Ana Sayfa Kültür, Yazarlar 1.02.2021 415 Görüntüleme
ADANALI AHMET

ADANALI AHMET

*ADANALI AHMET*
1965 Li yıllar da, ilk orta ve Lise de okullar Eylül ayında kayıtlar yapılıp, kontenjanlar doldurulur
aralıksız bir disiplin içinde yüz yüze eğitim verilir, öğretmen öğrenci okul ilişkisi son derce düzenli yütürtülürdü.Mesela 11 yıl süren ilk orta ve lise eğitimim boyunca hiçbir öğrencinin öğretmenle bırakın kavgasına, sözlü tartışmasına bile çok az, hemen hemen yok denecek kadar rastlamışımdır.. Çünkü,öğrenci ve ailenin öğretene,öğreteninde, öğrettiği gence, müthiş bir saygı ve sevgisi vardı…Başkalarını bilmem ama ben hep bunu gördüm ve yaşadım…Öğrenci disipline verilir, disiplin kurulunda, öğretmenler ve ikide biri erkek biri kız olmak üzere, öğrenci temsilcisi olurdu.. Yani sistem vardı ve çok adildi… eksiksiz işlerdi… Nedense benim şansımdan mı ne, hep o kurullara ben seçilirdim…Babası Adana Milletvekili olan ve biraz şımarık Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı..Ahmet… gerçekten bazen dağıtır, sapıtır ve bazen, öyle bir şey yapardı ki,Akıl sır ermez.. hep disipline verilir, Babası yada velisi okula gelmeden, , cezadan paçayı kurtarır dı…Yine bir pazartesi sabahı, sıra olmuş, İstiklal marşı okunurken,daha önce münakaşa ettiği, bir başka sınıfta olan önündeki öğrenciye,kaba etine, elindeki çakının ucuyla, biraz fazlaca dürtmüş ve gencin ki,- lise son öğrencisiyiz-.büyük bir acıyla, bağırarak, yere yuvarlanmasına sebep olmuştu…
tabi ki durum, okula en yakın karakola bildirildi,O zaman Vekillerin, ikamet yeri olan, Cebeci Semtinde oturan ailesine haber vetmekte tabi arkadaşı olarak bana düştü…
kapıyı çalıp, açan Annesinin, yüzüme bakıp, -Seni korumuştur o.. senin yüzünden mi yaptı, yoksa bunu… demesi öyle ağrıma git mişti ki anlatamam, hızla ayakkabısını giyerken hala konuşuyordu, kaç defa söyledim, gecekondu çocuklarıyla arkadaşlık etme diye..Hele de Mamaklı…Serde gençlik yanında, gurur ve izzetinefis denilen, gururumuz hayli gelişmiş ki,hem büyüğüm , hem arkadaşımın anası,diye tek kelime etmedim..beni çok yaraladı sözleri..çok ağrıma gitmişti dedikleri.. .. onun, yoldan geçen taksiye el etmesi, ve binmesini beklemeden, ben belediye otobüsüne binip, karakolun yolunu tuttum…
Karakolda kapıda karşılaştık,hızla daldı içeri tam Adana şivesiyle, bağırarak Her kese göz dağı verircesine
– O, bi vekil oğlu,üstelik Adana’lı bir ağa çocuğu,
tamam mı, dediğinde,
Komserin ,
-Hanım, hanım,kimin çocuğu olursa olsun, isterse Cumhur’un çocuğu olsun..
vekil çocuğu adam bıçaklıyacak diye bi kanun var da, biz mi bilmiyoz…
ömrümce
hiç unutmadım bu sözü…kulağıma küpe oldu yaşamım boyunca… inanın Ahmed’in o şımarık halleri bazı konularda nasıl olsa babası vekil o kurtarır mantığını geliştirmiştir bende bile… Anası bi sınıf farkını koymuştu gecekondu çocuğu diyerek…
ben oğlunu, kopya bile verip, ders geçirten, pek çok kavgasını önleyen, hatta bazı disiplin durumlarında oğlunu kurtarmak için elinden geleni yapan biri olmama rağmen… Evet Komser karakolda Ahmet’in Annesine verdiği cevapla beni adeta uykumdan uyandırmış, insan eşitliği konusunu, beynime işlememe neden olmuştu…Evet, abimin yanında, okuyordum..mamakta bir gecekonduda oturuyordum.. ekonomik durumumuz iyi değildi..2 yıldır, aynı çeketi ve, hergele meydanından aldığımız, ucuz ayakkabıyı, giyiyordum.. Ama derslerim iyiydi, üstelik, geceleri, sinemada gişede bilet satıp harçlığımı çıkarmaya çalışıyordum…Sonra Ahmet beni arkadaş seçmişti.. Ben değil. o gelip yanıma oturmuştu benim…
