bakanı Soylu, çıplak arama konusunu meclis gündemine taşıyan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu için “FETÖ’cü terörist” ifadesini kullanmıştı. Gergerlioğlu “Yarın Soylu mağdur olsa onun da hakkını sorarım” cevabı vermişti.
– Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve CNN programcısı Ahmet Hakan, “FETÖ’cülerin çıplak arama iddiaları etkili olamıyor” görüşünü savunmuştu.
– AKP Grup Başkanvekili Tokat Milletvekili Av. Özlem Zengin: ”Ben Türkiye’de çıplak arama olduğuna asla inanmıyorum, yok böyle bir şey. Zaten bu konuya İçişleri Bakanımız genel kurulda cevap verdi. Bunu çok net söyleyeceğim, bu bir FETÖ yöntemidir. Ne münasebet, hem de bahsettiği kadınlar mütedeyyin kadınlar. Bütün hayatı kadın mücadelesi ile geçmiş bir insanım, böyle bir şeye müsade edebilir miyiz biz? Bir kadının böyle aranmasına biz tahammül edebilir miyiz? Akıl var, mantık var” açıklaması yapmıştı.

Başvurucunun çay ocağında yaşananlara ilişkin anlatımı şu şekildedir:
“…Daha sonra polis merkezine bu polislerle beraber geldik. Burada çay ocağında üst aramamı yapmak için, [Y.T.] ve [S.K.] isimli polisler, beni polis merkezinin çay ocağına soktular. Kapıyı kilitlediler, beni aralarına aldılar. [Y.T.] isimli polis memuru beni saçımdan çekip yere düşürdü. ‘Şimdi bakalım ne yapacaksın, Vatan haini diyerek’ bana hakaret etti. Sonra beni [Y.] ayağa kaldırdı, [S.] isimli polis memuruna ben tuttum diyerek ‘Vur hadi’ dedi. Bunun üzerine [S.K.] bana vurmadı, ama [Y.T.] isimli polis tutmuş olduğu kollarımı bırakarak, yüzüme tokat vurdu, daha sonra hınçını alamayıp, üstünü arayacağız diyerek, beni çırılçıplak soyunmamı istedi, bende soyundum, daha sonra iki bayan polis çırılçıplak vaziyette çöküp kakmamı istediler, bunu bana seri halde yaptırdılar. Ben bu olaydan sonra bacaklarım tutmaz hale geldi. Bana ikiside hadi bakalım sporunu da yapıyorsun dediler. Bu sırada ben çay ocağında çığlık atarken dışardan sesini duyduğum bir polis memuru, [Y.] işin ne zaman bitecek dedi. Daha sonra bu bayanlar beni doktor raporu için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdüler. Burada Y. isimli bayan tek başına doktora muayene oldu, buna rağmen ben [S.K.] isimli polis memuru ile muayeneye girdim ve bu polis yanımda olduğu içinde, tekrar başıma birşey gelir korkusu ile birşey anlatmadım. Daha sonrada gerekli ifade için polis merkezine getirildim. Burada telefonla görüşmeme de bu iki bayan polis müsade etmedi. Ben tekrardan kendim için adli rapor almak istiyorum. Ben bu olayla ilgili olarak bana hakaret eden, şiddet uygulayan [Y.T.] ve [S.K.] isimli polislerden davacı ve şikayetçiyim. Uzlaşmak istemiyorum.”

HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının usule ilişkin boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının usule ilişkin boyutunun ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (İhlal kararı Savcılığın 2016/93481 numaralı soruşturma dosyasıyla ilgilidir.) GÖNDERİLMESİNE,

D. 257,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.857,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 3/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
05 Ocak 2021 / ÖZGÜR İFADE

Google News XX Sitesi


Tema Tasarım |