Ana Sayfa Kültür, Yazarlar 11.01.2021 126 Görüntüleme
İMAM FAZIL / Hüseyin Taşkın

İMAM FAZIL / Hüseyin Taşkın

İMAM FAZIL …
ikimizde aynı köydendik.. Fazıl ve ben… Ona, MollaFazıl’ın torunu derlerdi… dedesi, köyün en eskilerinden, lakapları, Molla Fazıl’lardı.. Ona dedesinin adını takmışlar.. mollasını atıp,Fazıl demişler…
O, benden 4 yaş büyüktü, ben Niksar’da ortaokulda okuyordum o da kasabada, o, yörenin en iyi hafızı olarak bilinen, Karşı bağ da bir camide imamlık yapan, ve adı, Hafız olarak tanınan Cami İmamın yanında kuran dersi alıyordu…
Ben okula o camiye giderken, sabahları hep karşılaşırdık.. .
birbirimize gülümser selamlaşırdık..
başında takkesi, pantolon yerine giydiği yeşile çalan, bol şalvarıyla, ayağında cislaved lastikleri, paçalarını içine soktuğu el dokuması kalın yün çoraplarıyla, sanki yürümez yerde sürüklenir gibi, esneye esneye hızlı hızlı giderdi…
Ben başımda okul kasketim, kitaplarım koltuğumda,akşam yatağımın altına, düzgünce ütülü olsun diye koyup, giydiğim siyah pantolonum, boyalı, sabah bezle tozunu alıp giydiğim iskarpinlerimle, giderdim okuluma…
haftanın son günü yolda , Karşılaştım Fazıl’la…
ona,
-Akşam köye gidip pazartesi döneriz, köye sende gel dedim..
-Hoca efendim, izin vermez ki dedi..
-Ama tatil oğlum dedim…
-Sizinki asri mektep, bizde tatil yok ki dedi.. Hem bu gün Hatim indirecem… dedi Ve gitti …
hep boynu bükük, ve ezikti Fazıl’ın, halbu ki köyde böyle değildi. …sonra birşey Dikkatimi çekmişti, İmamda aynı Fazıl gibi giyiniyordu..Başında, takke, elinde 99 luk tesbih,şalvar ve ayağında çapula… . yalnız,
İmamın oğulları vardı onlardan küçüğü ilk okula ve büyüğü de ortaokula gidiyordu.. . ama İmamın çocukları ben gibiydi üst başları..
Fazıl gibi değildiler …
o yıl ben ortaokulu bitirdim,köye döndüğümde Fazıl’la karşılaştım… başında,tek takkesi yoktu sadece, giysisi aynıydı…
yalnız, eziklik gitmişti üstünden,
merhabalaştık bir güleçlik vardı yüzünde … yanından ayrılırken,
-Hüseyin diye seslendi.
döndüm.
-Bana yeni yazıyı öğret bende sana kuran okumayı öğretirim
dedi.. köyde ilkokul yoktu ve Fazıl o nedenle okuyamamıştı..köyden bir kaç çocuk ilkokulu olan komşu köylerde okuyorlardı..Sanırım, biraz fakir oluşları nedeniyle, babası, imam olmasını istemişti..Bir köye yada, camiye İmam durup, hayatını kazanmak… 1960 yıllarda olağan bir mesleki seçimdi…
-Öğretirim Fazıl dedim…
-ben size gelirim, kalemim defterim var dedi…
-tamam dedim..
O gün öğlen sonu geldi Fazıl..
ve bir yaz boyu, vakit buldukça Fazıl’a okuma yazma dersi verdim… oldukça zekiydi Fazıl ve öğrenmek için var gücüyle de çalışıyordu…
Bir gün de ben onlara gittiğimde, Fazıl bir kopya kalem, kağıt la geldi yanıma,..
-anam çok hasta ona ben bir muska yazacam bu gün, ders olmasın, zaten yeni yazının bu dünyaya Bi faydası yok dedi.. şaşırdım. bu ne değişimdi böyle..
ve yere iki diz üstüne çöktü, rahlesini çekti önüne, kağıdı yaydı, tükrükledi boya kalemini ve başladı Arapça birşeyler karalamaya..
-Fazıl ne yazıyorsun dedim. bana
sus işaretiyle,birlikte yazısına devam etti… sabırla onu izledim.
Fazıl, bir eski, Arapça mı Osmanlıca mı bilmediğim bir yazılı kitaba bakıyor, ordan birşeyler okuyor, ve yırtdığı defter yaprağına, okuyor üflüyor, birşeyler yazıyordu…