senin derslerin iyi, demişti, bazı dersleri beraber çalışalım, der, evlerinde birlikte ders çalışır, hizmetçileriningetirdiği bir tabak yemek,yada, pasta , kek, filan yediğimiz olurdu.. Ben öğlen bir simitle, karnımı doyururken, o okulun karşısındaki, Ankara ‘nın tek ve en meşhur dönercisinde, döner yerdi..
Evet, o döner yokmu o döner,tereyağı ve et kokusu okulun içine kadar gelir,biz gençleri adeta çağırırdı..Ama ne mümkün ben, hariç Ahmet ve bir iki arkadaşımı gördüm orda döner yerken… ben hiç yemedim yiyemedim… çünkü param yetmiyordu. orası lüks bir lokantaydı.. meşhur Uludağ kebapçısıydı. Tamda bizim okulun yani Ticaret Lisesinin karşısında.. Edebiyattan bir ödevini yapıp Ahmet’e sınıfın en yüksek puanını aldırdığımda, ertesi gün beni Uludağ dönercisine götürdü Ahmet… 18 yaşındaydım ve ilk kez döner yedim…hemde ısmarlama değil, emeğimin karşılığı… Ama hala şaşırırım o günkü duruma, Ahmet para ödemeden çıkmıştı lokantadan… Nasıl mı, şöyle, ben yemek sonrası lavaboya gittim , el yıkamak için, garsona Ahmet hararetli bişeyler söylüyordu.. yanına geldiğimde, bana
-Hadi gidiyoruz, bi daha da gelmeyelim buraya dedi. garson
-Lütfen, affedersiniz, bir daha olmaz, yenileyelim diyordu tekrar tekrar..
Ahmet beni kolumdan tutup, hızlıca dışarı çıkardı, sinirli bi tavrı vardı..
-N’oluyo Ahmet dedim.
-Önemli değil, benim Döner’den ustanın saç kılı çıktı, çok sinirlendim, onu gösterdim.. onlarda Bi daha olmaz özür dileriz dediler, o kadar… önemli değil. .
-Ahmet… yemeği bitirmiştik ikimizde…kıl filan yoktu…nerden uydurdun dedim
-Olum, karnın doydumu sen ona bak, napıcan gerisini…
Anlaşılan yapmıştı Bi numara, onunla bir daha hiç değil, lokantaya, kahveye bile çağırsada gitmedim….
deli dolu aksi, düzenbaz, yaramaz biriydi Ahmet… Ve benimle, doğru ile eğri misali
Böylesine bir arkadaşlık bağımız vardı Ahmet’le… anası bu bağı o gün ki ettiği, hakaretamiz sözleriyle, tamamen kopardı…ama ben yinede son arkadaşlık görevimi yaptım, Adanalı vekil oğlu Ahmet’e.. şahitlik yaptım…
Karakoldan Adliye’ye dek yanında durdum… Savcıya ifade verdim…
daha evvel bıçakladığı çocuk ve arkadaşının Ahmed’i darpettiklerini yani yolunu kesip dövdüklerini söyledim.. istiklal marşı sırasında küfürleşip, , tahrik ettiğini, duyduğumu söyledim… Ama yinede, tutuklandı…
15 gün sonra da çıktı, serbest kaldı Ahmet,
birkaç gün sonrada okuldan kaydı alındı ve ayrıldı…
Bir daha hiç haberleşemedik Ahmet’le… 3 yıl aradan sonra, ben o zamanki adı İktisadi Ticari ilimler Akademisinde öğrenciyken,Okul kantininde yine Adana’lı adaşım Hüseyin’ le karşılaştım…çaylarımızı yudumlarken Ahmetten söz, açıldı,geçmiş okul maceraları birbirini takip etti,… Hüseyin,Ahmet’in Ankara’da Numune hastanesinde,
yattığını, hasta olduğunu söyledi…Ziyaret etmiş oda,
Adaşım sınıf arkadaşımız, Hüseyin’e beni sormuş…çok özlediğini ve mutlaka görmek istediğini söylemiş…
Ertesi gün, yanındaydım Ahmet’in…Anlattı okuldan sonrasını.. Adana’ya aldırmışlar,okulunu.. liseyi bitirmiş orda.. Evlenmiş,ilk gece.yani gerdekte bayılmış, hastaneye Acile kaldırmışlar, o zamana kadar bilmedikleri bir rahatsızlık çıkmış Ahmet’te… Meğer,Ayrıca, Kalbinde doğuştan, delik varmış.. üstüne birde sinirsel rahatsızlık çıkmış.. kalp için, bi türlü karar verememiş tehlikeli ameliyat diye,giderek daha da içine kapanmış, psikolojisi bozulmuş…
Amcasının kızı olan karısı onu terketmiş… Ahmed,daha çok hastalanmış,.. uzun süre tedavi görmüş,hastanelerde,… Namaz kılmaya başlamış…
