Ana Sayfa Kültür, Yazarlar 8.01.2021 68 Görüntüleme
UĞURLAMA / Hüseyin Taşkın

UĞURLAMA / Hüseyin Taşkın

Yıl.. 1968..her Türk genci gibi bende,en büyük görevlerimden biri olan vatani görevimi ,yani Askerliğimi yapmak üzere ,karar verdiğimde,
bazı çok sevdiğim birkaç , okul ve mahalle arkadaşlarımla,Kızılayda, bir meyhanede buluşmuştuk.yani ben davul zurnayla uğurlanmadım askere… Araçlarla konvoylar kurup , şehri boydan boya gezerek, oradan otobüse bindirilmiş ,
biri değilim. ne yalan bende isterdim elbet. Davul ve zurna ile uğurlanış….
otobüse.. binmeden, arkadaşlarımın kollarıyla havalara , fırkatılmayı,
*en büyük asker bizim asker*diye garı çınlatmalarını… İmrenirdim,o coşku ve sevgiye ve hep aklımdan geçerdi gençken.. ne yalan ….
Öylesine,
Halaylar,
oyunlar ,sevgi gösterileri olurdu ki anlatamam. çınlardı dört bir yan.. kınalar yakılırdı ellere..
dolaşılır tek tek konu komşu ,akraba,evler,gezilir helallik alınır,harçlık konurdu ceplere…
halada vardır sürer bu gelenek..
ama şu siyaset varya,şu siyeset,
bozuyor bazen geleneği örfü adeti …
birilerini kayırmak, birazda hazineye para girsin diye..
ne örf kalıyor ortada ne gelenek .
Anlattığım o toplumsal, şeyler bir zamanlardı ve günümüzde hemen hemen her yörede eksiksiz sürmekte . …
hep böyle sürmeli…
gençler, askere uğurlanırken yine kınalar yakılmalı ellerine,
helallik,alınmalı, verilmeli,
halayla,davulla zurnayla, ama hiç silah filan atmadan ,
kimseye sataşmadan ,
sevgiyle gençler sevdiklerince uğurlanmalı askere…
vatan millet,ülke sevgisi diri tutulmalı bu sayede …
Sonra, sonrası, yani dönüşü önemli bu uğurlanış ve gidişin, tezkere almak yani..
Sivil olmak, bir yaşamdan, bir diğer yaşama geçmek…
ilk adım,
giyim kuşamda değişimdi..
sivil giyinip kostümle, giyim Kuşamla, görüntüde de değişim… Ve sanki, bir başka yaşamdan, bir diğer yaşama geçmek…
Ve sonrası..
askerlik dönüşü …
yeni diktirilmiş takım elbise..
bi daha olgun,bi daha kişilikli…
oğlumuz,askerden sağ-salim döndü,..
gözün aydınlar…
artık,heryerde ve mekanda,
bitmez tükenmez,askerliğe özgü anılar anlatılmalı …
sonra,her yana dağıtılan,şehir de davetiye,köylerde
Okuntu… düğünümüz var…. denebilmeli….
sağ-salim dönen, adam gibi adam olmuş gence yakışır bunlar …
Geçmişte Anadolu da kız vermezlerdi,askerliğini yapmayana..
adamdan sayılmazdı..
yarım adam denirdi…
helede,askerde,çavuş,yada onbaşı olmuşsa, deme gitsin.
Gencin geleceği,işi,düğünü,aile de sözüne güven, onun,askerden dönüşüne göreydi ….
İşte böyleydi bi zamanlar vatan borcunun ifası ,
2 yıla yakın süren , askerlik, adam gibi adam olma macerası..
gençlerin bu olmazsa olmaz görev tanımı halada öyle ama…
biraz aması var işte…
paralı,28 gün, falan filan, kısa dönem derken, karışık kuruşuk oldu gençlere has, bu özellik…
kalmadı elbet, askerlik anıları, o bitmez , tükenmez
Özgün hikayeler,yazılmış, anılar, yakılmış , türküler.. Hepsi askerlik üstüneydi …
Hatta ne filmler çekilmişti, askerin dönüşü , ezo gelin gibi….
Eh işte , Gün,zaman,durum,değişti,
artık,..
savaş ve sonuçları,göçler ,yokluk,
açlık,acılar,zulumler ,ölümler..
Virüsler ,
Günübirlik yaşayıp,gördüğümüz ve nerdeyse kanıksadığımız şeyler…
Ama gerçek şu,hep hazırlıklı ve uyanık olmak gerek…
teknoloji,savaşın hedefleri,gelişmiş,silah sanayii ,devletler arası ilişkiler,ekonomik durumlar malum
Emperyalizm,say say bitmeyen şeyler hepsi savaş için bahane …