Bir müddet sonra, onu muska şeklinde katladı ve bir zafer kazanmış edasıyla,
-Bak gör gözünle… dikkat et, anam kurtulacak hastalıktan dedi…
Beni bir gülme aldı, kendini tutamadım,kendimden geçtim kahkahalarla gülüyorum, birden ciddileşti ve bana sertçe
-Gülme, ne gülüyon, Dünya, ayet üstüne kurulmuştur, siz yeni mektepliler bunu ne bilecek, bilmez tabii..şimdilik mollayım, yakında, çok sürmez veli olucam… sertleşti iyice ve beni kovarcasına
yörü get dedi….
O günden sonra daha ne o bana geldi, nede ben ona gittim….
bir kaç ay sonrada Annesi vefat etti…Mezarlıktauzakta bir yerde duruyordu,yaklaştım bana baktı, gözleri kıpkırmızıydı…
-Kurtulamadı,o cinlerden dedi…
Fazıl, başka bir dünyadaydı…. ve başka biriydi sanki..
-Başın sağolsun dedim.
hiçbirşey söylemedi.
Sabit bir noktaya kilitlenmişti…
Belliki, çok sevdiği anasının hastalığı, onun çaresizliği, Fazıl’ı bir kaç ayda tüketmişti..o yıl lisede okumak için Ankara’ya gittim ve
bir kaç yıl köye kısa, süreli, zamanlarda, yolum düştü..
Ama onu, Fazıl’ı göremedim…
Sordum,annesinden hemen sonra babasını,kaybetmiş daha sonrada abisine Kasabada araba mı çarpmış öyle bişey oda vefat etmiş..
yeğeni ve yengesi varmış, onlar bakıyormuş Fazıl’a.
-Aklını yitirdi dediler..
Her sabah, erken saatte, evinden çıkar,
yukarı mezarlıklarda gezer, oturur, kendi kendine konuşur, akşam karanlıkta evine odasına döner… kimseyle konuş maz, bişey ne alır ne verir, sadece sigara, alır,sigarasını yakarsan sağol der o kadar ..
Üniversite yıllarımda yol düşürdüm köye..
ve Fazıl’la karşılaştım..
selam verdim, baktı yüzüme, sessizdi. sigaramı çıkardım paketi uzattım. tek sigara aldı…yaktım sigarasını
-sağol dedi..
paketi, yırtık çeketinin cebine soktum.
-Beni tanımadın mı Fazıl dedim,
boş boş baktı yüzüme…
anladım ki tanınamıştı yada ne bileyim, hatırlayamadı işte .. Üzüldüm…
Neden ve niçinler sardı beynimi, tanıdığım, bildiğim, ama, nedendir, bilemediğim bir garip ruh hastalığı, Fazıl’ı bitirmişti…
hemde ta çocukluğundan başlayarak… Yanlışlıklar, zor yaşam koşulları ve yanlış eğitim…
Daha kim bilir ne Fazıl’lar geldi geçti bu dünyadan, ve geçecekte…
Fazıl ne ilkti ve nede son…
Bildiğimiz gördüğümüz duyduğumuzla değerlendiririz olaylar ve sonuçlarını,
yine yıllar sonra öğrendim Fazıl’ın hayat finalini…
Yeğeni akşam yemeğini götürmüş tek kişilik odasına, yokmuş… amcam,gelir yer deyip bırakmış,yemeği,
çıkmış yeğeni…
sabah annesi çağırmış oğlunu,
-Emmin yok, yemeğini yememiş diye..
köylülerden biri haber vermiş, yukarda mezarlıkta Bi mezarda yatıyor diye…
Fazıl,her zaman, her sabah gittiği mezarlıkta, meğer kendine bir yer ayırmış, anasının babasının yanında,her gün kazmış kendi eliyle mezarını, ve bir gün, o eve gelmediği gün, kendi kazdığı mezarda, vakit tamam deyip, sonsuz, uykusuna yatmış…
insan yaşamından gerçek kesitler, bize bazen çok şeyler öğretir… önemli olan o öğretilerden, bir anlam bulup, ders almaktır…
hoş kalın hoşçakalın
Sağlıkla kalın dostlar..
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
11 Ocak 2021 / ÖZGÜR İFADE

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


İlginizi çekebilir

EKRAN VE MÜDAVİMLERİ

EKRAN VE MÜDAVİMLERİ

Tema Tasarım |