Ana Sayfa Yazarlar 19 Şubat 2021

PİSLİK NEDİR?

Malum korona günleri ve biz 65 yaş üstü lerin kısıtlı bir zamanı var, doğayla teması için… Kimi…

Malum korona günleri ve biz 65 yaş üstü lerin kısıtlı bir zamanı var, doğayla teması için…
Kimi yürüyor, kimi yürümeye çalışıyor, kimi alışverişini yapıp, yürümeyi unuttuğundan mı bilinmez,hemen, modern hapisanesine kavuşmak için, sabırsız hareketler yapıyor…
Ve en önemlisi, kimileri de, kendi kendine konuşup, yine kendine cevap veriyor…
kaç kez şahit oldum bu duruma yol boyu….
önce üzüldüm, sonra, kabullendim…. kolay değildi, şu kısa ömründe insana yasaklı zoraki böylesine bir eziyet… Dayanamadı, ne kemiği ne el i, ne ağzı ne dili…Herşey ters yüz oldu ve, yaşlılığın vucudu, teni, hatta, rengi değişti…
insanların, Egosu, olmasa bile, vicdanı değil belki,ama, hal ve hareketi, davranış biçimi değişti…
Henüz yeni adımı mı atmış tım ki, bir çirkin ses tonuyla bir başkasına,
-İğrençsin,nefret ediyorum senden aşağılık seni… pisliksin . diye bağırarak çıktı dışarı marketten, bir genç kız…
kendi yaşlarıında bir diğer erkek çocuğa söylüyordu bu hakaret sözcüklerini…
ikisininde yaşları 10,13, ya var ya yoktu.. Marketin kapısında
Olduğum yerde, onlara bakakaldım…
Biraz ilerimde durdular… belliki kız çocuğu, iyice dolmuş, bir dişi panter misali, oğlanı parçalamaya hazırdı.. .
Onu bu kadar öfkelendiren neydi bilmiyorum ama, tabiri caizse zıvanadan çıkmıştı kız.. Terbiye sınırlarını aşmış, gözü görmez, ağzından çıkanı, kulağı duymaz, olmuştu.. Ardından bir kaç küfür ve yine o üstüne basa basa söylediği
Pisliksin
kelimesi yankılandı sokakta…yaşları küçük olmasa aklıma kötü şeyler gelirdi ama,henüz küçüktüler..ihtimal bile vermedim.. çünkü marketniçşnden ni tepki de yoktu… Nasıl,neden ve niçin bilmiyorum ama ağzımdan,
-Çocuklar, çocuklar bir dakika, lütfen diye seslendim.
durdu ikiside… gayri ihtiyari bir şekilde, yaklaştım ikisine…
-Uyuşamadığınız,bölüşemediğiniz, nedir bilmiyorum ama, arkadaşına, bu kadar hakaret etmeni, sen gibi cici bir genç kıza, ve özellikle sana,hiç yakıştıramadımkızım dedim…
sert bir tavırla, yanıtladı beni.
– O benim kardeşim dedi… bu söylemle ona bu hakaretleri yapmakta hakkı varmış gibi bir tavır koymuştu bu..
iki kardeş..belliki araları ya bir yada iki yaş..anladım ki, durum hiç hoş değil daha da vahimdi….
Çünkü her saniye yüzyüze, yanyana, aynı mekanda ve aynı havayı soluyup,göz göze geleceklerdi… Ve onlar şu an ne olduysa, iki düşman gibiydi..
-Sanırım sen ablasın.. dedim.
Yine sert ve sinirli
– Evet dedi…
kolundan tuttum.. o sessiz ve ablasından, yediği zılgıtla , ezilmiş, yıkılmış, gencin…
yaklaştırdım ablasına ve dedim ki,
-Siz ikiniz bir evin fidanlarısınız, Ana ve Babanızın göz nurusunuz..
onlar bu halinizi görseler çok üzülürlerdi …
gelin, hadi, barışalım mı..?
abla ısrarla..
– O bir pislik, bunun hesabını verecek,..
oğlana döndüm.
– Ablanı, bu kadar kızdıracak ne yaptın delikanlı dedim…. Abla atıldı,
-Bana çelme taktı, içerde, düşürdü beni…süt şişesiyle, şişe kırıldı..
oğlan kısık bir sesle yarı ağlamaklı, dudağı sarktı, başını öne eğdi tam bir suçlu pozisyonunda kısık bir sesle,
-Özür dilerim abla dedi…
artık iyice araya, girmem gerektiğini anladım, olmuştu bir yaramazlık..tamam da bu kadar da üzmeye üzülmeye değmezdi..
Abla, bu kez kızgınlığını yüksek değil kısık bir sesle yineledi
-Babama bakalım ne cevap vereceksin… Pislik seni dedi.. onun her pislik sözünde, kardeşi adeta titriyor, sinirleniyorsun, belliki bu söze allejisi vardı, yada bana öyle geldi…
ikisinin koluna girdim…
Bir büyük baba olarak, aldım Sözü , yıllar öncesi, onların yaşındayken, öğretmenimden dinlediğim ve hiç unutmadığım şu öyküyü onlara aktardım…
-Kuzularım bakın slze ne diyeceğim…. Beni lütfen, dinlermisiniz…
gözlerine baktım, bakıştık, iki kardeşte çocuksu güzellikleriyle dikkat kesildiler,..
… orta sondaydım… diye başladım söze, ..
Türkçe hocamız derse girdi,