Diğer bir deyimle,insan varoldukça,savaşlar da olacak…kesin…
aslolan yurtta sulh ,cihanda sulh…ama bu, ne yazık ki çağımızda pek mümkün değil…
Zalimin zulmüne düşmemek için,
Güçlü olmak gerek…
kötü örnek oldu,şu suriye bize,gençlerimize..,
hele tv.lerde izledikçe o savaşları, iyice tırsıdımı ne bizim kızancıklar….askere gitmemek için,her tür numara var..örnekleri de çok..
ülkede siyasilerin özür raporlu çocukları , bazı kabadayı geçinenlerin, sosyal medyada yayınlanan, askerliğe elverişli değildir diyen heyet raporu..
babam sağ olsun deyip,satışa çıkarılan,arabalar, falan filan , biz gençken yoktu bunlar.. Günümüzde
Sustu…duyulmaz oldu o sesler..hani nerde ,çığlık çığlığa mahallede haykırışlar,oyunlar, konvoylar,…gençler,vatan ve siz…ihtiyaç fazlası da olsa gençler,olmazsa olmazımızsınız ..
Türk asker doğar asker ölür..
Denmiştir.
Şimdi kızlarımız bile asker…hemde ,polis, memur, doktor , mühendis , mimar , hukukçu , subay,uçak, jet pilotu , tankçı topçu, velhasılı onlarda hayatın içinde, dahada ötesi, noktası virgülüne kadar, erkekle omuz omuza, yarışın hepsinde varlar. yani vitrinlik, başı açık yada başörtülü, farketmez ,erkek egemen bir dünyanın vede, bazı kesimin istediği türde , Kadın hiç değiller.. .
hey yavrum Heyyy… Onlara, kadınlarımıza her hakkı verirken , M. Kemal, biliyordu dünden bu günü.
çünkü o dünya çapında bir lider, ve bir devlet kurucu…
nerden nereye , geldi söz, kutlama yaptığımız
O gece, Dışkapı sigorta hastanesinde , nöbetçi olan, Dr. Selimi ziyarete gitmek için, gece yarısı bir taksiye doluştuk, altı kişi…
Dr. Selim yukarı odasına , aldı bizi,burukluk vardı bize katılamadığı için.. Ama nöbet önemliydi.
-veda ve Kahve için sana geldik dediğimizde Çok memnun olmuştu ve Urfalı biri olarak ,
-Başım gözüm üste gardaşlar , deyip,
Kahve bile hazırlattı bize , tam o sırada bir gürültü koptu dışarda hastanenin acil girişi önünde… Dr selim açık pencereden dişarı baktı, bekledi, biz kahvemizi yudumlarken , sesler daha da fazlalaştı, küfürler yükseldi, pencereden, iyice dışarı sarkan Dr Selim
Gülümseyerek,
Bize döndü
Ve
-Sanmayın ki burası bir hastane, aynı zamanda, bazen tiyatro sahnesi bazende tımarhane.. Dedi,. telefonu çaldı, dinledi ve
-anlaşıldı, ambulans gönderin dedi kapattı telefonu…
Biz dikkatle onu dinlerken , o gayet sakin gülümseyerek , durumu açıkladı bize …
Asker uğurlaması için eğlence düzenlemişler, gençler kendi aralarında,…ne yazık, kaza sonucu, birinin, silahıyla asker genç vurulmuş..
Hepsi yaralıyı hastaneye getirmek için koşuşturmuş ama,
-yaralıyı evde unutmuşlar kendileri gelmiş hastaneye ,
hasta nerde, sende mi bende mi derken,
Anlıycanız, birbirini suçlayıp dövüşmekteler.
Gülermisin ağlarmısın..
Hadi Beyler soğudu kahveler .. tazeleyelim bari..
İçimde sanki Bi burkulma oldu, trajikomik bir durumdu bu.. Ama gerçekti.. kimbilir, bu kişi, belki ben de olabilirdim . ..
sanırım benim askere Uğurlanışım galiba daha doğruydu..
EN azından kazasız belasızdı …
Yurdum insanı , işte naparsın ,
Her anı macera her yanı gerçek yaşamdan öykülerle dolu…
Bunlar bizi biz yapan yaşamdan, gerçek kesitler..dostlar.
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
07 Ocak 2021 / ÖZGÜR İFADE

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


İlginizi çekebilir

Yazgaralar

Yazgaralar

Tema Tasarım |