derken iyice çekilmez olmuş,
-Tıp Fakültesinde açık katta, bile yattım, delirdim sanki Hüseyin dedi…Biraz aklımı başıma toplayım dedim ve kalp daha çok sıkıştırdı,
aklımı ve kendimi ancak, bu ameliyat sayesinde kurtarırım belki dedim. ..iki ameliyat daha olacakmışım…Zor ameliyatmış,..
yarın nolur, onu bilmiyom… iyiki gördüm,seni…çok huzurlu ve mutluyum… sana bir değil bir kaç teşekkür borçluyum..helalleşek istedim. .. Ankara’da beni, üç yıl, ayakta, sen ve arkadaşlığın tuttu… ta o zamandan belliydi benden bi halt olamıyacağı.. .Ama sen destek oldun bana… Hele o verdiğin ifade beni bu güne kadar kötüde olsa yaşatmaya yetti..
Anam ne bilecekki beni.. en sevdiği oğluyum. ilk göz ağrısı.. vekil hanımı, ama cahil…o da Bi ağa kızı aynı sülaleden..
kendi suçlarını,arkadaşlarıma,kardeşlerime ve en çokta sana attı,hiç istemedi seni…Ben dinlemedim. ve o yüzden seni çok kırdı…
adliyede, beni götürürlerken, anamın ağlayışı feryatları değil, senin elini sallayıp,beni uğurlayışın ve o gün çok üzüntülü halin kaldı, aklımda …çünkü hiç suçun yoktu ki..
Ama iş işten geçti,benim yüzümden, Anam üzüntüden kendi de yarı felç oldu… yav kardeşim, ben ne felaket Bi adamım be. hangi dalı tutsam kırıldı. elim böğrümde, kaldı aklımı zay ettim, şuraya bak kalpte delik varmış…
bin de bir olurmuş, o da beni buldu..
de gelde isyan etme arkadaş .. Belki kurtulurum bu uğursuzluktan , bunca dertten diye oruç tuttum, namaz kıldım kuran bile okudum…tövbe üstüne tövbe ettim, yapmadığım şey kalmadı be Hüseyin…
anladım ki benden Bi halt olmazmış olmadı da zaten…
nefes nefese kaldı. Belliki acı çekiyordu..isyandaydı. öyle ya dediği gibi hayata tutunamamıştı..
kırgındı kendine..
umut insandan gitmeye görsün, tükendimi, hazırlamış demektir kendini…
-Yoruldun, dinlen.. bırak kendinle savaşı arkadaşım dedim… tekrarladı beni. – Arkadaşım… evet sen benim en iyi arkadaşımdın. – – Halada arkadaşınım.. bak yanındayım,
biraz dinlen konuşma istersen dedim. ..
derin bir nefes aldı, sonra
gözlerini yumdu..
mırıldanarak,
-Çok yorgunum arkadaşım çok dedi.. sustu..
biraz bekledim,
-Yine gelirim, hoşçakal dedim…
usulca çıktım ona bakarak odadan. derin bir uykuya, dalmış gibiydi..
kapısını örterken bir Hemşire ve Dr geldi.. Dr.
-Örtmeyin
Beyefendi, ona geldik dedi…
sordum.
– Ameliyatı ne zaman, ve durumu ne acaba Dr. bey..
Dr..
-Başka tedavileri var .onlardan sonra, ameliyatı haftaya belki… henüz karar verilmedi…
teşekkür edip ayrıldım.. Bir kaç kere daha gittim
ziyaretine..
asıl gerçeği sonra öğrendim…
Son derece riskli bir ameliyatmış . ..kurtulamıyabilirmiş,…
zoru seçmiş Ahmet..
mutlaka olacağım demiş…ve…
fermanını kendi imzalamış meğer.. Ameliyat oldu, ama bir hafta sürdü yaşamı..
Yine ailesine kötü haberi bildirmek bana düştü…
Ama bu kez anasına değil, babasına verdim haberi …
İnsan yaşadığı sürece hayatın tüm, neşesini, mutluluğunu zorluklarını, bir bir yaşıyor ne yazık ki, bizzat şahit oluyor ve görüyor…Ancak inanılması gerek ve mutlaka uygulanması lazım olan şeyse şu, yeterki umut tükenmesin.. işte orda herşey bitiyor…
Rahmet diliyorum. ışıklarda uyu arkadaşım… hoş kalın hoşçakalın, sağlıkla kalın..
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
01 Şubat 2021 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makalelerine Göz Atmak İster Misiniz!

TOPKAPI SARAYI

BURASI İSTANBUL

ZAMANLAMA, yani TAYMİNG

Google News XX Sitesi

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:




Tema Tasarım |