” – Arkadaşlar bana pisliğin tarifini yapar mısınız?” dedi…
Birer birer cevap verdik ama hoca hiçbirimizin yanıtını doğru kabul etmedi…
“O zaman siz yapın tarifini hocam” dedik…
Hoca ayağa kalktı ve;
“Pislik, bulunmaması gereken, yerde, bulunan şey veya kişidir!” diye bir tarif yaptı…
“Nasıl yani?” dedik.
“Çok basit arkadaşlar…” dedi,
“Örneğin annenizin saçını öper koklarsınız. Ama o saçın bir telini dàhi yemek tabağınızda görseniz iğrenirsiniz ve o saç sizin için bir pislik olur.”
“Yine tabağınızdaki yemeğin yağına ekmek banarak yersiniz, ama o yağın bir damlası bile elbisenizin üzerine damlasa, o yağ artık, yine bir pislik olur sizin için.”
“Ve bir kimse bulunmaması gereken bir makamda, yerde, bulunuyorsa – ki bununla, hayatınızda, çok karşılaşacaksınız,- eğer, unutmayın ki o da bir pisliktir…iki kardeş
can kulağıyla dinlediler beni… devam ettim.
kıza dönüp, Sen pislik dediğin kardeşinle ne yazık ki, aynı yerde olmak zorundasın…aynı çatı altındasınız, ananızın, babanızın himayesinde,aynı evdesiniz.. çünkü daha çok gençsiniz ve hayatı güzel yaşamak için daha çok zamanınız var öyle değilmi…?
o halde, kuzum, sen kardeşine, artık sevmediği o kötü sözü söyleme, ona pislik deme, o da bir daha bu sözü
işitecek, şaka bile olsa, hareketlerde bulunmasın… Ne dersiniz…?
yüzlerine baktım..
biraz kızarmış ama, yumuşamışlardı ikiside…
Onların omuzlarına koyup ellerimi yarım kucakladım ikisini. ..
Ve kucaklaştırdım.
giderkerken seslendim, arkalarından,..
-İşte böyle, birbirinizi hep sevin, o kelime artık yok dilinizde … Siz kardeşsiniz…tutuşun elele, ve hep böyle olun, çünkü, ilerde, size sizden başka böyle sevgiyle yaklaşan kimse pek olmayacak…
birbirinin peşinde, kavgasız ama, konuşmadan elele tutulmadan, hızla uzaklaştılar…
markete girdiğimde,bir görevli yeri paspaslıyordu..birden ayağım kaydı, görevli yakaladı beni. …bakıştık,
sağol dedim, gülümsedi, dikkat edin, kaymayın yer ıslak dedi….
ayağınıza taş değmesin dostlar.
Hoş kalın, hoşça kalın,
Sağlıkla Kalın…
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
19 Şubat 2021 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makalelerine Göz Atmak İster Misiniz!

GÖKOVA / 1982

ZOUM VE BİR USTA YÖNETMEN

GENÇLERİN DERDİ

Google News



Tema Tasarım |